1. hayvanlarda -özellikle sığır, koyun- ani olarak ortaya çıkan ve insanlara da geçebilen bulaşıcı bakteriyel bir hastalıktır.

    kurban bayrami sonrasi ismini daha cok duyacagimizi biliyordum cunku ithal hayvanlarda bulunduguna dair birkac kez uyari yapilmisti fakat kimse dikkate almadi. kurban bayrami sonrasi bugune kadar 3-4 vaka ve karantina haberleri verildi. sivas ve istanbul basta olmak uzere birkac ilde simdiden ufak capli karantinalar var. 3. dunya ulkesi oldugumuzun kanitlar nitelikte bir vaka. tarim ulkesi olup hayvanini disaridan alan ve bu alimda milyonlari ceplerine indirenler mutludur umarim. insan hayatinin zaten bir onemi yok ulkede yeterki birileri para kazansin. sarbonlu hayvan da yeriz biz, les te yeriz, at eti bile yeriz fark etmez.
  2. Ülkemizde gittikçe yayılan bir hastalık. Haberlerde izledim iki şehir daha şarbondan karantinaya alınmış. zaten baştan böyle olacağı belliymiş. uzun zaman öncesinden ithal hayvanların taşındığı araçlarla, geldiği yerlerle ilgili kötü koku haberleri yapılıp duruyormuş. İnternetten ulaşabilirsiniz o haberlere ama kimse bu kadarını da tahmin edemezdi sanırım. Gerçi deli dana iddiası da çıkmıştı bir ara ama bazı sebeplerden net olunamıyor. oralara girmeyeyim. burada haberi var. Siz karar verin.

    veteriner hekimlerin açıklamaları da rezaletin boyutlarını açıklıyor. her şey göz göre göre olmuş gibi. ithalatçılar hayvanları sağlık kontrolünden geçirmemizi istememiş. neden acaba? hayır madem öyle gidin başka yerden alın ama yok olur mu? ülkeye getirdikten sonra kontrolü yapılsa kaç yazar? zaten hayvan ülkeye girmiş oluyor. bu ülkede hayatta kalmak gerçekten mucize. savaş filminde gibiyiz. bombayla şehrin göbeğinde ölebiliriz, maganda kurşununun hedefi olabiliriz, yan baktına kurban gidebiliriz, şaka gibi ama bu devirde şarbondan bile gidebiliriz. daha çok şey var da uğraşmayacağım.

    neyse konuya dönersem bir haftadır hiç et yemedim. teknik olarak dokunmadım da çünkü bildiğiniz gibi çeşitli bulaşma şekilleri var. Yemenin haricinde dokunma, soluma gibi. zaten etle çok arası olan biri değilim. kavurma, parça et falan yemem. bir ara demir eksikliği yüzünden zor durumda kalmıştım. o ara köfte gibi şeyleri c vitamini içeren şeylerle tüketip, yediklerime dikkat etmiştim. böyle devam edersem yine ilaç içmem gerekebilir ve sıkıntılı olmuştu. demir içeren sebzelere sardım ben de ne yapayım :( döner, içli köfte gibi şeylere çok düşkünüm ama bir süredir onları da yemiyorum. Sütü bırakmadım ama aslında ondan da geçermiş. İyi markalardan almakta fayda var. şaka maka iş veganlığa doğru gidecek gibi. veganlar siz kazandınız :d bu arada bazıları da çıkmış sütte şarbon olmaz diyor. kim takar artık sizin açıklamanızı. et fiyatları düşer diye bakan bile vardır eminim.