john wick 2 - chad stahelski - youreads

    • izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (7.55)
john wick 2 - chad stahelski
emekliye ayrılmış olan john wick can yoldaşı köpeğiyle sakin bir hayat sürmektedir. ancak başına gelen kimi olaylar onu bir kez daha suç dünyasına iter. bu kez bu uğurda roma sokaklarını arşınlaması gerekecektir...
başarılı aksiyon filmi john wick'in devam filmi olacak john wick'in yönetmen koltuğunda chad stahelski oturuyor. filmin başrolünde yine keanu reeves'i izleyeceğiz. filmin kadrosunda ruby rose, bridget moynahan, ian mcshane, peter stormare, laurence fishburne, john leguizamo ve common gibi isimler de yer alıyor.


  1. john wick filminin devam filmi olan film.

    ilk filmi çok beğenmiştim, bu film ne yazık ki o etkiyi yaratmadı ancak yine de ben çok beğendim. metascore puanı 75 olan bu filmin imdb puanı da şu anda 8,8 civarlarında. dün akşam filmden çıktıktan sonra diğer üç arkadaşım da pek beğenmediklerini söylediler. ben filmden aradığımı buldum. konusu çok sıradan olsa da aksiyon sahneleri gayet güzel. pek abartı yok. ek olarak keanu reeves'in oyunculuğunu ayrı bir beğendim. adamın iş disiplinine sahip. filmde kullandığı silahlar ve dövüş sahneleri için uzun uzun eğitimler almış. üstelik yaşı da 53 o sahneler için pek de elverişli bir yaş değil. dublör kullanımını en aza indirdiği için beraber filmi yaşıyorsunuz. yorulduğunu ve bazı sahnelerde zorlandığını hissediyorsunuz.

    hatta 3.filmin çekilmesi için umut ediyorum.

    laurence fishburne ile keanu reeves 'i aynı karede görmek çok güzeldi. aklıma the matrix geldi. (bkz: o şeref bana ait)
  2. ilk filmin üzerine koyarak çekilen serinin 2. filmi. seri diyorum çünkü 3. filmin çıkacağı kesin gibi. ilk filmde organizasyondan çıktıktan sonra yaşadıkları üzerinden gördük kahramanımızı bu filmde ise organizasyondan çıkmak için ödediği bedel ve bu bedelin kuralları gereği başına gelenleri izledik. filmin kendi içinde bir mantığı yok dersek ayıp etmiş oluruz. ilk filmde sadece otel sahnelerinde gördüğümüz kurallar aslında bu tür insanların bütün hayatlarına yayılmış bunu çok güzel işlediler. aklımızda soru işareti kalmadı.
    otel neden var?
    john wick'e neden herkes saygı duyuyor ve aynı zamanda korkuyor?
    kuralları kim koyuyor?
    neden bu şekilde dokunulmazlar?

    hemen hemen ilk filmde kafanızda oluşan soru işaretlerinin hepsini gideriyorlar. kabaca bakacak olursa 'bir adam var herkesi öldürüyor' ama genel olarak bakacak olursak 'bir adam var belli kuralları ve ayrıcalıkları olan suikastçılar dünyasında yaşadıklarını anlatıyor' ben izlerken zevk aldım. bu tarz filmleri sevdiğim için gayet güzel geldi. keanu reeves abimizin 53 yaşında olduğunu ve bu filmin çoğu sahnesi için özel hazırlandığını da unutmayalım.
  3. yorumum silinmiş yeni yorum yapayım.

    john wick çok güzeldi. 2.sinin daha da güzel olacağına eminim. izleyince gelip buraya yorum bırakıcam.

    spoilerlı edit: sonunda izledim. keanu'yu ve çarpık bacaklarını seviyorum 2 saat boyunca resmini koysalar gene izlerim ama filmi bu kadar beklediğime değdi mi değmedi. film boyunca öldürmediği adam kalmadı ama aksiyona doyamadım. öldürmek önemli değil, güzel öldürmekti ama bu sefer olmamış. zaten ruby rose'u da harcamışlar. kız ziyan olmuş hiçbir sahnesi güzel değildi. bi klişe döneklik, bir john'a yardım bekledim yapmadı. iyi olaydı, johnla birlik olsalardı nolurdu ha nolurdu! filmin en çok beğendiğim sahnesi adam zevzek zevzek konuşurken dan diye vurması oldu.onu da 3. film gelsin diye yapmışlar zaten. bir de "borçlanmamı istemezsin" repliği. başka da bir şey yok. ilk filmden basit olmuş yanılmışım.
  4. ufak tefek spoiler icerebilir.

    !---- spoiler ----!

    yine hiç değilse 200 kişinin katledildiği bir çalışma olmuş. seyirci bunu istiyor fikrine çok kapılmışlar. ben emin değilim açıkçası. ilk filmde otel kuralları zaten defalarca çiğnenmişti ikinci de hala kasmalarını gereksiz buldum. 3. film için ikinciyi çekmişler gibi geldi bana. ekmek parasının peşinde tabi herkes. fan değilseniz para vermeyin evde izleyin derim.

    !---- spoiler ----!
    abi
  5. battal gazi filminin modern bir uyarlaması. bir aksiyon filmi olarak kötü, bir fantasik film olarak fena değil, bir bilgisayar oyunu olarak ise oldukça iyi.

    öncelikle her filmin kendi içerisinde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum ben. yani aksiyon filmi diye tutup da bunu rambo ile kıyaslayamayız bence.

    ben, kendi hatamdan dolayı yanlış beklentilerle gittim filme. detaylı bir okuma yapmadım ilk filmle ilgili ve ilk filmi de seyretmediğimden klasik bir hollywood aksiyonu göreceğimi umarak gittim. nedir bu? nispeten sürükleyici bir senaryo, her durumda espri yapabilen cool kahraman, bu kahramanın sevişeceği bir kadın, bir iki seksi sahne, elbette bol kovalamaca ve yaratıcı dövüş/ölüm sahneleri. gerçeklik aradığım bir şey değildi ama bu kadar da fantastik şeyler beklemiyordum. beyazperde' nin eleştirisinde övülmüş ve beğenilmiş ama o mantıkla yorumlarsak ben recep ivedik' i de över. ''türk toplumunun son yıllarında yükselişe geçen lümpenliğin ironik bir yansımasını bize izlettiriyor aslında şahan gökbakar'' falan derim. daha da ötesi; adamın amacı güldürmek, güldürüyor mu? evet. o zaman başarılı der kenara çekilirim. peki sinema bu mu? alakası bile olmadığını üç beş sinema yazısı okuyan herkes bilir. filmde senaryo namına hiçbir şey yok neredeyse. filmin başından sonuna kadar sürekli birilerini öldüren bir karakter izliyoruz sadece. üç dört mekana sıkıştırılmış film. tıpkı bir mortol combat oyununu izler gibiydi o dönüş sahenelrini izlemek. arkada görkemli bir görüntü (bazen heykel, bazen aynalar, bazen tarihi bir mekan) önde ise birbirinin öldürmeye çalışan iki adam. tamam, bu burdan düşerse ölür, ya öyle bir ceket yok ki vs. gibi argümanlarla gerçeklikten uzak olma eleştirisi yapmayacağım ama adamların garip garip yerlerde birbirleriyle karşılaşmalşarı falan da komikti yani. mortol combat, street fighter bile kendi içerisinde bu filmden çok daha tutartlı bir senaryoya sahip. son yıllarda izlediğim en kötü senaryoya sahip aksiyon filmiydi bu. senaryoyu bir kenara bırakıp çekimlere gelirsek; evet en azından ana karakter olmuş. her şartta aynı mimikler, soğuk bir yüz, az cümle ve geride kimseyi sağ bırakma prensibini sevdim. öncesindeki hazırlık sahneleri güzeldi. ama hepsi o kadar. çok zorlarsam belki bir de silahın kullanılmadığı dövüş sahnelerini ve john wcik' in geniş bir caddede yüyürken arkada batan güneşin görüldüğü 2 saniyelik o fotoğraf karesi gibi sahneyi överim hepsi o kadar. benim için tam bir hayal kırıklığı oldu. üçüncü film kesin gelecek ama izleyeceğimi sanmıyorum.
  6. john wick serisinin devam filmi.

    gerekli yorumlar yapılmış, tek söylemek istediğim son 30 - 40 saniyesi 2017 filmleri arasında gördüğüm en iyi finaldir.
    kg
  7. biraz ısrar sonucu, "ee keanu reeves de var zaten izleyelim bakalım" diyerek serinin ikinci filmini de izledim. baştan söyleyeyim üçüncüsünü izlemeye hiiiç niyetim yok, keanu reeves hatrına bile olmaz o iş.

    şimdi film birincisinin aynısı gibi, ama birincinin aynısı olduğu için birinci kadar da iyi değil.

    john wick geleni gideni tak tuk öldürüp geçiyor, arada güzel müzikler var. birkaç yerde de gülümsetti. durum bundan ibaret. trailer