güz sancısı - tomris giritlioğlu - youreads

    • izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (6.80)
güz sancısı - tomris giritlioğlu
1955 yılı güz mevsimine doğru yol alırken, beyoğlu'nun ışıltılı güzelliğinin üstüne türkiye'nin gerginleşen siyasi ortamının gölgeleri düşmeye başlamıştır. antakya'daki güçlü nüfuzu yüzünden dp'nin yakından ilgilendiği, babasının tek oğlu olan behçet, istanbul'da hukuk fakültesi'nde asistanlık yaparken, yetiştiriliş tarzı ve babasının etkili kimliğinin gölgesinde marjinal düşüncelere doğru sürüklenmektedir.behçet'i sürüklendiği yolda tökezleten tek şey, oturduğu dairenin karşısındaki bir başka dairenin penceresinde gizlice izlediği kadın olacaktır. behçet tarafından izlendiğini bilen bu kadın elena?dır. elena, beyoğlu'nun kozmopolit güzelliğini oluşturan eşsiz parçalardan biridir. genç kadın, kendisi de eski bir fahişe olan babaannesi tarafından, üst düzey bürokratlara sunulan bir fahişedir. babaanne ile torun arasında, yaşadıkları toplumda gayrimüslim olmanın getirdiği dayanışmanın ötesinde, gizemli bir bağımlılık ilişkisi vardır.
gayrimüslimleri taraf olarak belirleyen ve günden güne coşan siyasi dalgaların ortasında, elena ile behçet arasındaki karşı konulmaz aşk, kendini savunmaya çalışmaktadır. iki genç, aşkın topraklarında 'aynı', yaşadıkları ülkenin topraklarında 'farklı' taraflardadırlar. behçet, militan bir kalemin günbegün koyulaşan renklerle çizdiği politik çizgide yürürken; attığı her adım onu, düşman uyruğundaki elena'dan, yani aşktan biraz daha uzaklaştırmaktadır. elena ise, babaannesinin ona biçtiği, çıkışı olmayan yazgının duvarlarını behçet'e duyduğu aşkla zorlarken, başka bir çıkışsız yazgının; sevgilisini teslim alan marjinal siyasetin duvarlarına çarpacaktır...


  1. yılmaz karakoyunlu'nun aynı adlı romanından uyarlama, başrollerinde murat yildirim, okan yalabik ve beren saat'in olduğu 2009 yapımı film.
    xama
  2. konu itibariyle etkileyici,oyuncu kadrosu sağlam gayet. küçük bir sıkıntı var ki film hiç olmamış.bir hikaye nasıl mahfedilir sorusunun cevabı.demek ki neymiş böyle dönemsel,malzemesi bol hikayeler insanı rezilde eder vezir de.
    mavi
  3. filmin 2009 yılında çekildiğini düşünürsek, salkım hanımın taneleri filminden sonra (ki yönetmeni ve metnin orijinal yazarı aynı kişiler) geçen 10 yılda senaryonun değiştiğini görebiliriz. salkım hanım'da hatırlanacağı gibi vicdan sahibi bir türk karakteri vardı (bekir). buradaysa suat istisna hemen hemen tüm türk ve müslümanlar kötü (kaypak, bencil, ırkçı, entrikacı, katil vs) olarak görülmüş. ayrıca film salkım hanım'a göre daha sığ ve oyunculuklar çok daha karikatürize. hele ki beren saat saç baş yolduruyor. eğer sadece bu filmde izlediyseniz kendisini, koyu bir beren hater'ı olmanız çok olası. hatırla sevgili'nin ekmeğini yemek için mi bilmem, o dizinin kadrosunun da (okan yalabık, beren saat, belçim bilgin, umut kurt gibi) kullanılması enteresan acayip. belçim yine vicdanlı solcu kız, umut yine sağcı (farklı olarak hatırla sevgili'de bugünün iyi parti zihniyetinde ılımlı bir ülkücüyken burada yağmayı yöneten adam)... son olarak filmde beren saat'in söylediği rumca türküler dikkat çekmemiş, belki de "bacım sen şarkı söyleme" diye unutturuyorlardır, ne bilem...

    filmden hatırladığım bir ayrıntı da, 6-7 eylül gecesinde sıkça görülen iki olayın da canlandırılması.

    !---- spoiler ----!

    * apartman kapıcılarının yağmaya ellerinde bayraklarla katılması, ama yola çıkmadan kendi bina sakinlerine "bayrak asın" diye haber göndermesi. yağmacı güruha katılıp kendi binasının önünden geçerken "beyler bu benim apartmanım, safi müslüman, dokunmuyoruz buraya" diye arada gayrimüslim bina sakinlerini de kollamaları.

    * evde oturan emekli subayların sandıktan üniformasını çıkarıp giyinmesi, kılıcını palaskasına geçirip tabancasını da eline alarak komşularını bizzat koruması, yağmacıları sanki acemi er bölüğüymüş gibi "hazrol! geriye dön! uygun adım marş! bu binaya yaklaşanı vururum" diye geri göndermesi ve herkesin bu ihtiyar subayı görünce askerliğini hatırlayıp kaçması.

    !---- spoiler ----!