karamazov kardeşler - fyodor mihailoviç dostoyevski - youreads

    • okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (9.23)
karamazov kardeşler - fyodor mihailoviç dostoyevski
tüm zamanların en başarılı romanları arasında sayılan karamazov kardeşler dostoyevski'nin kaleme aldığı son büyük eseri ve başyapıtıdır. bencil, paraya ve zevke düşkün fyodor pavloviç karamazov'un esrarengiz ölümü, birbirinden çok farklı karakterlere sahip oğullarının hayatını geri dönüşü olmayacak bir şekilde değiştirmekle kalmayıp tüm rusya'nın yakından takip ettiği bir davaya dönüşecektir.

dostoyevski, karamazov kardeşler'de yazarlık yaşamı boyunca kafa yorduğu hemen bütün temaları işleyerek dev bir esere imza atmış, bu son eseriyle de çok büyük övgüler almış ve kitabın yayımından kısa bir süre sonra ününün doruğundayken hayata veda etmiştir.

"...karamazov kardeşler yaklaşık dört yüz bin sözcükten oluşan bir destandır.."
-edward hallett carr-

"hayatta öğrenmek istediğiniz ne varsa hepsini karamazov kardeşler'de bulursunuz..."
-kurt vonnegut-

ergin altay çevirisi, yazarın kitaba dair yazısı, richard p. blackmur önsöz ve sonsözleriyle, yazar ve dönem kronolojisiyle.
(tanıtım bülteninden)


  1. kanaatimce dostoyevski'nin en iyi romanı budur. orhan pamuk'un deyişiyle "son bin yılın romanı", freud'un değişiyle "dostoyevski'yi sanatçılık babında shakespeare'in hemen yanına koyan eser"dir.

    benim üzerindeen çok durduğum, kafa patlattığım karakteri ivan karamazov'dur. her bir karakterde dostoyevski'nin kendi hayatından yansımalar görsek de bu yüzden hepsi ilginçleşse de ivan'ın üzerinde fazlaca durulması gerekmektedir. nihilizm ile rus nihilizmi arasındaki farkı ivan çok iyi yansıtmaktadır.

    büyük engizisyoncu ve ivan'ın şeytanla konuştuğu bölümler onlarca kez okunabilir, hatta felsefe bölümlerinde ders olarak okutulabilir. kitap gerçekten sarsıcı.
  2. çok geniş bir konu alanı vardır. bir bakarsınız ivan federoviç'in şeytanı ile tartışmasını okursunuz, bir bakarsınız ufaklık ilyuşeçka'nın duygu dolu hkayesini, bir alyoşanın manastır günlerine dönersiniz, bir mitya'nın içinden çıkılmaz durumuna. kitabın o kadar çok karakteri olması, bu kadar fazla konuyu işlemesine sebebiyet vermiştir. ilyuşeçka ve onun arkadaşları ufaklıklar, özellikle de kolya, onların üzerinden yapılan rus gençliği eleştirisi için kitap içinde var olmuş gibiydiler, lakin öyle hissettirmeden geçti ki bu, sanki olayın akışının içinde yerleri var gibiydi. hiç çocukları garipsemeden, ana hikayenin yanında bir de onları okudum ve bu kurguyu çok sevdim.

    kitabın özellikle daha önce bahsedildiği gibi, ivan'ın şeytan ile olan diyaloğu bölümü çok iyi. bunun yanı sıra mahkeme konuşmaları, olayları da gerçekten mükemmel. suçlu olarak belledikleri mitya'yı suçlayan her bir kişinin, avukat tarafından ahlaksızlıklarının ortaya çıkarılması gerçekten beni çok etkileyen bir bölümdü. aslında masum, suçsuz olan mitya'yı suçlamaya gelenlerin, ondan daha ahlaksız, en azından bir konuda ondan daha suçlu oldukları avukat tarafından gösterilmiştir. onların ise kendilerini hiç suçlamadan, hiç kendilerine bakmadan henüz hiçbir şekilde suçluluğu ispatlanmamış olan dmitri karamazov'u suçlamaya gelmeleri, insanların suçları hep başkalarının üzerinde güzel bulduklarının bir kanıtıdır. bunun gibi birçok meselenin elden geçirilmiş olduğu ve gerçekten insan duygularına dair nerede her şeye rastlayabileceğiniz bir kitaptır, şiddetle tavsiye ediyorum.
  3. çocukların iyi yetişkinler olmasını istiyorsanız onlara nasihat vermek yerine iyi anılar yaşatın, iletisine sahip olan başyapıt.
  4. aklıma mutlu ol yeter dizisinde ki "yaramaz o kardeşler" repliğini getiren kitaptır. bir de, ah be dosto... insan okuyacak onu neden o kadar kalın kitap yazıyorsun?
  5. her okunuşunda yeni şeyler keşfedilerek, tekrar tekrar hayran olunan bir başyapıttır. üzerine yazilan pek çok makaleden benim ilgimi en çok çeken taşansu türker'in kaleminden çıkan "karamazov kardeşler'de politik sembolizm" olmuştur. makalede 'çok' özetle, aile metaforu kullanılarak yapıldığına inanılan politik sembolizmin çözümlenmesi amaçlanmıştır. makaleye göre;

    fyodor karamazov (baba)-çar'ı
    babanın ilk eşi-petro öncesi dönem'i
    babanin ikinci eşi-petro sonrası dönem'i
    dimitry karamazov-rusya ve panslavist ideoloji'yi
    ivan karamazov-rusya'daki batıcı akımlar'ı
    alyoşa karamazov-rus gerçekliğini kilise ile özdeşleştiren rus ülküsünün siyasal iktidar kaygılarından uzak öz'ünü
    smerdyakov-halk yığınları'nı (sosyalist proletarya)
    grushenka-slav birliği'ni
    katya-rus aristokrasisi'ni
    peder zosima-rus ortodoks kilisesi'ni sembolize etmektedir.
    türker, yazımında dönemin siyasi konjonktürü ile dostoyevski'nin hayatıni mercek altina aldıktan sonra, kurduğu bu bağlantılari açıklamalarıyla aktarmaktadır.
  6. sadece dostoyevski'nin değil 19.yy ında en yüce ve en güzel romanıdır.(bkz: bence)
    kitaptaki din ekseriyetli tanrı'ya dair diyaloglar, yaşamın ta kendisinin en saf halleriyle bize okur olarak sunulması, psikolojinin sadece betimleme amaciyla kullanilmasi değil önemli bir konu/alt-metin olarak yer almasi, başlı başına bir felsefi roman olması gibi düşündükçe çoğalan içeriklere sahip evrensel magnum opus.

    ayrıca stefan zweig uc buyuk usta adlı kitabinda karamazov kardesler için şöyle der: karşılaştırmaların en yükseği bile dostoyevski için fazla düşük değildir ve onun eserlerini dünya edebiyatının en yüceleriyle, en ölümsüzleriyle karşılaştırabiliriz. bana göre karamazov’ların trajedisi orestes’in karmaşık işlerinden, homeros’un destanından ve goethe’nin eserinin yüce tasarımından daha aşağı kalmaz. hatta bütün bu eserler dostoyevski’nin eserlerine göre daha tek yönlü, daha basit, daha az bilgi doludur ve daha az gelecek yüklüdür.