tehlikeli oyunlar - oğuz atay - youreads

    • okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (9.38)
Yazar oğuz atay
tehlikeli oyunlar - oğuz atay
kişinin kendiyle savaşmasını ve yenmesini, kendini dönüştürmesini hayati bir sorun olarak algılamaya çağıran, çarpıcı ve sarsıcı bir roman. romanın baş kişisi hikmet benol, toplumdaki yoğun kargaşanın temelinde yatan gerçekliği araştırırken, gerçeklerle içtenlikle ilgilenmenin toplumu yönetenlerce tehlikeli görüldüğünü seziyor ve 'oyun oynuyormuş gibi' ilgilenmenin ve yaşamanın yollarını araştırıyor. ve hem 'tehlikeli' hem de 'oyun'la dolu bir yolda gidebileceği son noktaya kadar ilerliyor... (kitap bilgileri idefix'den alınmıştır.)


  1. bu kısmı okuduktan sonra bir sigara içtim, sonra yeniden okudum ve arkasından bir sigara daha yaktım.

    !---- spoiler ----!

    kafam cam kırıklarıyla dolu doktor. bu nedenle beynimin her hareketinde düşüncelerim acıyor, anlıyor musun? bütün hayatımca bu cam kırıklarını beyin zarımın üzerinde taşımak ve onları oynatmadan son derece hesaplı düşünmek zorundayım.

    !---- spoiler ----!
  2. her cümlesi birer aforizma niteliğinde olan oğuz atay' ın ilk okuduğum romanı.

    !---- spoiler ----!

    "fakat allah kahretsin! insan anlatmak istiyor albayım, öyle budalaca bir özleme kapılıyor. bir yandanda hiç konuşmak istemiyor tıpkı oyunlarda ki gibi çelişik duyguların altında eziliyor. fakat benimde sevmeye hakkım yok mu albayım? yok. peki albayım. bende susarım o zaman, gecekondumda oturur anlaşılmayı beklerim. fakat albayım, adresimi bilmeden nasıl bulup anlayacaklar? sorarım size, nasıl kim bilecek benim insanlardan kaçtığımı? ben ölmek istiyorum sayın albayım, ölmek. bir yandan da gözucuyla ölümümün nasıl karşılacağını seyretmek istiyorum. tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan, bir yandan da kılına zarar gelsin istyemiyor. küçük oyunlar istemiyorum albayım. kelimeler, kelimeler albayım, bazı anlamlara gelmiyor... ''

    !---- spoiler ----!
  3. hikmet benol her 'albayım' deyişinde sizin de içiniz burkulur; o çaresizliği, yalnızlığı, anlaşılma isteğini, yabancılaşmayı içinizde bir yerlerde en derinden hissedersiniz. aslında hikmet, tutanamayanlar' daki karakterlerden çok daha fazla tutunamamış bir karakterdir.

    içinde o kadar güzel pasajlar barındırır ki dönüp tekrar tekrar okuma isteği uyandırır. oğuz atay' ın en güzel eseridir.

    !---- spoiler ----!

    kafam cam kırıklarıyla dolu doktor. bu nedenle beynimin her hareketinde düşüncelerim acıyor, anlıyor musun? bütün hayatımca bu cam kırıklarını beyin zarımın üzerinde taşımak ve onları oynatmadan son derece hesaplı düşünmek zorundayım.

    !---- spoiler ----!
  4. kitabı ilk eline aldığında her kitapta olduğu gibi insanın içinden bir oturuşta okuyup bitirmek gelir fakat okudukça daha geç bitsin diye kendini kandırmadan edemezsin.kitabı bırakıp bırakıp tekrar dönersin , sehpanın üstüne koyup etrafında bir kaç tur atar tekrar eline alırsın fakat aklına koymuşsun bir kez bitireceksin o kitabı bitirmeden rahat edemeyeceksin ama bitirdikten sonra bitirdikten sonra büyük bir boşluğun içine düşersin sonra, sonra oturur hüsamettin albayınla niye bu kadar erken bitti diye tartışmaya tutuşursun ...

    '''kelimeler, albayım, hangi anlama geliyor?'' ''efendim?''
    ''kelimeler! albayım. hangi anlamda kullanıyoruz onları? ''hangi
    kelimeler hikmet?'' sizi neden yanımda dolaştırıyorum bilmem ki?

    ''bütün kelimeler. genel anlamda __kelime.''

    ''ne demek istiyorsun oğlum?''

    ''kelimeler canım işte. mesela kelebek.''

    ''ne kelebeği?''

    ''kelebek canım, bildiğimiz kelebek.'' ellerini açtı, kapadı.

    ''ha, o kelebek mi?''

    ''kelimenin aslı mı nereden __geliyor?''

    bu soruya tutunalım hiç olmazsa: ''evet''

    ''bilmiyorum.''
  5. oğuz atay'ın tutunamayanlardan daha beğendiğim asıl başyapıtı.

    kendiyle hesaplaşmaları bitmek bitmeyen hikmet benol'un hikayesi.

    !---- spoiler ----!

    insanı derinden etkileyen birçok söz içerir:

    ''ölmek istiyorum güzel kalmak için yapabileceğim tek hareket bu.''

    ''insan kendini anlatmaktan bıkıyormuş.''

    ''insan bazı güçlüklerden, ancak onları unutmak suretiyle kurtulabiliyor.''

    ''insanlardan kaçıyordum bilge, sonunda onlarsız yapamayacağımı anladım.''

    ''kelimeler aldatıcıydı; bizi gerçeklerden uzaklaştıran küçük tuzaklardı.''

    ''beni hemen anlamalısın, çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum.''

    ''oysa bizim bütün güzelliğimiz, yaşantımızla düşündüklerimiz arasındaki acıklı çelişkinin yansımalarından ibaretti.''

    ''beklenen geç geliyor; geldiği sırada insan başka yerlerde oluyor.''

    "bir insanın, iyi kötü, ortaya bir eser koyması ne kadar zor, ne kadar takdire şayan bir gayrettir bilemezsin.
    -ben ne koyuyorum ortaya albayım?" diye çekinerek sordu hikmet.
    -kendini koyuyorsun evladım; daha ne koyacaksın..."

    !---- spoiler ----!
  6. öyle satırları var ki, okuduktan sonra bir süre kitabı kapatıp üzerine düşünmek gerekiyor.

    !---- spoiler ----!

    -gerçek nedir hikmet amca?
    -yaz bakalım: gerçek, başkalarının bize uygulamaya çalıştığı tatsız bir ölçüdür.
    -birimi var mı hikmet amca?
    -birimi insandır.

    !---- spoiler ----!
  7. tutunamayanlar'da da benzeri bir etki yaşamıştım. kitabı bitirip derin bir analiz ve ohh bitti memnuniyeti değil daha çok okuma anında lezzet yaşatıyor ve bir şekilde bitmesin istiyorsun. tutunamayanlar ile kıyasını doğru bulmuyorum ama belli başlı göndermeler olduğu için önce tutunamayanlar sonra tehlikeli oyunlar'ı okumakta fayda var.
  8. "bütün gün evde oturup adaletin gelmesini beklemekten usandım. ben önce davranmak istiyorum."
  9. "başkalarını mühim bulmayanlar, bir gün kendilerini de mühim bulmayanlarla karşılaşacaklardır; fakat bu hakikat, onların mühim bulmamış olduklarının mühim olduğu manasına gelmez."
  10. "nev-i beşer bütün hayatınca mücerret kalamaz"