popüler olan her şeyi kötülemek - youreads



  1. zaman zaman benim de takındığım gittikçe yaygınlaşan tutum .

    popüler olan her şey iyidir, güzeldir demiyorum hatta çoğu kötüdür diyebilirim ancak bazen sırf popüler olduğu için, popülariteye olan önyargımızdan dolayı yerdiğimiz hadi yermesek de hakettiği ilgiyi göstermediğimiz şeyler de oluyor. aslında sevdiğimiz ama çok sevildiğini ya da çok ilgi gördüğünü görünce soğudumuz şeyler gibi. o yüzden kimsenin bilmediği sevilebilecek şeyleri bulunca mutlu oluyor, bize ait hissediyoruz. sadece bizim anlayabildiğimiz bir güzellik anlayışını keşfetmişcesine.

    bu durum bana; sanki bir bütün olarak gördüğümüz diğerlerinden, farklı olabilme adına takınılan haksız bir tavır gibi geliyor.

    tekrar altını çizmekte fayda var; sığ, kalitesiz ve hakettiği ilgiden fazlasını gören popüler olan şeylerin eleştirilmesi, yerden yere vurulması açısından herhangi bir sorun yok ama popüler olan her şey de kötü değildir.
  2. sanırım "bu avam insanlarla aynı şeyi seviyor olamam." düşüncesinin sonucudur. yani ürünle ilgili değil; ürünün etki alanıyla ilgili bir durum.
  3. popüler olan her şeyi kötülemek kavramının daha da kötüsü iyi / kaliteli bir şeyin popüler olmasını istememek hatta popülerleşince ondan uzaklaşmak. bu kadar yanlış bir tavır olamaz. hem insan sürülerinin yoz ve cahil oluşundan bohem bohem şikayet et, hem de iyi bir şey popülerleşince, geniş kitlelere ulaşınca rahatsız ol.
    her şeyin en iyisi bende olsun ama kimsede olmasın diyen kıskanç kötücül insanlar bunlar. ortalama seviyeye yakın olduğunu hissedip gerilirler bu durumda. o zaman kendi çabalarıyla ortalamanın üstüne çıkmalılar.
    popüler olan her şey kötü değildir, olmamalıdır. iyi bir kitabı, iyi bir düşünceyi, iyi bir bilgiyi yayın ve sevdirin. bunların misyoneri olun.

    iyi şeyler popüler olursa belki de dünyayı güzellik kurtarır
  4. popüler olan her şeyi kötülemek de bir nebze hastalıktır.

    mesela şuanda popüler olmaması gereken çok şey var. gereksiz şarkıcılardan saçma eşyalara kadar. işte onları eleştirenleri normal karşılarım ama gerçekten iyi bir şeyi marjinallik için eleştiren insan da en az o saçma şeyleri popüler eden kitle kadar maldır benim için.
  5. sırf popüler diye bir şeyi yerlere göklere sığdıramamak, seviyormuş gibi yapmak ile popüler diye yerin dibine batırmak veya sevmiyormuş gibi yapmak aynı saçmalık. bence insanların sorunları bu. her şeyi altında bir önyargı yatıyor. insanları tanımadan bilmeden yargılamak, bu sevilmiş o zaman yapmalıyım/yapmamalıyım demek, marjinallik çabası içerisinde olmak veya genel olarak sevilen konulara fanatiklik derecesinde bağlanmak. arasını bulamıyoruz. ya kötü anlamda önyargılı besliyoruz ya da fanatiklik derecesine varan bir bağlılık gösteriyoruz.

    oysa tek yapmamız gereken şanslıysak sürecek ortalama 80 yıllık ömrümüzü diğer insanların beyinlerinin içerisinde değil kendi bedenimizde yaşamak. sevdiğiniz ve sevmediğiniz bir şeyi, gerçekten kendiniz olduğunuz için sevip sevmediğinizi anlamak için, aklınızda böyle düşünmenizin sebeplerini listeleyin.

    popüler olan nerdeyse her şeyin insanların fanatik olma arzusu sebebiyle kirletildiğinin farkındayım. ama siz neyi elinize alırsanız alın ona ilk dokunan sizmişsiniz gibi tertemiz bir görüşle bakın ona ki hayattan ve ilgi alanlarınızdan zevk alasınız.
    özgün olmak farklı olmak değildir çünkü. özgün olmak binlerce insanla aynı yolda yürüdüğünüz halde, kaçıncı el olduğunu bilmediğiniz duygular yaşadığınız halde, herkesle aynı kelimeleri kullanıyor olduğunuz halde kendi tarzınızla bunları yapıyor olmaktır. başka tarzlara benziyorsa bile ne olmuş, gözlerimiz aynı diye dünyaya aynı bakmıyoruz ki?

    kısa bir süre önceye dek tek istediğim hiç kimsenin parmak basmadığı bir noktaya parmak basmaktı. taklitten kaçmak, kendi yolumu bulmaktı. ama bir arkadaşım sayesinde öğrendim ki bu hayatta taklit ederek büyürüz; konuşmayı, yazmayı ve diğer şeyleri böyle öğrendik.
    insanların kendisi olabilme serüveni taklitlerden geçer yani. dengeyi kurmalıyız. bu yazının altında kendini topluma ispatlamış(!) popüler bir ismin imzası olsa, şu an okuduğunuzdan daha farklı okumamaya çalışmalısınız. bırakacağınız her parmak izini "bunun üzerinde binlercesi var, ben farklı olmalıyım/ kirletilmiş bu, ben dokunmayacağım" fikrini aklınızdan atarak bırakmalısınız. sonuçta o kitaba, filme vb. çok el değdi ama o hep sizinkini bekliyordu.
    jole
  6. milyarlarca sinek bok yiyor, yanılıyor olamazlar gibi bir söz vardı.

    herkesin aynı yolu tercih etmesi onun iyi olduğunu göstermez ki genelde tenha yollar daha güzeldir dikkat edin bu yollar aynı zamanda tehlikelidir de.
    erlik
  7. gozlemlerime gore 15 yaş civari baslayip 24 25lere kadar çıkabiliyor bu durum. sonra olgun bi insan oluyor ve populerin de bir kültür oldugunu anliyorsunuz.
    (bkz: popüler kültür)
  8. popüler olunca değer kaybetmez ki güzel olan.
  9. kültürler arası geçişin çok kolay olduğu bir dönem için inanılmaz sert çıkışlar yapılıyor. haliyle popüler her şey kötüdür algısıyla hareket ediyoruz bir süre sonra. bir kültür kuşağını ne ile tanımlarsan pratiğini de onunla yaparsın aslında. bu yüzden imlediğimiz kavramların az ve sığ olması nedeniyle popüler kültürün kötü olduğu sonucuna varıyoruz. bu sonuç da bizi bir yere götürmüyor. yüksek kültür ve geleneksel kültürden ayrılan farklı bir akım olan popülerizmin bileşenleri tasnif edilemeyeceğinden saçmalanıyor tabi. sınıf değiştirerek ileride klasikleşen yapıtları düşününce muallakta kalınıyor. bülent somay tarihin bilinçdışı kitabında bunu güzel ele alır. hemen tüketilen kavramlarla klasikleşebilecek şeyleri belirtir. sapla samanı ayırır kısaca. frankenstein'ın popüler bir kitap olduğunu ama zamanla kültleştiği örneğini verir mesela. ama bunu direkt günümüze uyarlayamayız. hepsi birbirinin aynı fanzinlerle, gereksiz bir geçmişi romantize etmeyle herhangi bir kültür yaratılamaz.
    sezgi
  10. popülarite, doğası gereği, eline aldığı her şeyi standart haline getirir ki popüler bir olgunun varacağı tepe noktası orasıdır. bunun sonucunda da popüler olan her şey yozlaşır. garip olan ise yoz bir şeyi ululamaktır; kötülemek değil.
    efendim, gün gelir de popüler olan şeyleri kötülemek popüler olursa bu eylem de yozlaşmış demektir. işte biz o gün tükeneceğiz.
    t