1. cevabı pek çok yerde ( dini kitaplar vs.) bulunan cevaptır. insanları ve diğer canlıları kendisine kulluk veya ibadet etmesi için yaratmıştır ama neden? veya evreni neden yaratmıştır? zaten mükemmel olan bir varlık neden birilerinin kendisine ibadet etmesini ister, evrenler yaratır?
    not: müslüman ve kendimce inanan bir insanım sadece bu konuyu felsefi olarak tartışmak istedim. felsefe tartışmaktır, akıl yürümektir sonuç olarak.
  2. bu nasıl bir tanrı tasavvur ettiğine göre değişir.

    felsefi olarak evrenle ilişkisine göre tanrıyı 4 şekilde tanımlıyorum:

    1) evrenin içinde: eski dinler evrenin oluşmasına çok fazla kafa yormayıp, çevredeki olayların oluş sebebini tanrı ya da tanrılara bağlamıştır. çevrende görebileceğin bir ağaç, bir hayvan, güneş, ay, herhangi bir şey tanrı olabilir. örnekler: eski pagan dinleri, yunan, roma, mısır mitolojileri, şintoizm, hinduizm,...

    2) evrenin dışında: tanrı evrenin tamamen dışındadır, evren onun yarattığı bir şeydir. klasik ortadoğu dinleri; islam, hristiyanlık, musevilik, bahailik,...

    3) evrenin kendisi (içkin): evren tanrının kendisidir. onun varoluşu ile beraber biz de varız ve onun içindeyiz. örnekler: panteizm

    4) evrenin kendisi ve dahası (içkin ve aşkın): tanrı, evrenin kendisidir ama ondan da fazla birşeydir. "en-el hak" durumudur. kabala ve tasavvuf gibi ortodoğu dini yorumları bu sınıfa girer.

    sonuç olarak;

    1. sınıfta bir tanrıya inanıyorsan: evren ezelidir.
    2. sınıfta bir tanrıya inanıyorsan: herşeye gücü yettiği için canı öyle istemiş yaratmıştır, istediği zaman da yok edecek.
    3. sınıfta bir tanrıya inanıyorsan: evren dediğin şey zaten tanrıdır, o var olduğu için vardır.
    4. sınıfta bir tanrıya inanıyorsan: evren tüm özellikleri ile tanrının bir parçasıdır, o var olduğu için vardır ama tanrı sadece evren değidir.
  3. kadım bir ırkın fen bilgisi ödevi olduğumuza inandıran çıkarım.

    - hocam dönem ödevimi taktim ediyorum.

    - olmamış otur sıfır..!
  4. valla kendince müslüman ve hadislere inanmayan birisi olarak elbette kuran üzerinden gideceğim.

    bu soruyu melekler allah'a sorduklarında size ne la dünya benim kul benim demiştir.

    şaka lan şaka. çarpılacaz gece gece.

    "ve rabbin meleklere: “muhakkak ki ben yeryüzünde bir halife kılacağım.” demişti. (melekler de): “orada fesat çıkaracak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın? biz seni, hamd ile tesbih ve seni takdis ediyoruz.” dediler. (rabbin de): “muhakkak ki ben, sizin bilmediklerinizi bilirim.” buyurdu."

    buradan ne anlıyoruz allah'da melekler de insan ırkının ne mal olduğunu biliyor. hatta allah bir ayette insan ve cinleri bana kulluk etmesi için yarattım derken, öteki bir ayette insan ve cinleri cehennem için yarattık diyor. şimdi buradan düz bakarsan allah kafasını eseni cehenneme atıyor gibi duruyor ama öyle değil.

    aynı allah ben bu dünyayı sınav için yarattım diyor, ve düşünmenizi istiyor.(şuanki müslüman toplumları fail) ki ilk ayet ikra oku, anla, davet et olarak 3 anlama gelir. yine allah boş kaldın mı başka bir işe koyul der. yani bu dünyaya bizi neden yaratmış, düşünüp taşınıp doğruyu bulmamız, iyi doğru dürüst kimseler olmamız ve üretmemiz için.

    biz ne yapıyoruz kalp kırıyoruz, günde 8 saat dizi izleyip abi amerika'yı bir takım güçler yönetiyor yeaa diyerek çok düşünüp dizi izlemeye devam ediyoruz.

    edit: diğer bütün şeyleri de zaten canlılar için yaratmıştır. kuran da öyle diyor.

    edit 2: asıl olayı unuttum yukarıda cehennem ve ibadet için yarattım diyen 2 ayet için. buradan benim anladığım şey insanların çoğu cehenneme gidecek. müslümanım deyip islamın şartlarını yerine getirmeyen, günümüzde gösteriş için, birilerine yaranmak için inanıyormuş gibi yapan insanlar da cehennemin en dibini boylayacak. mesela din adamları. ayetlerimizi para karşılığı satanlar için azap vardır diyor. özetle o iş öyle olmuyor.
  5. çok kısa ve öz bir cevap vereceğim; egosunu tatmin etmek için. aslında bu bile öyle bir varlık olamayacağının kanıtı.
  6. abi ciddi ciddi bilinmek için yazılıp bu tanrıya inanılıyor.

    çok mantıksız değil mi lan bu iş? benim her şeye gücüm yetiyor, istesem evrenler yaratabiliyorum tek bir sözümle. gücümün sınırı yok hatta gücün ta kendisiyim. buna rağmen insan gibi kusuru bol bir canlı yaratıp bana inanmasını ve bana şükretmesini isteyeceğim. bu ego tatmini değil de ne? insansı bir duygunun dibi. dinlerin insanlar tarafından oluşturulduğunu söyleyince kızıyorsunuz ama rica ediyorum biraz sorgulayın.

    ulan adam sistin şapel'inin tepesine, hristiyanlığın kalbine tanrı insan beyninin ürünüdür diye resim yapmış. daha ne kadar açık olabilir?
  7. üstü açık kırmızı bir ferrari araban varsa ve bunu kimse görmeyecekse bir anlamı yoktur. bunu herkes görsün ve bilsin istersin. insani bir anlayış. bu ego sebebiyle bile tanrı kusurlu olur. kusurlu bir tanrı da tanrı mantığına uymaz.
  8. birliği çoklukla, sonsuzluğu ölümle, varlığı yoklukla anlatan tanrı, nefrete sevgiyi, ayrılığa aşkı, gaddarlığa da merhameti yapıştırmıştır.

    bildiğim bir şey varsa o da, tanrı varsa, tanrısız olması gerektiğidir.

    insan içerideki tanrıdan bihaber, dışarıda kurguladığı bir tanrı imajına tapıyorsa hatadır. bu şirkin en açık anlatımıdır.

    adem ve eşinin neden, hangi sebeple var edildiğini bilirsek, tanrının yaratmaktaki amacını belki bir nebze de olsa anlayabiliriz.
  9. tanrıda insani şeylerin olması garibine giden arkadaşlar, insanda tanrısal özellikler olabileceğini düşünmeliler.

    biraz karmaşık bir durum kabul ediyorum. ancak düşünelim beraber. kainatta var olan varlıklar içerisinde, insan farklı bir yerde. onu diğerlerinden ayıran özellik ise temel manasıyla, şuur, irade ve benlik. ontolojik boşluğa düşen hayvan var mı henüz bilmiyorum.

    bu kimilerine göre böyle bir evrimleşmenin sonucu olabileceği gibi kimilerine göre de yaratılış. ben evrimi tamamen reddetmesem de bu ayırımda ikinci taraftayım. bundan sonrasını ona göre yazacağım.

    benlik. ben olma duygusu. arapçası ene. işte arkadaşların tanrıdaki insancıl düşünce dedikleri şey aslında insanlardaki tanrısal denilebilecek benlikten geliyor. tanrı bize onu bulabilmemiz için anlayabilmemiz için bir benlik vermiş. yani bu benliğe bakarak onu anlayalım diye. peki nasıl?

    mesela sahiplik duygusu var insanda. bir şeylere malik olma, mülk edinme. insan burdan şunu anlamalı ben nasıl izafi olarak bu şeylere sahip isem tanrı da bu evrenin hakiki maliki, sahibi demek ki.

    işte böyle düşündüğünde insandaki görünme, bilinme arzusu aslında bize şunu anlatır, benim izafi olarak bazı yeteneklerim var ve bilinmeli, kendimi ifade etmeliyim. demek ki hakiki olarak güzelliklere sahip olan tanrı da kendini bildirmek istiyor.

    elimizde 1 ton ağırlık olsun, bir tonu anlayabilmek için en azından bir kilogramlık kısmını ayırıp buna bir kilogram diyelim demeliyiz. ya da gölgenin olmadığı bir yerde ışık anlaşılmaz. ışığı bize anlatan şey karanlıktır.

    işte bu soru bu nedenle bir insan neden resim çizer demek gibi bence. sadece bir farkla (bkz: hakikat)