osman aysu - youreads

osman aysu

Kimdir?

osman aysu, türkiye'de polisiye-gerilim türünde romanları ile en bilinen yazarlardan biridir.istanbul'da doğmuş ve istanbul'da büyümüştür.soyu osmanlı'dan gelen ailesi de 3 asırdan beri istanbul'da yaşamaktadır.ilk ve orta öğrenimini istanbul'da tamamlayan yazar, üniversite eğitimini de istanbul üniversitesi hukuk fakültesi'nde devam ettirmiştir.

öğrenimini tamamlayan yazar, uzun süre avukatlık mesleğini icra etti.bu sürede mike hammer ve philip marlowe gibi yabancı polisiye roman yazarlarının eserlerinin müdavimi olan yazar, yerli polisiye roman bulamamanın sıkıntısını yaşamıştır.

1989 yılında avukatlığı bırakarak kendini eve kapamıştır.sorumluluk sahibi bir türk olarak yabancı kaynaklara mahkum kalmamak için suç edebiyatını ele almayı gerek görmüştür.bu süre zarfında beş-altı polisiye roman yazmıştır.ilk kitap taslağından birini okuyan eşinin tavsiyesi ile kitaplarını yayınlatmaya başlamıştır.

tüm eserleri mesleğinin ve merakının da etkisi ile suç edebiyatından oluşmuştur.eserlerinde akıcılık özelliğine önem veren yazar, bunun okurun sıkılmadan kitabı okuyabilmesi, yarıda bırakmadan merakla kitabın sonuna gelebilmesi için önemli olduğunu düşünür.yazar sezgilerinin de etkisi ile yaşanılan ya da gelecekteki olayları tahmin ederek eserler yazabildiğini dile getirmektedir.buna örnek olarak cellât kitabını gösterir.susurluk kazasının başka bir görünümü olduğunu iddia eder ve yaşadığı çağın olaylarını dikkatle gözlemleyen her insanın, çevresinde neler olup bittiğini ve yakın gelecekte neler olabileceğini kolaylıkla kestirebileceğini söyler.

türkiye'de polisiye-gerilim romanlarının öncüsü sayılan yazar günümüze kadar birçok eser üretmiştir.bu eserler ile kendisinden sonra gelenlere de örnek teşkil eder.yazarın kitaplarının başlıca karakterlerini dedektifler, casuslar ve ajanlar oluşturur.

yazar, günümüzde daha ince hesaplanmış olayları ve suçları içeren, psikoloji ağırlıklı polisiye romanlarını yazmaya devam etmektedir.yazar, eserlerindeki bu sıçrayışı "birinci kategori eser yazma" olarak tanımlar.

gençliğinde gazeteci olmak isteyen yazar, muhabirliğin yazarlık için ön aşama olduğunu düşünür.polis muhabirlerinin, mesleklerindeki gözlemleri ve deneyimleri ile ileride iyi bir polisiye yazarı olabileceklerini söyler.

 



  1. sürekli belli kalıplar içinde roman yazar kendisi.

    mesela tüm karakterleri (ister sokaktan yetişmiş ister aristokrat bir çevrede büyümüş isterse de genç olsun) bol bol arapça kelimeler eder, genci yaşlısı bol bol "mamafih, lâkin" falan der ve aynı üslupla konuşur (uzun cümleler falan)... keza sadist seks fantezilerine sahip kötüler, güzel ve yakışıklı oyuncuların mutlaka "iyi" olması (tabii güzel bir kötü kadın da olabilir ama bu durumda o da bir şekilde iyilerin safına geçer), kötü karakterlerin tipsizliği, bol bol seks sahneleri (gerçi bazı kitaplarında bu sahneler daha azdır, ama birçok kitabında mutlaka bulunur böyle şeyler), farklı bir ırktan olan karakterin ulusunun tüm etnografik özelliklerini taşıması (ekose ceketli ve viski içen iskoçlar, bira içen alman dazlakları, dostoyevski okuyan ruslar vs) ve iyilerin mutlaka kazanması her kitabında ortaktır. belki de bu kadar şablonla yazdığı için her yıl birkaç romanı çıkar.