kampüs cadıları - youreads



  1. işlemeyen hukukun eleştirisi olarak hukukun azıcık da olsa varolan işleme ihtimaline ket vuran kişiler.

    hukuk işlemiyor diye böğürüp daha fazla hukuksuzluk ile hukuğu ıslah etmeye çalışan tipler.

    güruh.
  2. gerçekten şu ülkede akıl yürütmenin yerini kin gütmeye bırakmasından mütevellit bir şuursuzluk aldı başını gidiyor. yani bir okulun kampüsünde ne kabahat işlediğini anlayamadığımız birini döven feminist bir grubu burada övüp alkışlamam mı gerekiyor bilmiyorum?

    ülkedeki entelektüel refleksin bir türlü patlamıyor oluşunun nedeni az çok entelektüel bir yapıya sahip olması beklenen üniversite öğrencilerinin dahi tepkilerini ya demagoji yaparak ya da yaratıcı ifadeden yoksun eylemlerle ortaya taşıması.
    sattığı gazeteyi okumayan bir solcu ülkedeki entelektüel problemin nişanıdır. başka da bir şey değildir.
    ha makul ölçülerde yaratıcı ve zihin açıcı feminist eylemler görmek istiyorum hakikaten ama yok bana baktı diyerek stant yıkan çaresizleri ve kampüste çayını içmekte olan kabahatinin ne olduğunu bilmediğimiz birini dövenleri destekleyenleri değil.
    yoksa bir farkınız kalmıyor kimseden akılsızlar.

    not: dövdükleri çocuğun paylaşımları konusunda haklı gibiler, fakat kendi şiddetini yaratmak da eleştirdiğin naneden bir farkın olmaması. bazı şeyler var, gerçekten aptallık.
  3. maganda kızlar topluluğu. öğrenci kolektifleri'nin yan kuruluşu.

    geçen ankara'da bir üniversitede kitap standı açmış çocukları "kız arkadaşlarımıza bakıyorlar" diye taciz edip, standlarını yıkıp, kitapları parçaladılar. canım ülkemin sağcısı ayrı solcusu ayrı yobaz.

    yobaz ve maganda diyerek ne kadar haklı olduğumu gösteren beyinsiz yobazlar güruhu. bir yerden öğrenmiş çomarı, her muhalife çomar deyip geçiyor. memlekette olan biteni bir tek kendisi anlıyor haspam. işte cehalet böyle bir şey.

    sanırsın tacizi, tacizciyi savundum. nedir arkadaşım o kişinin taciz ettiğine dair ispatın? diyeceksin ki tacizin ispatı mı olur? bazen olur, bazen olmaz. ülkede hukukun doğru düzgün işlemediğini de görüyoruz ama yine de bu o gruba çocuğa meydan dayağı atma hakkı vermez ki zaten bu arkadaşların sicilleri de kabarık. yukarıda bahsettiğim örnekte çocukları hiç yoktan yere taciz ettiler, kitaplarını parçaladılar. kitap parçalayanları savunan sen aydın, ben çomarım öyle mi? hadi oradan!

    düzeltme: başka bir ifade kullanmıştım ama biraz sert oldu gibi, onun yerine maganda desek daha yerinde olur.
  4. hukukun işlemediği, fail erkek mağdur kadın olunca hiç işlemediği ülkemizde kendi adaletlerini sağlamaya çalışan örgütlü insan topluluklardan bir başkası. iyi örgütlenebildikleri için eylemleri de ses getiriyor. bütün iş örgütlenmekte, organize olabilmekte bitiyor aslında.

    ayrıca kız arkadaşlarımıza bakıyorlar diye taciz ettikleri iddia edilen kişilerin yaptıkları fizikselliğe varan tacizleri bizzat gören biri olarak bu insanlara atılmaya çalışılan iftiralara kanmamınızı öneririm. o olaydq üniversite yönetiminin yapması gereken ama yapmadığı şeyi yapmışlar ve üniversite kampüsüne kitap satış bahanesiyle gelip kadınlara sarkıntılık edenleri okuldan kovmuşlardır. ellerine sağlık.
  5. kendi gibi düşünmeyeni gerizekalı diye yaftalayanların savunduğu bir oluşum. düşünün işte ne kadar özgürlükçü tipler. kendi beğenmedikleri şeylere hemen kendi kafalarında suç oluşturup yargılayarak saldırırlar. hayır bir de haklıyken haksız duruma düşme durumu tam bunlar için var.

    arkadaş neden şu ülkede her iki tarafta bu kadar laftan anlamaz, en iyisini ben bilirimci, sadece kendine özgürlükçü? biraz düşünerek hareket etmek bu kadar mı zor?
  6. evet belki "şiddetle" bir şey çözülmez ama şu da bir gerçek ki bu ülkede kadınlar "sindirilmeye" devam edildikçe biz kadınlar tepkimizi ortaya koyacağız. buna şiddet değil "öz savunma" diyoruz ayrıca.
    (bkz: çilem doğan)
  7. olayın feminist bir örgütlenmenin sonucunda nasıl oluştuğunu birileri anlatırsa ben şahsen çok mutlu olurum. öğrenci kolektifleri ile ilişkisini de çok merak ediyorum çünkü haberde bununla ilgili herhangi bir ibare de bulunmuyor. kadınların birbirine arka çıkmasını feminizm zanneden youser'lar yanılıyorlar, bu kadınların öğrenci olması onları "öğrenci kolektifi yapıyor" diye düşünenler de yanılıyor, bunların sol bir örgüt olduğu da tamamen palavra şu halde. garip örgütlenmeler ve politik eleştirinizi lütfen tasarruflu kullanın.

    anladığım kadarıyla olay şu; dtcf (dil tarih coğrafya fakültesi) kız öğrencilerinden bir grup tacize uğrayan arkadaşlarını koruma güdüsüyle birine karşı bir -fiziksel şiddet içeren- bir eylem yapıyor. tacize uğrayan kız tek başına başına başa çıkamayacak olmalı ki arkadaşlarından yardım istemiş. bunlar da bir araya gelip, çete gibi, hedefi tokatlamış. sırtına sırtına vurmuşlar.

    bu işin hukuki tarafıyla ilgilenecek olursak bana kalırsa türkiye cumhuriyetinde bu kızları yargılama meşruiyetine sahip bir mahkeme yok. adaletten, devletin kolluk güçlerinden medet uman yüzlerce kadının son birkaç yılda öldürüldüğü bir ülkede kişisel savunma defacto bir hak olmuştur. "beni türk hakimlerine emanet ediniz" diyeniniz varsa önden buyursun, ben sizi izlemekle yetineceğim şimdilik.
  8. tacizci bir öküze ankara dtcf'de güzel bir dayak atan topluluk. elleriniz dert görmesin.
    ttsr
  9. her lafı geçtiğinde bir değil bin defa nereden belli taciz edildiği, hem o taciz sayılmaz gibi ifadeler duymaktan usandığım oluşum. eril iktidarın en kuvvetli araçlarından biri olan şiddetin buna karşı çıkması gereken gruplar tarafından kullanılmasının tartışılmasını anlarım ama nereden belli taciz olduğu sorusunu anlayamam.
    anladığım kadarı ile bir insan taciz edildiğini hissediyorsa çevresindekilere sorup taciz edilip edilmediğini onaylamalı çünkü onaylanmadan taciz edilmiş olamıyorsun. biri sürekli iş yerinde elini omzuna attığında samimidir, biri sürekli bedeninizle ilgili şaka yaptığında komiktir. biri sizi süzdüğünde, takip ettiğinde hakkınızda olur olmaz laflar ettiğinde ve hayır cevabını asla kabul etmediğinde aşıktır hatta ölüyordur aşkından. abartmanın alemi yoktur. sorun üstün taciz mercilerine tacize uğradınız mı uğramadınız mı öğrenin.
    eğer taciz edildiğiniz tasdiklendi ise o zaman memleketimde kesinlikle adil olan yargı makamlarına başvurabilir, hakkınızı adeta norveç'teymişçesine arayabilirsiniz. korkmayın siz ölüm tehditleri alsanız bile sizi umursamayacak savcılar ve polislerle karşılaşmayacaksınız. korkmayın bir gün tacizin boyutu değişip tecavüze uğrayıp bir de üstüne öldürülürseniz suçlular kesin cezasını alacaktır. kimse arkanızdan o saatte ne işi varmış orada demeyeceği gibi kimse tecavüzcüyü aklamaya kalkmayacaktır. hiçbir şekilde tecavüzcünüzün iyi hal indirimi almayacağına emin olabilirsiniz.
    nedra
  10. "haklı" veya "haksız" gibi kavramların göreceli olduğunu, bu yüzden net ve kesin bir hukuk sisteminin inşa edildiğini bilmeyen, işlemediğinde onun işlemesi için uğraşılması gerekirken tam aksine işlememesine bir de katkıda bulunanların savunduğu kaotik güruh.

    herhangi birine göre "haklı" olan bu şiddet, bir tecavüzcüye, bir katile göre de farklı açılardan, farklı olaylarda ve farklı konularda "haklı" olabilir. hukuken cezaları neyse çekmeleri temennimdir.

    ayrıca, bu şiddeti meşrulaştırmaktır. ve alenen suç olan şiddeti meşrulaştırmak, alenen suç olan tecavüzü meşrulaştırmaktan farksızdır. "ama şöyleydi, ama böyleydi, ama o da tahrik etmişti, ama o da laf atmış, mini etek giymiş, zaten türk de değil" gibi söylemler herhangi bir suçu meşrulaştıramaz. bu suç ister hırsızlık, ister gasp, ister tecavüz, isterse başka bir şey olsun.

    edit:

    sorulanlara cevap vereyim;

    öncelikle toplaşıp birilerini dövmenin veyahut buna kalkışmanın "özsavunma" olduğunu sanmıyorum.

    toplanmışlar, gayet güzel organize olmuşlar, burada yapılacak yegâne şey, dernek vb. bir oluşum kurulmalı, bu oluşumun adı dernek olmak zorunda değil, işleyiş bakımından derneğe benzemesi açısından söyledim bunu. kurulan bu oluşum, içerisinde gönüllü olarak "adam dövmekten" daha elle tutulur işleri, yine gönüllü olarak yapabilecek insanlar barındırmalı. bu oluşum, gerek internet sitesi, gerek yayımladıkları haklı söylev gerekse sosyal medyayı iyi etüt edip yerinde hamlelerle ön plana çıkmalı. adını duyurmalı, kamuoyu oluşturmalı ve duyarlılık artmalı. tıpkı özgecan vakasında olduğu gibi, oluşacak bir kamuoyunun yargı üzerindeki etkileri gözle görülebilir. üstelik kısa zamanda yapılabilir bu.

    ayrıca, pekala böyle bir oluşum, kendi içerisinde savcısını, avukatını barındırabilir, davaları yakından takip edebilir, psikolog veyahut psikiyatristleriyle, (gerekiyorsa pedagogu vs. si ile) gönüllü bir şekilde kadına şiddetten muzdarip bireylere yardım edebilir,

    tamamen beş dakikada düşünüp inşa ettiğim şu sistemi hayata geçirmek, birilerini dövmeye kalkışmaktan daha zor. üstelik şu sistemi hayata geçirmek için ortalama bir insan beyni gerekmekte. eh hem daha kolay olan hem de pek beyin gerektirmeyen eylemlere yönelme eğilimi içerisinde olan arkadaşları boşuna eleştirmiyoruz. güzel güzel örgütlenmişler, iyi bir başlangıç atmışlar, devamı bu şekilde olmamalı.

    bu tarz olaylarda isen ya idealist olacak çizgini belli edeceksin ya da bu tarz olaylarda olmayacaksın.

    edit 2: "olay"dan kasıt bu tarz bir oluşum, bu tarz bir girişim, kalkışma, hak arama çabası vs.