1. bir otobus dolusu insan, kimse bir digerinin ne yasadigini bilmiyor.
    herkes kendi icinde bir seylerin savasini veriyor ve yanimizda oturan kisi bunu tahmin bile edemiyor (eminim uzerinde dusunmuyordur).
    bugun lise sondaki yakin bir arkadasimin kokusunu baska bir kadinin uzerinde duydum. sigarayla karismis baharatli bir parfum kokusuydu. otobuste once yanima, sonra da arkama oturdu. zamaninda cok sey paylasmistik ama bilirsiniz sebebi belli olmayan sogukluklari... bu sene universite sinavina tekrar girip bir yere yerlesmisti. o gitmeden gorusmek istedim aslinda ama yeterince istememisim ki teklif sunmadim. artik kendisini hic arayip sormuyorum. oysaki en zor ve yalniz zamanlarimda yanimda olan arkamda duran tek kisi oydu. simdi kendime biraz kiziyorum. lisede basima gelen kotu seyleri animsatmamasi icin liseyle ilgili her seyi cikarmisim hayatimdan. vefasizlik, buyudukce yapmamayi ogrenmemiz gereken bir sey.
    biriken gozyaslarimi az once banyoda kilime kitlenmis bakarken saliverdim. cok bir sey yokmus 3, 5 damla iste... aglarken -uzuntuden midir bilmem- kulaklarim uguldadi. hic bagira cagira da aglamiyorum ama kendimi tamamen salmis vaziyetteydim. elbet her sey duzelecek ama kendime kizmaktan vazgecemiyorum. aptalligimla karsi karsiya kaldigimda yuzune tukurmek istiyorum. yikilmaya her zamankinden daha meyilliyim ama insallah bu kez de yikilmaz kendimi bir cirpida toparlayabilirsem daha guclu hissedecegim. belki de hissetmemeliyim, sonucta yikilmaya meyili de gucsuz oldugum icin yasiyorum. her sey duzelecek ve ben bu duzenin kiymetini bilecegim artik. zipladim!