intihar - youreads



  1. bedenin ve ruhun baskısına karşı iradenin patlaması.

    insan, ölmeye karar verirken bile
    insanları düşünüyor. ^:nazım hikmet^
  2. bence intihar yoktur , toplumun el birliğiyle cinayet işlemesi olayı vardır .
  3. geride kalanlar engelliyor çoğu zaman. anne, baba, kardeş, çocuk... yusuf atılgan bay c. yi niye intihar ettirmemiş merak ederim hep. çünkü kimi kimsesi yok. mesela zebercet i bu yola doğru sürüklemiş ve sonunda gerçekleştirmiş. geride kalacak olanlar ah sizlerde olmayaydınız...
  4. doğarken sana sorulmuyor, seçme şansın yok ama hayatını sonlandırma şansın vardır. intihar bu şansı kullanma eylemidir bana göre.
    sebepleri diğer kişilere ne kadar boş gelse de kimsenin karışmaması, küçümsememesi sadece anlamaya çalışması gereken eylemdir.
    bir insan neden hayatını sonlandırmak ister? aşk acısı, kötü karne değildir bence. varoluşsal sıkıntılardır aslı. ama biz yüzeysel bakmayı tercih ederiz ki kendimiz de düşünmeye başlamayalım.

    o insan aşkına karşılık bulamadığı için ölümü tercih ediyor sanıyoruz ama bence (o da tam farkında değil) aslında o kişiye kavuşsa da kavuşamasa da varoluşu ile problemi vardır. ve bu kavuşamama durumu ile kendine bahane üretmiş olup hop hayatına son vermektedir. ya da karne. dayaktan kaçmak için öldürmüyor bence kendini... neyse uzatamıcam bu lafı şimdi.

    insanoğlu her daim mutsuzdur. çok parası olsun, çok ünü olsun vs vs. herşey yolunda gitse bile illa bir şey bulup mutsuz veya rahatsız olmaya programlanmış varlıklarız.

    ama en ağırı varoluşsal sıkıntıyı hissetmek. herşeyim var ama niye varım? amacım ne? ee daha ne olacak? soruları insanı bulunduğu güzel rahat ortamdan bir anda cehennem azabına sürükler. en acısı da budur bence. çünkü cevabı yoktur. neden buradayız? hayata ne katmak için varız? cevap : yok.

    kendi adıma çok sıkıldım, hep ee sonra diyorum. ee sonra. (intihara meyilli olma dönemini çoktan geçtim. ama içsel sıkılganlığım geçmedi)
    intihara karar verip uygulamak öyle korkaklık değildir. tamam çok da abartmayalım cesur hareket bilmem ne diye. ama küçüksemek çok yanlıştır bana göre.
  5. ölü olan ruhunun yanına bedenini de göndermektir, hepsi bu.
  6. bir insanın yapabileceği en cesurca eylem. çünkü bizler, hayatta kalmaya programlanmış canlılarız ve eğer kendi irademizle yaşamdan vazgeçiyorsak bu kesinlikle cesur bir karardır.

    ama bu kadar cesur olmaya gerek var mı, bence yok. nasılsa yolun sonu belli, kestirmeden gitmek yerine en eğlenceli yoldan gitmek daha ilginç olabilir. kimbilir belki yolda karşımıza öyle şeyler çıkar ki "yaşamak ne güzelmiş" dedirtir.

    kamu spotu: her şeye rağmen hayat güzeldir.
  7. hayatın bir şekilde bu karar sürecine sürüklediği insanların çeşitli internet sitelerinde bu konuyu araştıracaklarını varsayarak buraya not düşmek istiyorum.
    eğer denk gelir de bu yazıyı okuyabiliyorsan sana bir kaç sözüm olacak:

    yaşadığın hiçbirşeyi bilmiyorum, hayatını yoluna koyabilecek tavsiyelerde bulunabilecek bilge bi herif de değilimdir ayrıca, ama sana söylemek istediğim şey: sakın yapma. bir şans daha ver kendine. çünkü kendi hayatına son vermenden daha beter birşey daha yaşamayacaksın bu hayatta..zaten diptesin ve yaşayacağın herşeyin sonu daha iyiye çıkacak mecburi olarak..hiç çıkar yolun kalmadığına mı inanıyorsun? çıkar kapın var, bak hem de odanda ve sokağa doğru, bilinmeyene doğru uzanıyor. kalk yerinden çık git, üstünde pijaman ayağında terliğin olsa kime ne, sonuçta sen 10 dakika önce bir ipin ucunda sallanan bi heriftin vazgeçmeseydin o karardan son anda..

    sen bize lazımsın adamım, daha rock barda 2 bira yuvarlamadık senle, hikayene ağlayamadık bi meyhane köşesinde, var mı ulen öyle kolayca kaçmak?

    sen kendine lazımsın adamım. çirkin bi adamsın da ayrıca, sırf bu yüzden de ölsen olurdu ama (*:şaka lan hıyar herif sana ölmek yasak) bi hatun bulup senden sevimli olacak olan çocuklarının çirkin babalarına sarılmasını hissedeceksin daha. keratalar da sevimli olacak inan bana. siktir et lan adamım ölünür mü bu yaşta ?
  8. "40 yaşıma kadar hep intiharı düşündüm ama 40 yaşımdan itibaren insanların intihar etmeye değmeyeceklerini düşünmeye başladım. bana göre intihar, geride kalanlara yönelik ağır bir suçlamadır. bu mesajı verebileceğin tıynette insan olmadığını düşününce de intihar etmiyorsun."

    -ismet özel
  9. "ölümü son çıkış olarak düşüneceksin. bil ki kimse seni bundan alıkoyamaz ve tam da bu nedenle, elinin altında olduğu için onu yedekte tut, sonuna kadar. diyelim ki geceleyin bir kâbus gördün. bunun bir kâbus olduğunu, başını oynattığın anda kurtulabileceğini bilirsen her şey daha kolay, daha çekilir hale gelir, hatta bir bakarsın ilk başta en korktuğun şeylerden zevk alır olmuşsun. hayat seni istediği kadar ürkütsün, canını yaksın, en yakınların çirkin maskeler taksınlar... hayat bu, de kendi kendine, ikince kez çağrılmayacağım bir oyun, bir zevkler ve acılar oyunu, bir inançlar ve aldatmalar oyunu, bir maskeler oyunu, bir aktör ve bir gözlemci olarak sonuna kadar oyna, gözlemcilik daha iyidir, ne zaman istersen bırakabilirsin. beni sorarsan, ''imdat çıkışı'' sayesinde ayaktayım. çünkü emrimde, ve onu kullanmayacağımı biliyorum. ama ahiretin anahtarı bende olmasa kendimi kapanda hissederdim, derhal kaçmak isterdim! " ^:doğunun limanları - amin maalouf ^
  10. ümit yaşlar oğuzcan'ı çok severim, bilgi olarak kendi başlığına yazmak istedim bunu ama yanlış anlaşılıp zülfiyare dokunmasından ürktüm. bilen bilir ümit yaşar defalarca intihar etmeyi denemiş , gidip gidip dönmüştür. kişisel fikrim sanatçı duyarlılığının zaman zaman onu sınıra çektiği ancak yaşamdan tamamen vazgeçecek kadar da bıkmadığı yönünde. hatta bunu sevimli ve dokunaklı buluyorum (sadece bu vakada). orta direk yaşantısı ve rivayete göre yirmi dördü bulan başarısız intihar girişimlerinin sonunda ona bir lakap bile takılmıştır "simit kaşar dokuzcan".

    ancak ölüm ona büyük bir tokat atmış ve sevgili oğlunu elinden almıştır. hem de intiharla. sanki bu yolu o açmıştır. oğlu intihar ettiğinde 17 yaşındadır daha.ve gene umuyorum yalan olan bir rivayete göre oğlunun intihar notunda "intihar böyle edilir" yazar imiş.