1. bir zamanların üvey gezegeni idi, artık tamamen reddedildi. zaten gezegen ailesinin bir ferdi iken de aşağılanırdı, hep bir şüphe, bir tereddüt.

    üveyliği de 1930 yılında keşfedilip o heyecanla 9. gezegen olarak anılmasından geliyor. 70'li yıllardan sonra güneş sistemi dışında plüton'nun yapısına benzeyen çok sayıda cisim saptanmaya başlayınca plüton'dan biraz kuşkulanmaya başlıyor bilim insanları. ve 2005 yılının bir sabahı eris keşfediliyor. üstelik bu plüton'dan daha büyük. işin sonunun gelmeyeceğini anlayan söz konusu bilim insanları (bkz: Uluslararası Astronomi Birliği) 2006 yılında Güneş Sisteminde bir gezegen olmanın koşullarını tanımlıyor. Bu tanımlama sonrasında Plüton gezegenlikten çıkartılarak, Eris ve Ceres ile birlikte cüce gezegenler sınıfına dahil ediliyor.

    bu koşullar da başlıca şöyle;

    1. Güneş (ya da her hangi bir yıldız) etrafında dönme.
    2. Kendi kütlesinden dolayı küresel bir yapıya sahip olma.
    3. Yörüngesindeki “enkazı” (yani her türlü başka küçük gök cismini) temizlemiş olma.

    ilk ikisi tamam da bizim plüton 3. maddede tıkanıyor. yörüngesindeki dönüşünü 248 Dünya yılında tamamlamasından mütevellit Bu kadar uzun sürede dolaşılan yörüngeyi “temizlemek” haliyle imkansız imiş. çevresi Kuiper Kuşağı denilen, asteroit ve başka küçük cisimle dolu bir arkadaş bu plüton. Haliyle bu durum gezegen olma kriterlerinden üçüncüsüne takılıyor. sanki bilim insanlarının bir garezi var gibi açığını bulmuşlar.

    ama hikaye burada bitmiyor. plüton sanıldığı gibi sahipsiz değil. dışlanmış olabilir ama yalnız asla. dünyanın birçok yerinde plüton lehine yürüyüşler, gösteriler düzenledi, kampanyalar başlatıldı. nitekim itibarını iade edenler de oldu.

    bu da bir ünvanı plüton'a çok görenlere gelsin.
    one