orhan pamuk - youreads

orhan pamuk

Kimdir?

ferit orhan pamuk (d. 7 haziran 1952, istanbul), 2006 yılı nobel edebiyat ödülü sahibi türk yazar.  2006 yılında time dergisi tarafından dünyanın en etkili 100 kişisinden biri seçilmiştir.

yazarlığa 1974 yılında başladı. 1979 yılında ilk romanı olan "karanlık ve işık" ile katıldığı milliyet roman yarışmasında birincilik ödülünü mehmet eroğlu ile paylaştı. bu roman cevdet bey ve oğulları adıyla 1982 yılında yayımlandı ve  1983 yılında orhan kemal roman ödülüne layık görüldü. ikinci romanı sessiz ev 1984 yılında madaralı roman ödülünü, fransızca tercümesi 1991 yılında prix de la découverte européenne ödülünü kazandı. 1985 yılında yayımlanan tarihi romanı beyaz kale ile 1990 yılında abd'de independent award for foreign fiction ödülünü kazandı. 2002 yılında yayınlanan kar romanı amerika'da 2004 yılında "yılın en iyi 10 kitabından biri" olarak gösterilmiştir. 1998 yılında yayımlanan benim adım kırmızı 24 dile çevrildi ve 2003 yılında irlanda'nın ünlü international impac dublin literary award ödülünü kazandı. romanlarının dışında, yazılarından ve söyleşilerinden seçmelerin ve bir hikâyesinin yer aldığı öteki renkler (1999) ve ömer kavur'un yönettiği gizli yüz adlı filmin senaryosu (1992) vardır. bu senaryo, 1990 yılında yayımladığı kara kitap romanındaki bir bölümden yola çıkılarak yazılmıştır.


  1. kitaplarında her fırsatta suçluluk duygusu işlemesi aklıma iki seçenek getiriyor; ya felsefi ve psikolojik donanımı eksik, ya da her köşe kapılmış diye düşünüyor. son kitabında nihayet farkli bir zeminde konuyu ele almış, freud'dan yürümüş iyi kötü kotarmış. ama kendisinin tarzına yakın olan freud değil jung'tur. az okuyup çok yazmak iyi değil daha çok okuması gerekir. araştırmacılık ve istanbul bi yere kadar ve sınıra geldi artık. camus'ler sartre'lar bir varoluşçuluktan neler neler çıkardılar beklentimiz artık bu yöndedir. çünkü artık her şey eskidi sayın pamuk, cern'de deney yapılalı 4 yıl oldu.
    abi
  2. şunu dilerim ki hakkında yorum yapan kişiler en az bir kitabını okumuş olsun.

    lütfen ön yargılı olmadan önce okuyun. ezber edilmiş cümleleleri yazacağınıza kendi tespit ettiğiniz bir şeyi yazın, pamuk'un romancılığın hep birlikte tartışalım.

    iki kitabını okudum ve şuanda da üçüncüyü okuyorum. bana kalırsa iyi bir romancı. öyle ülkeyi tanımadığını filan da düşünmüyorum.
  3. ilber hoca’da sıkıntı var. son birkaç yıllık performansından hiç memnun değilim. ciddi bir tarihçilik, araştırma-yayın, öğrenci yetiştirme faaliyeti yerine beylik demeçlere, komikliklere dayalı bir popülariteyi tercih ediyor gibi görünüyor. bir takım açıklamalar kendisi yapmasa bile yakıştırılıp abartılarak bir şekilde onun iradesi dışında tedavüle mi giriyor bilmiyorum. yine de ortaya çıkan tablodan rahatsız olduğu, önünü almaya çalıştığı yönünde bir emare göremiyorum. osmanlı’da alman nüfuzu, imparatorluğun en uzun yüzyılı gibi esaslı çalışmalar yerine cahil capsleriyle gündeme gelmesi üzücü. en son celal şengör ile videosunda dönen muhabbetler mide bulandırıcıydı. (bunları ilber hoca başlığına mı yazsaydık?)

    pamuk’a ilişkin açıklamayı bir konuşmada neredeyse birebir yapmış sanırım, sonradan bir miktar karikatürize de edilmiş olabilir, bir biçimde capse dönüşüp dolanıma girmiş. vurucu ve şık olmak adına hoca’nın mevzuyu süslediği abarttığı anlaşılıyor. en azından namaz saati kısmında tarafların anlaşması ise, açıklamayı bağlamın dışına itmeyi, asılsız hale getirmeyi engelliyor.

    dediğim gibi ilber hoca’yla sıkıntı var, ama bu pamuk’un sadece türk medyası tarafından değil uluslararası medya tarafından da pompalanan intihalci vasat bazı konularda yarı-cahil bir yazar olduğu gerçeğini değiştirmez. m.bardakçı beyaz kale’nin, y.küçük benim adım kırmızı’nın intihal olduğunu ortaya koyalı 10 yılı aştı sanırım. postmodern edebiyatta buna metinler arası gezinti deniyor, göle bir damla da katsan özgün yeni bişey yapmış sayılıyorsun. romanlarındaki dilbilgisi ve mantık hatalarına ilişkin değişik mecralarda bir dünya örnek verildi, tekrara gerek yok. kar’daki gibi samanyolu dizilerinden hallice kurguları muazzam politik atmosferleri beni hep etkilemiştir. türkiye siyasi tarihine siyaset sosyolojisine hakimiyetini ve bunu yetkin bir edebiyatla ortaya koyuşunu görmek için son kitabının 103-104. sayfalarına bakabilirsiniz.

    son 30-40 yılda basılan kitabın insanlık tarihi boyunca basılandan fazla olduğu söyleniyor. bu durumda meselemiz okumaktan çok ne okuyacağımıza karar vermektir. belki de haddimi aşıyorum ama şunda ısrarcıyım: ortalama okuyucu için herhangi bir anda çeşitli alanlardan atıyorum 100 adetlik okunacak kitaplar listeniz varsa cevdet bey ve oğulları, kara kitap bir yerlerinde yer alabilir, diğerleri 1000'lik listeye bırakılsa da olur. (eleştirmen, edebiyat araştırmacısı, tez yazarı vs. için tabii ki durum farklı) mesela yaşar kemal yeni hakka yürüdü. külliyatına başlamak, geri dönmek için en güsel zaman.

    reklamseverlik sigara gibi kötü bir alışkanlık, kanaryaseverlik gibi zararsız bir hobi olmasa gerek. medya ve reklamlar ile kitlelerin okuma davranışı yönlendiriliyor, bazı kitapların satışı artırılıyor, bir kültürel hegemonya inşa ediliyor. pamuk’un new york times’ta, review books’ta ikide bir övülmesi, saçma sapan siyasi açıklamalarına yer verilmesi, aslını okumadan ahirini yazan ve son zamanlarda benzer biçimde üzerimize sıkılan piketty’nin kitabında ilgisiz bi yerde pamuk’a atıf yapması hep iyi roman yazmasından. efes-gs maçını beklerken bi araba boş laf ettim işte, boşverin pamuku pamuklara sarmaya devam…
    mutlu
  4. turkiye'de elestirmenleri siyaset ve futbol elestirmenleriyle benzerdir.okumayan okuyandan daha cok bilir
  5. o kitapları yazan orhan pamuk ile youtube'da demeçlerini izlediğim orhan pamuk arasındaki alakasızlık insanı ürpertiyor. kitaplarının büyük bir özveri, araştırma ve çaba ürünü olmasını destekleyen bir durumdur.
    abi
  6. birçok kitabında tarihi konuları işler. hemen hemen herkesin tarih bilgisinden şüphe duymadığı ilber ortaylı gibi ağır bir otorite tarafından bile kitaplarında işlediği tarihi olayların doğruluğu veya yanlışlığı sebebiyle değil aslında hiç yazmadığı caminin balkonu yazısı sebebiyle çaresizce eleştirilen nobel edebiyat ödülü sahibi bir adamı tarih alanında çok cahil diyerek yaftalamak komiktir. edebi yeteneğinden hiç bahsetmiyorum bile.
  7. öldükten sonra bir anda ülkenin göz bebeği biricik yazarı olacaktır.
    gizeh
  8. nobel ödülünü kimin kazanacağı sahibi açıklanmadan zaten belli olmaktadır. zira ödülü alacakların bu ödülü almasına sebep ödülden önce yaptığı çalışmalardır ki bu da ödülü kimin alacağı konusunda insanların güçlü tahminler yapmasına hatta kimin kazanacağını açıkça görmesine olanak sağlar. kendisinin geçmişte yaşanan olaylarla ilgili sağduyulu ve tamamen kişisel ifadeleri bir ülkeyi, hele hele de o ülkenin vatandaşını kesinlikle katil yapmaz. zira ülke denilen şeyin vatandaşlarından ayrı bir tüzel kişiliği vardır. bir ülkenin suçlu kabul edilmesiyle otomatik olarak vatandaşının da suçlu kabul edildiğini sanan kişilerin eleştirdiği ülkenin büyük edebi değerlerinden biridir orhan pamuk.
  9. kafamda istanbul'la özdeslesmis olan yazar. bütün kitaplarinda buram buram istanbul var. zaten kafamda bir tuhaflik adli kitabinda da "bazi insanlar ayaklari ile düsünür" diyor. sanki butun kitaplarini istanbul'u adim adim gezerek ve yasayarak yaziyor. istanbul'u sevdigine inandigim yazardir.