• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (7.50)
efsane - iskender pala
efsaneler bazen denizden,
bazen aşktan ve ateşten gelirler.
aşktan ve ateşten ve denizden gelenler,
bazen ışık olurlar ve bütün zamanı aydınlatırlar...
efsane kurmak kadar, efsaneyi yazmak da efsaneye dâhildir.
bir çağı haritalarda bulamazsınız.
derine, insana ve tarihin denizlerine açılmak gerekir.
girdaplarda yüksek idealler saklanabilir.

bu kitapta
istanbul, gırnata, madrid, roma ve akdeniz; aşk diliyle kuşatıldı.
akdeniz, aşk kaleminin haritasıyla yeniden çizildi.
kılıç kılıca, cevher çeliğe çarptı, varlık da yokluğa.
ve hep bir yol vardı kalplerden denizlere.
derin denizler, büyük aşklar için atlas olup dokundu.
iskender pala, bir çağı ve o çağın efsanelerini dile döktü.
barbaros hayreddin paşayı...
sonra, bir gül sepeti getirdi.
isırılmış üç elmayı anlattı.
  1. barbarossa'nın sürükleyici hayat hikayesinin yanında içinde bir aşk hikayesinede yer veren okuduğum ilk iskender pala romanı.
  2. iskender pala'nın tarih anlatımı içinde aşk hikayesini işlediği enfes anlatımlı bir iskender pala eseri.
  3. ben daha tarihi bir roman bekliyordum işin aslı. şah ve sultan gibi. daha çok ortaçağda yaşanmış aşk hikayesi gibi olmuş. deniz sanki ana konu değil de yan konu gibi. kitaba başlamadan önce eski gemileri ve biraz denizcilik ile ilgili kavramları araştırsanız iyi olur. özet olarak ben beklentiyi yüksek tuttuğum için herhalde umduğumu bulamadım.
  4. şah ve sultan gibi akıcılığı olmayan bir iskender pala romanı. okumaya başlayıp da yarısına gelene kadar beklentinizi bir hayli düşürüyorsunuz ancak sonuna geldiğinizde bir hayli şaşıracağınız bir final sizi bekliyor. hele ki beşiktaş'ın ve beşiktaş'da bulunan barbaros hayrettin paşa'nın kabrinin hikayesini öğrendiğiniz de hayallere kapılarak kitabı zihninize bir kez daha bitiriyorsunuz.
  5. kopukluklarla dolu, kurgusu vasat, dili iskender pala'dan beklenenden daha yavan ama yine de damakta hoş tatlar bırakan kitaptır.

    yemyeşil kapağı ve dikkat çekici konusuyla sizi bir anda içine çekip, birkaç oturmada bitittiriverir kendini. bu açıdan kusursuz olmasa da, akıcıdır. eğer bu kitabı tekrar okuma şansım olsaydı, kafamın rahat olduğu, belki ılık bir yaz gecesi bir oturmada hızlı hızlı bitirip geçerdim diyeyim, siz kitaptan benim beklediğim; karşılaştığım neticeleri bir miktar da olsa çıkarmaya uğraşın.