nursen yıldırım - youreads



  1. kimsenin yaralarımı üflemesine gerek yok.
    kimsenin beni sevmesine,
    sahiplenmesine,
    insanların beni önemsemesine ihtiyacım yok.
    ve şu an herkes terkedebilir beni, umrum evde yok...
    ...
    "bir şeyler oluyordu, uzun zamandır olmayan birşeyler..
    ağlamıyordum mesela, az önceden önce.
    sarhoş olmuyordum.
    istemekten öte, şükrediyordum..
    yıldızlar yine yoktu, gökyüzü yine karanlık, yine ay'ı göremeyeceğim kadar dardı odamın penceresi,
    yine mahallenin lambası, belediyeden istifa etmişti.
    ama biri gelip, geceleri sevmeyi öğretmişti.
    uyumayı da öyle..
    ve uyanmayı, gülümseyerek hem de."

    kimsenin ellerinin yakamda yeri yok.
    ve yok ahım kimseye, bu böyle biline...

    "bir şeyler kopuyordu,
    hayatıma diktiğim adamların suretleri gibi.
    beni kalabalıklaştıran ne varsa, tek tek.
    sanmıştım ki huzur, sen ve benden ibaret.."

    kimsenin kınayan bakışlarında kaçmam,
    kimsenin üzerime yürümesinden de korkmam.
    haydi biri çeksin tetiği,
    başımı eğmem, ardıma bakmam
    ve bin kez daha vurun titrersem, hiç alınmam.

    "bir şeyler bitiyordu.
    yine !
    kaderim, tekrardan ibaretti.
    seneryo aynı seneryo, rol aynı rol, partneri allah değiştirmiş olmadı dedim. sustum.
    ben zaten böyle zamanlarda hep susuyordum..
    kendimi, çatırdayan yüreğimin sesinden başka her şeye yumuyordum.
    usul usul ağlıyor, söylemiyordum.
    sigara üstüne sigara yakıyor,
    yüzüme çarpılan kapının rüzgarını üzerime giyerek olay yerinden uzaklaşıyordum.

    iyi değildim kabul ediyorum,
    hatta belki ölecek gibiydim..
    alışacağımı düşündükçe, hıçkırıklarım çoğalıyordu.
    aşmam gerekecekti yine,
    koca bir dağı,
    bir okyanusu,
    bilmem kaç kadeh rakının sarhoşluğunu..
    aşmam gerekecekti, yenilgilerimin tuhaf korkusunu..
    üstelik gözlerini de özleyecektim olduk olmadık zamanlarda,
    hüzünlenecektim boktan aşk filmlerinde..
    herkes "giden" kokacaktı biraz.
    öyle işte..."

    kimsenin beni yargılamaya hakkı yok,
    geçmişimle.
    ve artık,
    kimse yok gelecek hayallerimin merkezinde.

    "kendimi senelerdir suçluyordum zaten,
    kendime senelerdir düşman gibi bakıyordum bazen..
    bilmiyordu,
    ve dil darbeleri,
    tam da hatalarıma isabet ediyordu.
    en suçlu olduğum yerden vuruyordu beni.
    en kırıldığım yerden,
    güvensizliğimin tavan yaptığı, o histen vuruyordu.

    hiç bir yere uğramadan, zoruma gidiyordu.

    içimde ölmek telaşı vardı, hiç olmadığı kadar.
    içimde fırtınalar,
    volkanlar..
    içimde bir orman vardı, yaktılar.

    biteli henüz birkaç dakika olmuş bir şeyleri üzerime yıkıp kaçtılar..

    böyle zamanlarda ben sustuğum kadar suça meyilli oluyordum.

    ve o kadar sertken yumruğum,
    şu duvarlar benimle konuşacak cesareti nereden buluyordu,
    hiç bilmiyordum.."

    üstelik her kimsenin kimi varsa, sikmek gibi bir şeyler isterken ben
    anlaşılmıyordum.
  2. "...ölüm gibi oluyor bazen. ölmüşüm gibi. ben her şeyden vazgeçiyorum. zengin olabilme ihtimalimden vazgeçiyorum. erteliyorum bugünleri, hiçbir şey yapmıyorum. kendime, kendimi kanıtlıyorum. hiçbir şey yapmıyorum. bir ölü kadar hiçbir şey yapmıyorum.
    bu yüzden bana kendini hatırlatma...

    hayata döndürüyorsun beni. iş ilanlarına bakıyorum mesela. erkenden uyanıp sokağa çıkıyorum. durmadan kontrol ediyorum saatleri, takvim tutuyorum, gazete alıyorum, karıştırmıyorum günleri. bir kez daha ölmesi güç oluyor. bir kez daha vazgeçmesi zor oluyor... zor oluyor bulup bulup, kaybetmesi seni ya da kaybedip kaybedip, kazandım sanması."