irritabl bağırsak sendromu - youreads

  1. muhtemelen 20'li yaşlarda barsak florasında başlayan değişiklik nedeniyle hastalık start veriyor. hastada hem kabız hem ishal şikayetleri olabiliyor. stres hastalığı tetikleyen en önemli unsurlardan birisi. eğer kişinin tuvalete çıkmasına imkan tanımayacak (sinema salonu, uzun yol otobüs yolculuğu vb.) ortamlarda bulunuyorsa hastalık kişiyi daha çok etkiliyor. tam bir tedavisi olmamakla birlikte semptom giderici anksiyolitik ilaçlar ile spazmomen ve meteospazmyl türevli antispazmodik ilaçlar geçici çözümler üretebiliyor. bu hastalığa yakalanmış arkadaşların ilk yapması gereken beslenme alışkanlıklarını gözden geçirmesi gerektiği, benim tavsiyelerim şu şekilde. -karatay yada `taş devri diyeti` modeli bir diyetle unlu mamüllerin her türlüsünü menüden çıkarmak. -akşam saatlerinde uzun yürüyüşler yaparak metebolizmayı hızlandırmak. -her türlü tatlı tuzlu işlenmiş rafine market gıdalarından uzak durmak. -sabah saatlerinde dışkılama isteği olsun olmasın aynı saatte tuvalete çıkmak. boş oturulsa da faydası var. burası önemli***

    -probiyotik içeren fermante ürünleri menüye eklemek. en önemlilerinden birisi kefir, diğerleri yoğurt, turşu, nar ekşisi, sirke vb.
    -alkol çok kötü özellikle bira'dan kaçmak gerekir, alkol alışkanlığında yine tercih edilmesi gereken bir fermante ürün olan kırmızı şarap olmalı.
    -et ve zeytinyağlı konusunda bir denge olmalı. bir gün köfte yada kuzu eti içeren gıda varsa diğer gün zeytinyağlı tercih edilmeli, antibiyotik kaynağı tavuk ve şinitzel modeli kızartmalar yine barsak florasını olumsuz etkilemekte.
    -fast food ve pizza türevi gıdalar barsakların anasını bellemekte.

    aklıma gelirse yine editlerim bu maddeleri uygulayan arkadaşlar faydasını kesinlikle görecektir, bir kaka analizi yapacak olursak kılçıksız bir defekasyon gerçekleşmeye başlayacak ve tuvalet kağıdına bile ihtiyaç olmayacaktır. olayın bir de psikolojik boyutu var, stres de hastalığı tetikliyor demiştik, memleket öyle hale gelmiş ki hırsızların kol gezdiği bir yerde sen de en fazla altına sıçmışsın çok mu? altına sıçtığın için kimseye rezil olmazsın korkma
  2. bağırsaklarımızın neye, hangi yiyeceklere olumsuz tepki verip vermediğini tadıp görme yöntemiyle bulup ona göre besleniyoruz. bana pizza, süt, krema, şatafatlı şuruplu muruplu süslü kahveler dokunuyor mesela.hem filtre kahve candır ehehe. ayaklarımızı mümkün olduğunca sıcak tutuyoruz. ayrıca kendimizi ilaçlara teslim etmiyoruz çünkü genel olarak ertelemeye faydaları var. daha çok olumlu düşünmeyle defolup giden bir hastalık sorun her neyse. 3 yıl önce bu sorunla tanışmış son 1.5 yıldır da kısmen atlatmış biri olarak diyebileceğim şudur ki: birkaç güzel alışkanlıkla kıçımızı bile yola getirebiliriz arkadaşlar. her şey beyinde bitiyor bağırsak da kimmiş diyerek kalbimizle heyecanlanıyor karnımızdaki nabızımsı hareketlere yol veriyoruz. hayatımızı kendi kendimize baskı yaparak daha da zora sokmuyoruz, sosyallikten vazgeçmiyoruz.

    bu arada hasta falan değiliz sadece bazı insanlara göre daha hassas bir algıya, sindirim sistemine sahibiz.