1. diyelim yağmura tutuldun bir gün
    bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
    öbür yanda güneş kendi keyfinde
    ne de olsa yaz yağmuru
    pırıl pırıl düşüyor damlalar
    eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
    dar attın kendini karşı evin sundurmasına
    işte o evin kapısında bulacaksın beni
    diyelim için çekti bir sabah vakti
    erkenceden denize gireyim dedin
    kulaç attıkça sen
    patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan
    ege denizi bu efendi deniz
    seslenmiyor
    derken bi de dibe dalayım diyorsun
    içine doğdu belki de
    işte çil çil koşuşan balıklar
    lapinalar gümüşler var ya
    eylim eylim salınan yosunlar
    onların arasında bulacaksın beni
    diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya
    çakmak çakmak gözleri
    meydan ya taksim ya beyazıt meydanı
    herkes orda sen de ordasın
    herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından
    yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim
    özgürlüğe mutluluğa doğru
    her işin başında sevgi diyor
    gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili
    bi de başını çeviriyorsun ki
    yanında ben varım

mesaj gönder