pedro almodovar - youreads



  1. imdb puanları pek iç açıcı olmasa da tüm filmleri izlenmeye değer şahsiyet. hiç bir sinemacıda bulamadığım, filmlerinde seyirciyi hikayenin içine çeken bir yeteneği var. senaryoları genellikle saçmadır ve gereksiz dram içerir. ispanyol kültürünün etkisinden olsa gerek filmleri ayrı bir tad bırakır. gelmiş geçmiş en iyi yönetmenler içerisindedir.
    sde
  2. 1949 doğumlu ispanyol yönetmendir. ilk dönem filmlerinin çoğu güçlü renk kullanımlarıyla akıllara kazınmıştır. cinsellik, cinsiyet, cinsel temsil ve elbetteki güçlü kadınlar filmlerinin vazgeçilmezidir.

    filmlerinde, faşist franco döneminin yarattığı baskıcı ideolojiye, kiliseye ve hayatın önündeki tüm yasaklara ve engellere, tüm toplumsal cinsiyet rollerine bir başkaldırı vardır. hatta kendisi de bunun franco’nun ölümünün ardından değişen bir ispyanya’yı sembolize ettiğini belirtmektedir. ( aklımda kalan bir röportajdan)

    almodovar filmlerinin belirgin özelliği öznenin kadın olmasıdır. hikayeler çoğunlukla kadınların gözünden anlatılır; kadınlar, acı çekiyor olsalar da erkeklerden daha güçlü ve daha katmanlıdır; hikayeleri de onlar sürükler; rol model olarak da kendilerini gösterirler. kadınlar içine düştükleri zor durumdan kurtarılmayı bekleyen, çaresiz, pasif nesneler değildir ya da film sonunda ince hastalıklara yakalanıp ölüme mahkûm olmazlar. aksine onun kadın karakterleri erkekler nedeniyle içine düştükleri zor durumdan kadın kadına bir dayanışma sayesinde ve birer özne olarak çıkarlar.

    erkekler ise çoğunlukla adeta silinmişlerdir; ya da baskıcı varlıkları ile olumsuzlukları çağrıştırırlar. olumlu bir şekilde öne çıkan erkekler de vardır elbette. ancak bunlar, toplumda yaygın kabul gören “erkeklik” imgeleri ile donatılmamışlardır. ayrıca anlatının merkezinde kadınlar yer aldığından erkek karakterlerin yok denecek kadar az olduğunu ve hatta filmin ilerleyen sahnelerinde de bu erkeklerin ölerek yok edildiğini ya da hasta, yetersiz erkekler olarak var olabildiklerini görürüz. özetle filmlerinde hegemonik erkekler yok edilir.

    bununla birlikte var olan erkek karakterlerde çoğu kez feminenleştirilir. belki de biraz da bu nedenle filmlerinde tarvestiler, eşcinseller yani toplum tarafından dışlanan cinsel kimlikler ayrıca hayat bulur ve özne olabilmek için adeta kimlik değiştirir.