kahve bağımlılığı - youreads

  1. sigara bağımlılığından sonra başıma gelen ikinci vaka. davranış biçimim bile aynı, boş durmamak için, canım sıkılmasın diye belli bir rutinde kahve içiyorum. içmesem ne yapacağımı bilemiyorum. bunun sağlıklı ikamesi nedir acaba
    abi
  2. sabahları kahvaltıyı atlayıp güne kahve ile başlayan biriyim. eğer içilen nescafe gibi işlem görmüş çözünen kahve değilse sağlığa bir zararı olduğuna inanmıyorum. filtre kahve, espresso gibi kahvelerle güne başlayan koca akdeniz ülkeleri vatandaşları arasında kahveye bağlı sakıncalı bir durum olsaydı mutlaka kulağımıza gelirdi.

    bir sigara bağımlılığı değil ancak dikkat artırıcı etkisi ile uyanmaya yardımcı ve insanın boğazından geçen bir yudum kahve damlasının verdiği keyif gereği keyfe keder bir alışkanlık yaptığı ortada. istersek alışkanlık yerine ritüel de diyebiliriz. kulağa daha hoş geliyor.
  3. bana oyle geliyor ki bos durunca bir seyler tuketmeye alistirilmisiz. icecek konusunda bunun en bariz ornegi tabi ki coca cola. yaptiklari reklamlarda susayinca ya da yemegin yaninda kola icmek sanki bir meziyet gibi sunuluyor. ama bu durumu reklamlar ve kapitalizmin kokusmus carklari uretmiyor sadece. kendimiz de buna yardimci oluyoruz. oyle olmasa zaten bu sistem islemezdi. kendi kendimize talep yaratiyoruz ya da arzin kucagina cok cabuk oturuyoruz: meyve caylari, bitki caylari, kahveler, kahve kokteylleri, meyve sulari, gazli icecekler, gazsiz alternatifler... deneyecek surekli yeni seyler var, vazgecemedigimiz bagimliliklarimiz var.

    bir sure sunu deneyin: her sabah isbasi yaptiginizda masaniza 1.5 litre pet sise su koyun. bir sey icmek istediginizde gun boyu bunu icin. kahveyi gunde ikiye indirin, biri ogleden once, biri ogleden sonra. sadece su icmek belki en basta garip ve yavan gelecek. ancak zamanla insan alisiyor ve kendini daha iyi hissediyor.
  4. bunun yerine en güzeli "bitki" içmektir. bitki çayı demek istemedim şu sallamalar anlaşılmasın diye. ama ciddi anlamda aktarlara gidip alın otları. gerçekten çok faydalılar. mutlaka sizdeki bir eksikliği tamamlamak için gerekenleri bünyesinde barındıran bir bitki vardır.

    birde french pres alın koyun otları, doldurun sıcak suları, ohh misss :)

    mesela çok gerginsiniz yada üzgünseniz lavanta çayı yapın için. kokusu bile güzel.
    ihlamur zamanı geliyor mutlaka yakınınızda bir ağaç vardır etrafınıza bakın ve bulun onu. tazecik ıhlamurlar ne güzelde renk verirler.
    kış çayı yapın. ne bulduysanız atın içine.

    yani çeşit çok :)
  5. aslında oldukça doğaldır. kafein alırsın vücut alışır, alamayınca nerde diye sormaya başlar . ama bunu karı kıza yaranmak için gidip filtre kahvenin içine altı espresso shot istiyorum diye ayı gibi bağırırsanız. sonra da bana hiç bişey olmaz triplerine girerseniz , saçmalamış olursunuz.

    kahve olur, çay olur , bitki çayı olur bunların hepsinin seveni var ama herhangi biri için sevgiyi abartı şekilde dile getirmenin bi anlamı yok. saçmalamayın canınız ne isterse için, sizin sevmediğinizi içeni ayıplamayın.
  6. bu yıl çok sevdiğim, fikirlerini ve hayatı yaşama biçimini çok önemsediğim bir dostumun kahve konusundaki yaklaşımlarını ve hayatına uyarlayışını adım adım gözlemleyerek edindiğim yeni bağımlılığım.

    yılların kadim çay tiryakisi olarak kahveye hep biraz mesafeli durdum. daha elitist bir yanı vardı benim gözümde nedense kahvenin. hele ki o mugların. zaten ara ara türk kahvesi içerek kahve isteğimi karşılıyordum kendimce sonuçta bizim memleketin kahvesi canım:) mecbur kaldığım bazı günlerde ise nescafe ( ama mutlaka sütlü) tüketerek bu olayı kendimce dengeliyordum. dengelediğimi ya da kahve içtiğimi sanıyordum daha doğrusu.

    ama bu yıl söylem olarak çok elitist görünse de meşhur tanımı ile üçüncü nesil, benim terimim ile gerçek kahve ile kesişti yolum. gün içinde bir ya da iki tane içmezsem gerçekten kendime gelemediğimi görüyorum. evime öyle koca kahve makineleri falan da almadım. bildiğiniz french press... ama ne menem bir şeymiş bu, yıllardır bu tadı nasıl da anlayamamışım diye hayıflanıyorum.

    çayın yeri hala apayrı gözümde ve gönlümde ama gerçek kahve buymuş. bu arada kahveyi lütfen starbucks, gloria jeans, kahve diyarı vb bilimum asortik mekanlardan temin etme yoluyla kendinizi oraya mahkum etmeyin. biraz merak ve araştırma ile güzel kahveye çok daha ucuz ulaşabiliyorsunuz benden söylemesi:)
  7. filtre kahve ile arasında bulunduğum oluşum.
  8. bagimli kelimesini biraz agir kacabilir yorumlara baktigimda. aliskanlik desek yeridir. araniza kahve icmeyince krizlere giren, kahvesiz yapamayacak olan varsa bilemem. bendeki sadece bir aliskanlik. gunde bir bardak kahve icerim ama sut ve seker takviyesi ile. kahvenin kalitesine bagli olarak 2. bardagi gordugum zor olur. evde kendim yapip termosla goturdugum kahve ise gun boyu yetebiliyor ofiste.
  9. kahve içerken canın kahve çekmesi dramı.
    kuz
  10. canan karatay; türk kahvesinin beyin için uyandırıcı etkisi olduğuna işaret ederek, "çocuklar, türk kahvesini şekersiz olmak şartıyla istedikleri kadar içebilir. kahve çok güçlü bir antioksidandır. şeker beyinde tahribat yapar, kahve onu düzeltir, cin gibi yapar" diye konuştu.