• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (10.00)
it yangını - reyhan koçyiğit
it yangını her günkü hayatımızın alıştığımız sınırları içinde gezinirken bizi yoldan çıkaran kısa çarpışma anlarına odaklanan öykülerden oluşuyor. ama yolun dışında büyük maceralar, yepyeni bir hayat yok. insan dönüp dolaşıp aynı yere geliyor, bir köpeğe dönüşse bile küçük hesapları bırakamıyor, ruhu ve bedeni arasındaki çatışma sürüyor. huzur bulmak için karıncaların sayıldığı, varoluşsal zaferin bir sinekle mücadele arandığı bir dünya bu. reyhan koçyiğit’in öykülerinde sıradan çaresizlik anları insanın algısında sıra dışı kırılmalara neden oluyor, anormal normale borcunu ödüyor.
  1. reyhan koçyiğit’in “it yangını” okuduğumda aklıma ernst fischer’in sorusu geldi. “sanat, insanla dünya arasında daha köklü bir ilişkiyi açığa vurmaz mı?” sanat sözcüğünün yerine edebiyatı yerleştirdiğimizde demek istediğim daha iyi anlaşılacaktır. çünkü edebiyat insanın dünya arasındaki ilişkisindeki eksikleri tamamlayarak aynı süreçte tamamlanışını açığa vurur yani okuruna gösterir ya da hissettirir. eksikliğini hissettiğimiz değişimin gücünü bu sefer reyhan koçyiğit “it yangını” öyküleriyle okurlarına gücün varlığını sunar. her bir öykü bir kırılma anıdır. duyguların ve düşüncelerin yeni yeni şekillendiği şeylerin toplamında yaşanılan o değişimin yansıttığı kırılmadır bahsettiğim. insanın kırılmasıdır aynı zamanda. bu kırılma anında beliren çatlaklardan yepyeni öyküler yaratmış reyhan koçyiğit.

    bir sabah uyandığında kendisini köpek olarak gören ve bundan büyük bir haz ve mutluluk duyan bir kahramanın öyküsünden bahsedeceğim. “it yangını”
    “bir öğleden sonra pencereden dışarıyı seyrederken, bir sokak köpeğinin kaldırımın kenarına işediğini gördüğümde zihnimde bir ışık yandı. sıkıntımın nedenini çözmek istiyorsam onları daha iyi tanıyıp anlayabilmek için bir köpek gibi yaşamalıydım. evet, bir köpek olarak yaşarsam çok daha elle tutulur bilgiler edinebilirdim.”
    çağdaş gerçekliğin içinden gelen bilinç hallerinden bir tanesidir. köpekleri anlayabilmenin ancak köpek olduğunda anlaşılacağını bilen bir kahramanın aynı zamanda tanrı’dan dileğidir. bilince köpek olma yoluyla erişeceğinin inancını da duyumsarız.
    “bir köpek olmalıydım. bu fikrin beynimde bir şimşek gibi çaktığı o andan sonra tanrı’ya yalvarmaya başladım, bir günlüğüne bir köpek olarak soluk alıp vermek için… sadece yirmi dört saat.”
    hayal gücünün düşsel olanın gündelik ve sıradan hayatın içinde yeniden şekillenişidir. olağan görünen şeylerin keşfinde ortaya çıkan inceliklerin de birikimidir. bitmez tükenmez bir merakın ve gittikçe tuhaf bir hal almaya başlayan yangının aslında insanla dünya arasındaki ilişkilerin başladığı andır.
    “günlerce tanrı’ya niteliğine yönelik çeşitli sıfatlar yükleyerek yaptığım –yalakalık da diyebilirim- yakarışlarım bir sabah karşılığını buldu. gözlerimi açtığımda kıllı bir beden olarak yatağımda yüzüstü yatar vaziyetteydim. inanamıyordum, tamamen bir köpek bedenine sahiptim.”
    öyküyü okur okumaz akla ilk gelen isim franz kafka’nın dönüşüm’ü oluyor. bir sabah kendisini hamamböceği olarak gören gregor samsa’nın hikâyesiydi dönüşüm. yalnız şuna dikkat çekmek isterim ki, iki hikâye arasındaki ince çizgi, samsa’nın anlamsızlığından sıyrılır it yangını. kahraman kendi isteği ile köpek olmak ister. isteği doğrultusunda çabalarını sürdürür. simgesel bir dünyanın içerisinden okuruna bakmaya devam eder. köpek oluşunun ardından gelen mutsuzluk, hayattan kopmaya varabilecek bir etkiye götürür. bu durum toplum içindeki akışında da yansır. çağdaş toplumun mutsuzluğuna dayalı bir simgedir. kahramanın iki yaşam biçimiyle görünmesinin ardından çıkan çelişkiler sorunun yumağını oluştururken, içyüzünü ve dışyüzünü izlediğimiz kahramanın da aykırılığı ile çağdaş zamanla bağdaşmayacağının göstergesidir.

    alışkın olduğumuz sınırlar dahilinde ilerleyen bir akışkanın yüzeyinden değil, derinliklerinden çıkıp gelen öykülerin biricikliğidir “it yangını”. belirsizliğin, çaresizliğin, çatışmanın ortasında kalmışlığın halidir. içtenliğini yansıttığı öykülerini daha çok buluşturmalı okuruyla.