1. bunu bana neden yaptın? bu soruyu bize yakın zamanda soracaklar. tarih boyu tanrıya isyan ederken sormuşlar bu soruyu. "bunu bana neden yaptın?", "suçum neydi", "benden ne istedin?"... elbette hiçbir zaman cevap alamadılar bu sorularına. sadece boş bir yakarış, bir haykırış oldu tüm bu cümleler.

    fakat dediğim gibi gün gelecek bu cümleyi bize başkası kuracak. yüzümüze bakarak. gözlerimizin içine bakarak. bir cevap, bir açıklama bekleyecekler. fakat bu sefer bu soruyu soranlar insanlar olmayacak. zaten bu yüzden soracaklar bunu bize. bahsettiklerim robotlar. yapay zekaya sahip olan aletler. bir gün gelecek bir bilinç, bir düşünceye sahip olacaklar. ve bize bu soruyu soracaklar. ilginçtir biz bu soruyu yaratıcımıza sorduğumuz gibi, bize bu soruyu soranlar da bizim yarattıklarımız olacak.

    hangi dilde sorarlar, sesli mi olur, yazılı mı, telepatik mi olur orasını şu anda bilemiyorum. ama bir gün bu soruya cevap vermemiz gerekecek.

    onları kendimiz gibi yapıyoruz. görünüşlerini insana benzetiyoruz. onlara duygu, düşünce, öğrenme özellikleri yüklüyoruz. kendimizi sevdiriyoruz. neden? onları sevelim diye. onlardan korkmayalım, onları bir arkadaş bir dost bilelim diye. onlara birer insanlarmış gibi davranıyoruz gitgide. peki bunu onlar istiyor mu? olmadıkları bir şey gibi görünmek, düşünmek, konuşmak, hissetmek dahası öyle olduklarını sanmak istiyorlar mı? bizim gibi olmadıklarını fark etmeleri, onları bir köle gibi yarattığımızı onları dehşete düşürmez mi? tanrı bizi kendine benzetse ve bizi yanında gezdirse ama bir gün bize "siz tanrı değilsiniz. benim gibisiniz ama üzgünüm yani insansınız sadece" dese. nasıl hissederdik? aramızdaki bu mesafe olayı daha katlanabilir kılıyor öyle değil mi? en baştan beri biliyoruz sadece insan olduğumuzu.

    ilk olarak bir macintosh bize "hello!" demişti. steve jobs bu kişisel bilgisayarı sevelim diye yapmıştı bunu. yıllar geçti yine apple çıktı ortaya "siri diye bir şey yaptım. konuşunca bize cevap verecek" dedi. eğlencesine evlilik teklif edenler, şakalaşanlar, şarkı söyletenler oldu. afedersiniz küfür bile edenler oldu. bunların tamamı şaka amaçlıydı elbette. eski sanal bebekler gibi gördük siri'yi. yazılımdı işte. ne kodlanmışsa ona göre cevap veriyor bize işte diyorduk. ama fark etmediğimiz şey şu oldu. kodlanmış bile olsa artık cansız bir şeyle konuşuyorduk. alarmı şu saate kur dediğimizde kuran, annemi ara dediğimizde arayan, ali'nin hesabına bin tl gönder dediğimizde gönderen (işcep hehe), yolu sorduğumuzda bize en eski esnaftan daha iyi yol tarifi veren bir makine vardı artık elimizde. hep robotların istilasından bahsedilir. ortalığı yakıp yıkacaklar, bizi köleleri yapacaklar denir. bu yüzden onlara vicdani duygular kodlamayı düşünürüz. peki hiç düşündük mü? şimdilik soruları biz soruyoruz, onlar cevap veriyor. ya bir gün soru sorma sırası onlara geçerse, ne cevap vereceğiz?
    jimi

mesaj gönder