1. ruh kendinde bulunan çeşitli düşünce ve kavramları yeniden incelediğinde ve onlar arasında her şeyi bilir her şeye gücü yeter ve son derece eksiksiz bir varlığın fikrini bulduğunda bu fikirde kavradığı şeyle bu tam eksiksiz varlığın kendisi olan tanrının var olduğuna inanır. ruhta başka çok şeyin açık fikirleri varsa da, o bunlarda gösterdikleri şeyin varlığını sağlayan bir şey göremez halbuki tanrı düşüncesinde diğerlerinde olduğu gibi olası değil ama açık olarak zorunlu ve sonsuz bir varlık görür. nasıl üçgenden edindiği düşüncede üç açısının iki dik açıya eşit olmasının zorunlu olduğunu gördüğü için üç açının iki dik açıya eşit olduğuna inanıyorsa aynı biçimde tam eksiksiz bir varlıktan edindiği düşüncede zorunlu ve sonsuz varlığının bulunduğunu gördüğü içindir ki bu tam eksiksiz varlığın var olduğu sonucunu çıkarmaya yükümleniyor.

    bir başka bakış açısıyla sözü üstada bırakacak olursak:

    *r. descartes düşünceler (meditations) isimli eserinde bu kanıtı şöyle açıklamaktadır:

    ben, en yüce derecede yetkin varlık olan tanrı fikrini zihnimde taşıyorum. mükemmellik niteliklerinin birinden mahrum olan bir varlık, en yüce yetkin varlık olamaz. öyle ise tanrı'nın, yani en yüce derecede olgunluğa sahip varlığın, mükemmellik niteliklerinden mahrum olduğunu düşünmek çelişki ortaya çıkarır.

    varlık, bir yetkinlik niteliğidir. öyle ise varlıktan mahrum olmak, yetkinlikten mahrum olmak demektir. en yetkin varlık olan tanrı'nın varlıktan mahrum olacağını söylemek, çelişki doğurur. o halde, tanrı'nın var olması, tanrı kavramının ayrılmaz bir parçasıdır.

    sonuç olarak, tanrı gerçek anlamda vardır.

    en son olarak aziz anselm: tanrı'nın var olmadığını düşünmek, onun en mükemmel bir varlık olmadığını söylemek anlamına gelir, bu ise var olmak niteliğinin eksilmesi demektir. noksan bir varlığın tanrı olması düşünülemez bile. onun dışındaki var olan şeyler de ona katılarak ondan pay alarak, "varlık" kazanırlar. tanrı, mutlak varlık, mutlak iyidir.
  2. tasavvuf a göre tanrı bilgisine ancak kalbini kötülükten arındırmış kimse ulaşabilir.
  3. tanrı'nın varlığı öncelikli olarak adalet duygusuna aykırıdır. dinlerden söz bile etmiyorum. insanlık tarihine baktığımızda gördüklerimiz herhangi bir amaca hizmet etmiyor. tarih devamlı güç savaşlarını ele alıyor. kitaplar devamlı olarak güç savaşlarını anlatıyor. çoğu aşk kitabı bile iki insanın birbirine üstün gelme hikayesini anlatıyor. tanrı'nın varlığı söz konusuysa eğer insanlığın varlığı onun mükemmelliğinde kocaman bir lekedir. bu derece aç bir ırkı yaratmak ve bu yaratma sebep olmak herhangi bir varlık için utanç verici olmalıdır. eğer tanrı varsa ilk olarak bize karşı suçludur.

    benim düşünceme göre tanrı yoktur. tanrı fikri az önce bahsettiğim insana özgü açlığın dışavurumudur. çoğu zaman bir mazeret, bazıları için kullanışlı bir araç. tanrı fikrini kendi hizmetine alanlar onu büyüterek ve tekilleştirerek kendi putlarını diktiler. en aç olanlar kendilerini tanrı maskesiyle korudular.
  4. eğer varsa kendisinden şu aralar bir isteğim var umarım kulak verirde hayatımda en çok istediğim şey olur
    wtf
  5. norman malcom'un eleştirilere cevabı:
    1. eğer tanrı varsa onun varlığı gereklidir.
    2. eğer tanrı yoksa, onun varlığı imkansızdır.
    3. o zaman tanrı ya vardır ya yoktur.
    4. tanrı'nın varlığı ya gereklidir ya da imkansızdır. yani çelişki vardır.
    5. tanrı'nın varlığı mümkündür. imkansız değildir. yani çelişki ispatlanamamıştır.
    6. o zaman tanrı'nın varlığı gereklidir.
  6. bir hayat memat meselesi değildir kesinlikle. nihayetinde hayat bittikten sonra, olası ahiret senaryosunda varlığı problem teşkil edebilir.