the pianist - roman polanski - youreads

    • izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.67)
the pianist - roman polanski
wladyslaw szpilman, savaş patlak verdiğinde 27 yaşındaydı ve polonya'nın geleceği en parlak konser piyanistlerinden biriydi. luftwaffe'de radyo istasyonu bombalandığında chopin'in c minor nocturne'nü çalıyordu.tüm yahudiler gibi o ve ailesi de evlerinden çıkartılarak varşova gettolarına sürülmüştü. bu çok yetenekli genç adam yeni yaşamında karaborsacıların ve işbirlikçilerin eğlendiği barlarda çalmaya başlamıştır.işte bu işbirlikçilerden biri onu ve ailesini ölüme götüren esir kampı trenlerinden birinden kurtarmıştır. savaş fısıltıları, direnişçiler ve sürpriz bir alman subayı sayesinde szpilman savaşta hayatta kalmayı başarır.


  1. ikinci dünya savaşını tam anlamıyla anlatabilmiş bir filmdir. ağlatmıştır.
  2. bu filmle ilgili söyleyebileceğim birkaç şey var:
    1-adrien brody bu filmde o kadar iyiydi ki üstüne yapıştı. başka rollerde çok beğenilmedi.

    !---- spoiler ----!
    2-aç bir insanın reflekslerini ve düşünme biçimini anlamaya çalıştık arkadaşımla.onun ikinci izleyişiydi.
    alman askeri yere düşen konservenin başında belirdiğinde yüreği ağzına geliyor insanın. asker kendisini takip etmesini söylediğinde adamın konserveyi almayı unutmamasına delirdi arkadaşım.ben en çok oraya duygulandım. yaşama ümidi hiç bitmiyor ve yaşarsa hala karnını doyurmak zorunda. açamadığı o konserve o kadar kıymetli ki onun için, ölüme de gitse yanına almayı unutmayacak. açlık kadar güçlü bir içgüdü var mı?bir de adam standart düşünme kabiliyetini yitirmiş artık.

    3-toplama kampında ailenin saçma derecede yüksek bir meblağa karamel alması var bir de. harcamasan o para ne işine yarayacak mantığına gelmiş insanlar.bir de bütün aile küçücük parçalar haline getirip yiyorlar onu.

    4-alman subay ayrılırken piyaniste adını sorar. piyanist 'spielman' diye cvp verir (biliyorum orijinali bu şekilde değil).subay güler ve bir piyanist için güzel bir isim olduğunu vs söyler.ben anlamamıştım, arkadaşım şadolsun anlattı. spiel almancada müzik aletleri için kullanılan çalmak fiilidir. (işin ilginci almanya'daydık)

    !---- spoiler ----!
  3. lehler icin cok onemli filmlerden biridir. sohbetleri sirasinda (hele bir de ickili bir sekilde politika,tarih,savas konusuyorsaniz) filmden bahsetmeye ozen gosterirler. sadece kendilerince hakli olduklarini dusundukleri bir soylemleri var, nedenini cozebilmis degilim ; `hem nazi almanyasi yikip atmis hem sovyet rusya yikip atmis ve dunya sanki bize hic birsey olmamis gibi bizim tarihimizi kucumsuyor!` sitemini cok yaparlar.

    ve ayriyetten filmin gercekciligini yadsiyan kisilere sadece soyle bir ornek vereyim, gecen gece gittigim bir mekanin duvarinda hala mermi izleri mevcuttur.