istanbul'u anlatan şiirler - youreads



  1. dur! bırak kaynasın kahvenin suyu,
    bana istanbul’u anlat nasıldı?
    bana boğazı anlat nasıldı?
    haziran titreyişlerle kaçak yağmurlar ardı
    yıkanmış, kurunur muydu yine o yedi tepe
    ana şefkati gibi sıcak bir güneşle

    insanlar gülüyordu de
    trende, vapurda, otobüste,
    yalanda olsa hoşuma gidiyor, söyle.
    hep kahır, hep kahır, hep kahır
    bıktım be…

    dur! bırak, kalsın, açma televizyonu
    bana istanbul'u anlat nasıldı?
    şehirlerin şehrini anlat nasıldı?
    beyoğlu sırtlarından yasak gözlerimle bakıp
    köprüler, sarayburnu, minareler ve halice öv
    diyiverdin mi bir merhaba, gizlice

    insanlar gülüyordu de
    trende, vapurda, otobüste
    yalanda olsa hoşuma gidiyor, söyle.
    hep kahır, hep kahır, hep kahır
    bıktım be…

    dur! bırak, kımıldama, kal biraz öylece n’olur
    kokun istanbul gibidir, gözlerin istanbul gecesi
    şimdi gel sarıl, sarıl bana kınalım
    gökkubbenin altında ordada beraber
    çok şükür diyerek yeniden başlamanın hayali
    hasretinin çölünde sanki bir pınar gibi

    insanlar gülüyordu de
    trende, vapurda, otobüste
    yalanda olsa hoşuma gidiyor, söyle.
    hep kahır, hep kahır, hep kahır
    bıktım be…

    (bkz: nazım hikmet)
    (bkz: hep kahır - cem karaca)