lal hayal - ezel akay - youreads



  1. sanırım izleyeli bir ayı geçti ama içerik üretmekten çok kendimi eyleme amacıyla ara sıra girdiğim için yazmayı sürekli erteledim.

    tıpkı diğer youserların yazdıkları için de geçerli olduğu gibi yazsam da yazdıklarım ne kadar değerli, kaliteli, kaç kişi okuyor, okuyanlar izlemiş mi, kaçı daha aynı başlığa yazı yazacak, hakkında entryler üzerinden bir tartışma geçecek mi vs vs ne gereği var o da ayrı bir konu ya neyse başlığı açayım ve yazayım geçeyim hadi.

    lal hayal tek kişilik bir oyun. oyuncumuz songül öden televizyondan tanıdığımız, az çok oyunculuğu hakkında fikrimiz olan bir isim. beni oldukça şaşırttı.

    sahnede gördüğüm songül öden'in televizyondakiyle hiç ilgisi yok. çok fazla televizyon, dizi izleme alışkanlığım yok ama bu songül öden o tek düze ses tonuyla, hep aynı vücut dilini, mimikleri kullanan songül öden değil.

    sahnede vücuduna, hareketlerine yaşından hatta genç bir oyuncudan bile beklenmeyecek kadar hakim ve koordinasyonu çok iyi, sesine, vurgularına, tonlamalarına yine çok hakim benim performansını çok beğendiğim bir oyuncu vardı.

    hatta oyunun ilk 10 dakikasında sahnedekinin o olduğunu bilmeme rağmen acaba o değil mi diye düşünecek kadar bambaşkaydı. tüm oyun boyunca farklı yaşlardan, farklı eğitim, kültür seviyelerinden, farklı sosyal çevrelerden 7 kadını canlandırdı. ve naçizane bence doğulu şiveleri hariç çok başarılıydı.

    işin özüne gelirsek; zaman zaman genel olarak kadın ya da kadınların problem(ler)inde ana etmen, nedenlerden birinin yine kadın olduğu erkek düşmanlığı yapılıyoru düşündürecek kadar göz ardı edildi, zaman zamansa bu gerçek bence belirli çevreleri rahatsız edecek ölçüde net ve açık ve her ilişkide erkeğin suçlanması, erkeğin şeytanlaştırılması ya da şeytanlaştırılması çabası saçmalığını çat diye izleyicin yüzüne çarpacak bir şekilde ortaya kondu. bu ifade artık kaç kişiysek bazılarımıza çelişkili gelebilir ama oyunu izleyenlerin ne demek istediğimi anlayacaklarını düşünüyorum.

    sağol canım şimdi övüp geldim diyebileceğimiz ezel akay'ı ben genel olarak beğenmem ya da elimi küçültüp daha doğrusu özel bir beğenim yoktur diyeyim. oyunun sahnedeki son halindeki ağırlığı ne kadardır bilmiyorum ve bu nedenle bir şey söyleme gereği duymuyorum.

    güzide platformumuz youreads'te tiyatro yorumlarının olmazsa olmaz değerlendirme kriterlerinden olan sahneye salınan sis efektlerine gelirsek; gerekli miydi ya da ne kadar gerekliydi yani ne gereği vardı bilinmez ama şikayet edilecek, rahatsız olunacak seviyeye ulaşmayan güzide popüler efektimiz ölçülü biçimde kullanıldı. ^:swh^

    son söz; songül öden'in başarılı hatta sıra dışı oyunculuğunu izleyecek olmak, sizi önceden biletinizi alarak, organize olarak ve ederek evinizden çıkıp tek seansa yetişecek şekilde bir yerlere gitmeye motive ediyorsa gitmelisiniz.

    ekleme: tv izleme alışkanlığım o kadar zayıf ki evimde ki her ay faturasını ödediğim iki tv platformundan biri bozulmuş 6-7 aydır açmadığım için haberim yok. yine her ay düzenli faturasını ödediğim diğer platformu açmayalı 2-3 sene olduğu için çalışıp çalışmadığından bile haberim yok. ilkinin durumundan evime gelen misafirin tv açmak istemesi sonucu haberim oldu, nasıl düzelteceğimi bile bilmediğimden beceremedim. ancak 2-3 gün sonra aynı platformu kullanan birilerine sormama rağmen çözememişken deneme yanılma yaparken tesadüfen halledebildim. buna rağmen diğerinin durumunu kontrol etme ihtiyacı bile hissetmedim.

    ekleme 2: kısa bir akademisyenlik denemesinden sonra kariyer mesleğimin küçük burjuvalık kulvarında ekmeğimi kazandım. daha da sonra sıkıldım ve yine kariyer mesleğimin beyaz yakalısı oldum. şu andaysa eğitimini aldığım alanla hiçbir ilgisi olmayan lise yıllarında aldığım eğitimin ekmeğini çok yediğim, kabaca tek o hatta birincil faktör olmamakla beraber olmazsa olmazı olduğu bir iş yapıyorum. evet çevremde entelektüel insanlar oldu, bunun yanında pseudo entelektüel, entelektüelimsi ki bu hiç iyi bir özellik değildir, ağır bir yergi ifadesidir, insanlarda oldu. arada bir ki çok nadir yaparım ciddi konuştuğumda işte sen busun extracts, sen şölesin, sen bölesin diyenler olsa da entelektüel olduğumu hiç iddia etmedim. ama en azından ne olduğu, neden bahsedildiği belli olmayan, yazarından başka hiç kimseye bir şey ifade etmeyecek şeyler yazıp yazıp silmiyorum. ^:swh^

    neden probleminiz var denmişti ya ben arada bir birilerine, bir şeylere sırf ve safi yapmış olmak için olmamak kaydıyla eleştirmek anlamında fena sallarım. şu anda sadece takıldım. latife yaptım.^:swh^