• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (8.44)
insan olmak - engin geçtan
ilk kez yayımlandığı 1983'ten günümüze defalarca baskı yapmış ve okurla kurduğu yapıcı ilişkiyi kanıtlamış olan bu kitabında engin geçtan insan olmanın ikilemini şöyle anlatır: "çağdaş toplumlar kendine özgü bir olguyu da birlikte getirmiştir. insan eskisinden çok daha fazla sayıda insanla, çok daha kısa süreli, daha yüzeysel ilişkiler kurma eğilimindedir. bu, soğuk bir günde karşılaşan bir grup kirpinin öyküsüne benzer. kirpiler ısınabilmek için birbirlerine sokulurlar, ama dikenleri birbirine batar. birbirlerinden ayrıldıklarındaysa soğuktan rahatsız olurlar. ileri geri hareket ederek sonunda dikenlerini batırmadan birbirlerini ısıtabilecekleri en uygun uzaklığı bulurlar."

son yirmi yılın dünyasındaki sosyal ve maddi değişimler düşünülürse, kirpilerin birbirine daha da çok ihtiyaç duyduğunu, her kirpinin bu ikilem karşısında kendi cevabını bulması gerektiğini, tam da bu yüzden insan olmak'ın bugün daha da güncel olduğunu söyleyebiliriz.
  1. engin geçtan'ın tekrar tekrar okunası, içinde çok şeyler bulabileceğiniz kitabı.
    mnb
  2. çok komik.* ortaokul talebesiyken okudum. etkileyici buldum. neredeyse her cümlenin altını çizdim. lisede bir daha okudum. bu kadar çizilmez dedim. hepsini sildim. üniversitede bir kez daha okudum. bu sefer gerçekten bana göre en vurucu yerlerini çizdim. şimdi bu haliyle kitaplıkta duruyor. ilk fırsatta bir göz atacağım.*
    mutlu
  3. canım bir şeye sıkıldığında ya da canım boş beleşlikten sıkıldığında beni her daim mutlu eden, bana umut veren baş ucu kitabım.
  4. birey ve toplum bölümünde şöyle güzel bir kısım olan kitap.
    "devlet istilanın bir ürünüdür ve kazanan grubun yenilene egemen olmasından kaynaklanır, ama salt silah gücüne dayalı bir devlet de uzun ömürlü olamaz. çünkü insan doğası zora ve baskıya karşı inatla direnme eğilimindedir. bu nedenle barış dönemlerinde de yönetme sanatı gelişmiş, devlet gücünün dolaylı ve hissettirilmeden uygulanabileceği çeşitli üst yapı kurumları oluşturulmuştur. bunlar arasında aile, okul ve dinsel kurumlar sayılabilir. bu kurumlar, bireyin kendi toplumuna bağlılık geliştirmesini ve onunla gurur duymasını sağlamıştır."
  5. insan denen sütübozuk canlıyı tanımak, daha önemlisi kendin hakkında fikir edinmek için güzel bir kitap. bir arkadaşım, umut vermek ve yol göstermek yerine sadece objektif bir bakış sunduğu için goodreads'te notunu kırmış. ben de aksine aynı nedenle 3 yerine 4 yıldız verdim. çünkü bu onu boktan "kişisel gelişim" yığınından ayrı bir yere koyuyor.
    jeda
  6. yıllardır kitapçılarda elime alır alır bırakırım, okuma kısmeti bu zamanaymış; ama evet yine doğruladım teorimi, her kitabın da kişinin hayatında doğru bir okunma zamanı varmış...

    bir psikanalist elinden çıkmış insanın derinleri kitabı. insanın kendini ve insanı tanıması için bir yol gösterici aslına bakarsan.
    ben öğretici çok şey buldum içinde. ders çalışır gibi de okumadım halbuki; karşılıklı sohbet eder gibi anlatmış, ben onu dinliyormuş gibi okudum.

    insan ve insan ilişkileri konusunda kesinlikle ufkumu açtığını söylemeliyim.
  7. kitabın ilk sayfalarından itibaren her ama her yerde “sanki benim için yazılmış” diyeceksiniz. sayfaları atladıkça bilinçaltınızdakiler birer birer gün yüzüne çıkacak, kitapta anlatılan kişiyle kendiniz arasındaki benzerliğe inanamayacaksınız. bazı yerlerde geçmişte yaşadığınız travmaları hatırlayıp duygulanacaksınız. hatta gözünüz dolacak, gece yatakta düşünmekten gözünüze uyku girmeyecek. bence kitapta kendini okutturan, bağımlılık yapan şey de tam olarak buydu. ancak eğer bitirebilirseniz gerçeğin büyüsü sizi rahatlatacak ve bundan sonra karşılaştığınız olaylara karşı anlayışınız ve bakış açınız değişecek.

    kendime yaptığım en büyük iyilik bu kitabı okumak olabilir.
    eğer kitapları altını çizerek okuyorsanız, beğendiğiniz bölümlerin fotoğrafını çekip paylaşıyorsanız bence bu alışkanlığınızı bir kitaplığına askıya alın. inanın ki kitabın 171 sayfasını da fotoğraflamak isteyeceksiniz, altını çizerseniz kitabınız çizgili kâğıda yazılmış gibi olacak.
    yaklaşık 170 sayfa olması sizlere “bu kitap hemen biter be!” dedirtebilir. ama içeriği o kadar yoğun ki bunun kadar çok ara vererek okuduğum başka bir kitap daha hatırlamıyorum. 80 yaşını çoktan devirmiş olan yazarımız engin geçtan’ı da tanımak isterseniz ayşe arman’ın kendisiyle 17 eylül 2013’te yaptığı röportajı okumanızı öneririm.
  8. engin hocanın kitaplarından biridir. elbette kaliteli ve okunasıdır.