ihanet - nahid sırrı örik - youreads

  1. oyunu seyretmek için kadıköy'den tabana kuvvet yola çıktık. caddebostan'a yaklaştıkça kaldırımlar genişliyor hatta iyice yaklaşınca kocaman bir park bizi bekliyordu. dedim ki evet istanbul'a geldiğimde buralarda takılmalıyım. malum yaşam alanları her geçen gün daralıyor. son kalelerde dolanıyoruz artık.

    ckm gayet güzel bir salon. dört katın üç katı sinemaya ayrılmış, bu kadar sinemasevecek ne var ki? tiyatro salonu da en üst katta ama gayet güzel geniş ferah rahat koltuklar. oyunun daha başlangıcında seyyar gazeteci, fotoğrafçı vs ile bir dönemin ankarası canlandırıldı. bu ayrıntıyı sevdim, herkes de çok sevdi. fotoğraf cektirenler falan havada uçuştu. bı akşam gazetesi dağıttılar ama ben bulup alamadım bir türlü, o tarihten bu gazete okumaya çok heves etmiştim oysa ki.

    neyse oyuna girdik güzel başladı, arada ekip ve solist şarkılar söyledi, oyun heyecanla devam etti. ikinci perde de sıkılmaya başladım, gereğinden fazla uzatılmış diyaloglar. neyse yine şarkılar sıkıntıyı aldı ara ara,bitti gitti. kötü diyemem eski usul güzel bir oyundu. hem civarı gezmek için hem de felekten bir akşam çalmak için gidilebilir.
    abi
  2. bir fikri, ikilemi, soruyu beraberinde getiren oyunları elbette daha değerli bulsam da zaman zaman ihtiras rüzgarlarının estiği, entrika yüklü hikayeler izlemek de keyif vermiyor dersem yalan olur. ihanet de böyle oyunlardan. buna rağmen sanki bir yere varacakmışcasına uzadıkça uzayan süresiyle bir noktadan sonra can sıkmaya başlasa da 1930'lar ankara'sında geçen hikaye izlemeye değer.

    bol müzikli, müzeyyen senar'lı da bir oyun. müzeyyen senar rolündeki oyuncuyu yeterli bulmasam da, oyuna müzeyyen senar şarkıları serpiştirmek hoş bir fikir.

    dekor dönemin ruhunu yansıtıyor ama bu konu için özel bir çaba harcanmadığı da belli oluyor. kostümler, özellikle gece elbiseleri, dönemle çok çok alakasız. 2000'lerin başında, 90'ların sonunda giyilen modelleri görmek hayal kırıklığı yarattı biraz. bir de ışıklarla ilgili ciddi bir sorun vardı, yerli yersiz ışıklar sanki voltaj düşüyor yükseliyor gibi açılıp kapatılıyor, olur olmaz yerlere ışıklar saçılıyordu. anlam veremedim.

    özellikle türk filmi, brezilya dizisi tadında bir şeyler izlemek isteyenler için fena bir oyun değil.