işe yeni başlayanlara tavsiyeler - youreads



  1. beyaz yaka olarak iş başlayanlar için pozisyonları ve bazı terimleri kendi şirketimden görerek genç ve hevesli arkadaşlara aktarmak istedim.

    1)patron: uzak durulması gereken insanların başında gelir. ne yaptığınız, nasıl yaptığınız, neden yaptığınız bu insanların umurunda değildir. övgüleri, dostlukları samimi değildir. besin zincirinin en üstünde yer alırlar sizse en altında ona göre davranın.

    2) genel müdür: sizi ararsa ya bir şeyi çok fena yanlış yapmışsınızdır ya da çok ama çok pis bir iş kitleyecektir. patron gölgesidirler. karanlık prens gibidirler her an her yerden çıkabilirler. ufak bir tavsiye şirket tuvaletinde dedikodu yapmayın en çok orada pusuda beklerler.

    3) genel müdür yardımcıları: personelin imanını gevretenler bu adamlardır. hep pis işler ve pis fikirler bu insanlardan çıkar. yakın olmayın, bunlar tarafından sevilmeyin yoksa her işlerini size yaptırırlar. bu insanlar sizi severse ya da sizden nefret ederse iş hayatınız kabusa döner.

    4) müdür: bunlar çok çeşitlidir. ayrı ayrı incelenmelidir.

    4a) pazarlama müdürü: çok konuşurlar. genelde anlatımlarında mübalağa sanatından faydalanırlar. ben hiç sigara içmeyenini görmedim. enerjiktirler. performans, kota, hedef baskısından hafif delidirler. personeline eğer kendi makamları zarar görmeyecekse iyi davranırlar.

    4b) insan kaynakları müdürü: havalıdırlar. personeliyle kankadırlar. herkes işten kovulur bunlar kovulmaz. saçma sapan aktivite düzenlemeyi severler. en sevdiği aktivite ise bowling’tir.

    4c) muhasebe müdürü: şirket ile ilgili her bilgi bu adamdır. çok dikkatli yanaşılması gerekir. kdv beyannamesi düzenlediği günlerde aşırı sinirli olur. renk vermez ama herkesten bilgi toplar. sevdikleriyle çok pis şirket dedikodusu yapar.

    4d) finansman müdürü: sosyetik olurlar. bankacılarla işli dışlı olduklarından böyle bir havalar bir ben her şeyi bilirler falan. zararsızdırlar. çekmecelerinde bankacıların hediye ettiği onlarca takvim, ajanda falan vardır ama kimseye vermezler ve koleje giden çocuklarına götürürler.

    5) ofis elemanları kısacası çaycılar ve temizlikçiler: iyi geçinmeniz gereken yegane insanlar bunlardır. neticede çayınıza tükürebilirler ya da evden un kurabiyesi getirip size mutfakta ikram edebilirler. samimi olurken ayarı kaçırmamanız ise çok önemlidir. bunların ise aralarında sadece patrona hizmet edenleri vardır ki işte onlar genel müdürden sonra en tehlikeli insanlardır. pervanedirler ve her haberi uçururlar.

    6) güvenlik görevlileri: iddaa oynamayı severler. boktan işleri bu arkadaşlara yaptırmak üst kademinin en sevdiği şeylerden biridir. zarar gelmez ama zarar gelirse fena gelir. zopa var lan adamın üstünde.
    gelelim bazı kavramlara;

    1) tel zımba, delgeç, bilgisayar ve fotokopisi makinesi: bunlar sizin silahlarınız ve namusunuzdur. iş hayatınızda gerçek dostunuz ve yardımcılarınız bunlardır.
    2) şirket arabası: her çalışanının hayalidir. çok havalı bir şeydir tabi ki eve götürebiliyorsanız.
    3) şirket telefonu: işte bu sizin köleleliğinizin tescilidir. ilk alanlar ilk bir hafta çok mutlu olur sonrası ise telefondan kurtulmaya çalışmaktır. gerekli gereksiz çalar. insanı teknoloji düşmanı ve fiş bağımlısı yapar. şarjı bitemez biterse siz de bitersiniz.
    4)maaş eski dilde mayış: internet bankacılığı çıktı çıkalı kendisini gören olmamıştır. maaş yatar sizden ordan oraya aktarırsınız. şanslıysanız hesabınızda 5 -10 lira kalır.

    umarım yardımcı olabilmişimdir. yapacak bir şey yok hepimizin hayali kira getiren 10 evimizin olmasıdır ama maalesef çalışmak zorundayız. sabah sıcacık yatağımızdan kalkmak zorundayız. bu insanların kahrını çekmek zorundayız. biraz gözlerim yaşardı sanarım.
  2. eğer excel'i sık kullandığınız hesap kitabın önemli olduğu iş kollarında çalışıyorsanız kesinlikle vba öğrenin.
  3. istifa edin!

    hayat haftada 6 gün, 09:00 / 17:00 arasında para kazanmak için harcayacağınız kadar ucuz olmamalı.
  4. çok güzel tavsiyeler verilen başlıktır. kendimce en önemlisi iş arkadaşlarınızla çok samimi olmayın, fazla güvenmeyin, asla ama asla sır vermeyin! iş hayatında insan ilişkileri yok, insan borsası var. mesai arkadaşlarınızın saatler içinde ne kadar değersizleştiğine şaşırırsınız.

    sonra kaçınmanız gereken bazı insanlar vardır, sevgili sinire gerek yok yazmış zaten patron müdür vs diye uzun uzun. bunlardan hariç en tehlikeli tip sizi her yakaladığında birilerini eleştiren, onların dedikodusunu yapan tiptir. sizden ayrıldıktan sonra ilk durakta sizin dedikodunuzu yapar. terslik yapmayın, "hadi yaa, harbi mii" şeklinde tepkiler verin yeterli.

    bir de son olarak olaylara karışmayın, işinize bakın. tabii böyle yaparak sinir bozucu durumlardan kurtulmak kesin olarak mümkün değil.
  5. iş hayatına yeni girmiş arkadaşlara şunu belirtmek isterim ki, her zaman, şartlar neyi gösterirse göstersin, hiç bir koşulda dürüstlükten taviz vermeyin ve iyi niyetle işinizi takip edin.

    5 yıllık çalışma hayatımı doldurdum, lütfen ukalalık olarak görmeyin ancak 10 yıllık tecrübeye sahip meslektaşlarımdan hem maddi olarak hem de konum olarak daha iyi yerdeyim. ne onlardan daha fazla eğitim aldım ne dayı/amca/akraba/tanıdık sayesinde bir yerlere geldim.

    efendilik ve dürüstlük her zaman ayak oyunlarını, yalakalığı, iş arkadaşlarının açığından faydalanmaya çalışmayı yenmiştir, yenecektir.

    çoğunluk size başarılar dilemiş, ben onun yerine huzur dileyeceğim çünkü başarı ve bunun getireceği tatmin görecelidir. başarının değil huzurun peşinde koşarak geçen bir çalışma hayatı dilerim. mutluluklar.
  6. daha önce iki defa istifa etmiş biri olarak söylüyorum, oradan ayrılma niyetiniz varsa kimseye söylemeyin. kalıcı gözüyle bakılmadığınız için hep eğreti durursunuz.
  7. az konuşun ama cok iyi gözlem yapın! zamanı geldiğinde istemeseniz dahi çok konuşmanız gerekecek..
  8. kimseyle hemen yüz göz olmayın. gözlem yapın kim iyi iyi niyetli kim kötü niyetli ayrımınızı yapın.
  9. servis kullanıyorsanız kullandığınız servisin önden ikinci sırasında oturan kısa saçlı şişman teyzeye dikkat edin. paralayabilir.
  10. en azından ilk günün akşamı çıkarken "hadi öpüldünüüüüzz" demeyin. bunu yapan bir elektrik mühendisi vardı bizde, şirketle elektriği pek uyuşmadı haliyle :)