zamanın kısa tarihi - stephen hawking - youreads

    • okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (9.19)
zamanın kısa tarihi - stephen hawking
zamanın kısa tarihi 1988 yılındaki ilk basımından bu yana geçen yıllar içerisinde bilimsel yazın alanında bir başyapıt konumu kazandı. kırk dile çevrildi ve dokuz milyonun üzerinde baskı yaparak dev bir uluslararası ün kazandı.

kitap o dönemde evrenin doğası hakkında öğrendiğimiz en son bilgiler göz önüne alınarak yazılmıştı, öte yandan o günden bu güne hem atom-altı dünyanın hem de büyük ölçekte evrenin gözlem teknolojilerinde olağanüstü ilerlemeler yaşandı. bu yeni gözlemler profesör hawking'in kitabın ilk baskısında yaptığı kuramsal öngörülerin çoğunu doğrulayan nitelikteydi. bu gözlemlere, evrenin başlangıcından 300.000 yıl sonrasını araştıran ve hawking'in varlığını ileri sürdüğü uzayzaman dokusundaki kırışıklıkları tespit eden kozmik ardalan kâşifi cobe uydusunun son bulguları da dahildir.

kaleme aldığı özgün metne kendisinin son araştırmasından ve en son gözlemlerden edindiğimiz yeni bilgileri katma arzusuyla hawking, kitabının elinizdeki son baskısı için yeni bir önsöz yazmakla kalmadı, aynı zamanda solucan delikleri ve zaman yolculuğuyla ilgili çok etkileyici yepyeni bir bölüm kaleme alarak kitabını güncelledi.

"canlı ve kışkırtıcı.. hawking doğal bir öğretmen yeteneğine sahip: kolay anlaşılır yazıyor, mizah katıyor ve günlük yaşamdan örnekler veriyor."
-the new york times-

"tekerlekli sandalyede oturmasına karşın hawking'in zihni uzayın sonsuzluğunda her yere ulaşıyor ve evrenin gizemlerini açıklıyor."
-time-

"usta işi."
-the wall street journal-


  1. hali hazırda elimin altında bulunan ancak bir süredir bir türlü başlayamadığım kitap. en büyük korkum da hiç bir şey anlayamayacağımı düşünmemdi. ancak buradaki entryleri okuduktan sonra bu gece başlamaya karar verdim.
  2. bundan yıllar yıllar evel, ben 15-16 yaşlarında körpe bir delikanlıyken, önsözünün sonlarına doğru mealen "bu kitap tanrı hakkında bir kitap; belki de onun yokluğuyla" anlamındaki o cümleyi okuduğum anda kalbimi hızlı hızlı çarptırdığını hala hatırladığım kitap. toplumumuzda pek çok gencin din konusunda yaşadığı dargörüşlülük dönemini atlatmamı sağlamıştı ve kitabı okuduktan sonra (ve başka şeylerin de etkisiyle) olaya daha geniş bir açıdan bakabildim. sanırım bütün hayatımı olumlu yönde etkiledi ama o cümleyi okuduktan sonra "bir insan tanrı'nın varolmadığını ima edecek cesareti nereden bulur" diye düşündüğümü ve kitabı okurken annem ve babama karşı suçluluk hissettiğimi hatırlıyorum. vakti geldiği zaman siz de çocuklarınıza okutmayı ihmal etmeyiniz.
  3. serkan altuniğne'nin bu haftaki penguen dergisinde şöyle bahsettiği kitap :

    "... hawking'in 'zamanın kısa tarihi' kitabını mesela 4-5 kere okudum. çıkardığım tek sonuç: uzay var. biz de uzaydayız. bir de zaman var. tarih kısmını pek hatırlamıyorum. zaten kitaba 'zamanın kısa tarihi' ismini baz alıp "kısa bir kitap olsa gerek" diye atlayıp aldım. uzun değil ama o kadar da kısa değil. sonra dedim ki "bu heralde yine de uzun." hawking de öyle düşünmüş olacak ki 'zamanın daha kısa tarihi' isimli bir başka versiyonunu sürdü piyasaya. onu da okudum. şöyle söyliyim, 'zamanın iyice dibine kadar şuncacık kısa tarihi' falan gibi bir isimli versiyonu çıkmazsa bir daha okumam. iq'm yükselir umuduyla okuduğum kitap sayesinde iq iyice kuşa döndü. "
  4. "doğanın neredeyse tüm sırları keşfedilmiş, bize ne kaldı ki?" diye düşünürken daha çözülmesi gereken bir yığın bulmaca olduğunu yüzüme çarpan kitaptır. açıkçası okul hayatınız boyunca fiziğe az da olsa merak duyduysanız zaten bileceğiniz konuları anlattıyor, her sayfasında yeni bir şeyler öğreneyim diye başlarsanız hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. fakat daha öncesinde üzerinde düşünüp soru işareti ile bıraktığım birçok konuyu tekrar düşünmemi ve kafamın içinde karmaşık bir şekilde dağılmış olan olguları toparlamamı sağladı.

    evrenin insan zihninde ne ifade ettiğini antik yunan'dan günümüze kadar başarılı bir şekilde inceleyerek başlıyor, sizi newton'a ve sonrasında çağdaş fiziğin doğduğu yıllara götürüyor. solucan deliklerini ve zaman yolculuğu gibi karmaşık konuları incelediği bölümde biraz koptuğumu, altını çizerek okumama rağmen bazı yerleri tam anlamadığımı itiraf edebilirim. fiziğin birleştirilmesi bölümünde ise fizikçiymiş gibi kendimi kuantum ve izafiyet teorilerini birbirine uydurmaya çalışırken buldum.