1. büyükşehir zannedilen ama insanlarına ve düşünce tarzına bakıldığında aslında bir anadolu köyünden öteye gidemeyen, köyler topluluğu.

    şimdiye kadar kimsenin bu başlıkta herhangi bir şey karalamamasına şaşırmadım, bu tür mecralarda toplasan bir düzine kadar insan anca çıkar bizden zaten. her fırsatta buradan kaçmaya çalışmama rağmen, doğduğum, büyüdüğüm ve şuan içerisinde yaşamaya devam ettiğim şehir. her gün bana yaşadıklarımla biz bu akvaryumun balığı değiliz dememe sebep olan, kötü niyetli insan topluluğu.

    boş zamanında ne yapıyorsun sorusuna, uyuyorum diye cevap verecek kadar hiçbir şeyle ilgilenmeyen, kültürel konularda hiçbir şey bulamayacağınız, kendiniz gibi insanlarla tanışamayacağınız ve en çok da, sevebileceğiniz bir kadını zor bulacağınız bir şehir.

    cahilliğe sözümüz yok ama kötü niyet, buradaki insanların ciğerine işlemiş.
    isk
  2. insanlarını hatta ve hatta düşüncelerini sevmediğim hatta tiksindiğim insanlarla dolu bir şehir. tabi ki söz meclisten dışarı. ki onlarda 3-5 kişi. ellernden geldiğince geliştirilmeye çalışılmış ama bi halt olamayacagı anlaşılmış yobaz insan toplulukları
    ryu
  3. iş nedeniyle 2 günümü geçirdiğim, havası iç sıkıcı, mimarisi berbat, insanları hiç sıcakkanlı olmayan anadolu şehri.
  4. kasık-la'da kayseri tabagı + mantı ye, sonra ilk ucakla geri don bu mevsimde, kıs baslarken gitmek icin ucuz bilet al

    kayak icin son hafta , duyurulur
  5. büyük çomar devletinin başkenti olabilecek konumdaki ilimiz.
  6. nufüsta bağlı olduğum şehir.
    maalesef ki yaşanacak şehir değildir, ama 2-3 gün gezmek için gayet güzel bir şehirdir.
    özellikle yemekleri için, pastırma, mantı ve sucuk içi.. sırf yemek için gidip görmeye değer.
    insanlarının sevilmeyecek çok tarafı vardır, zaten bahsedilmiş daha önce.
    ben size sevilecek bir taraflarını anlatayım:
    bir eve misafir olduğunuzda, sizin bir ayda yediğiniz yiyecek miktarı sadece başlangıç olarak sofraya konur, kayserililer kayserililere asla cimri değildir. tıka basa doymadan hiç bir sofradan kalkamazsınız, ve gerçekten çok güzel yemekler yersiniz.

    arabada birine yol sordunuz diyelim, camı açıp size adresin tarif edilmesini bekliyorsunuz değil mi?
    hayır yanlış bildiniz, burası kayseri. kapınız açılır ve arabanıza binerler, "benim gideceğim yer de yolunun üstü zaten" deyip önce kendilerini bıraktırırlar, sonra size yolunuzu tarif ederler, ilk yaşadığımda şok olmuştum ama sonradan anlayınca insan tuhaf bir şekilde alışıyor.

    kadir has stadı güzeldir, bence görmeye değer bir stat. daha önce galatasaray'ın ceza aldığı maç buraya alınmıştı hem ona gittim, hem de beşiktaş-istanbul belediye kupa finaline, haliyle kayserispor'un maçlarını kastedemiyorum görmek lazım diyerek.

    kayak sevenler için de erciyes güzel bir seçim. uludağa gidip 3 milyar kişi arasında zar zor kayak yapıp milyarlar bayılmak yerine, burada gayet güzel pistlerde sporunuzu yapabilirsiniz.
    bunların dışında pek bir şey yok zaten, küçük alışveriş merkezleri, en büyük cadde olarak sivas caddesi vs. şehir bundan ibaret.

    özet: yemek yemeyi seviyorsanız, kayseri'ye gidin.
  7. insanlarından nefret ettiğim,insanların da sizi tanımadan sizden nefret edebileceği şehir.. ortaokul liseyi okuduktan sonra arkama bakmadan kaçtığım şehir. dışardan gelen insanlar genelde beğenirler şehrin düzenini fakat orası geniş yolların içinde uzun binaların oluşturduğu hapisten başka birşey değil. gençler için açılan kafelerden başka (bu arada onlar da son 5 yılda falan özellikle talasta bir artış gösterdi) hiçbir sosyal aktivite yoktur. zaten üniversite öğrencisini sevmezler. halkın üniversite öğrencisinden bu kadar kopuk olduğu bir şehir daha yoktur herhalde. zengini çoktur kayserinin. mesela en orta halli görünen ailenin bile en az 3 dairesi vardır kenarda. hükümetin sevebileceği prototipte bir şehirdir. zihniyeti prototipin dibidir. zamanın ülkücü başkentiyken ( hala kayda değer bir sayıda ülkücü vardır) şimdilerde hulöğcan yurdudur. değme ülkücülerin işine geldiğinde nasıl bir ak nefer olduğunu görmüştür bu gözler. şehrin inanılmaz bir abaza ağırlığı vardır. bindiğiniz otobüslerde taciz edilmeseniz bile mutlaka göz hapsine alınacağınız bir (genç- yaşlı farketmiyor) erkek vatandaş mutlaka çıkıyor. teyzeler, teyzelerimiz... zaten onların gözü hep üzerinizdedir. çünkü gençsinizdir. sokakta laf atılma oranı çok yüksektir. bakın bunu söylerken 'ben güzelim' olayına girmediğimi ayrıca belirtmek isterim. zira güzel değil 'dişi' olmanız yetmektedir kayseride laf için* . güpegündüz en işlek sokaklardan birinde çok rahat bir şekilde taciz edilebilir, sesinizi çıkarırsanız da insanların size sadece bön bakışıyla karsılaşırsınız. ben küçükken bir dönem mahallelerde yayılan çocuk tecavüzleri haberlerinden dolayı annemin bi ara sokağa çıkarmayışını da hiç unutmuyorum. kendinden olmayanı sevmezler. ha ülkede kimse kendinden olmayanı sevmiyor derseniz evet haklısınız lakin bu şirin kentimizde oran çok yüksektir. öyle ki bir bar bile bulamazsınız şehirde( harman pub hariç, onun da her yeri kapalıdır içini asla göremezsiniz) içmek isteyenler nevşehire giderler.
    velhasıl kayseriyi mi gezeceksiniz. gelin erciyesi gezin, şelalelerine gidin*,işte talası falan gezin,şehir merkezine 1gün yeter,sonra.. sonra kaçın abi.. arkanıza bakmadan kaçın.. bu şehir sizde kötü anılar bırakmadan kaçın.. kayseri ben daha içinden çıkmazken küçücük kalbimin üzerinde ağırlık yaratan bir şehirdi.. sevdiğim insanlar dışında* başka kimseyi hiçbirşeyi görmek istemediğim bi şehir olarak kaldı bende.. kaçın, herkesten nefret eden insanları birbirleriyle bırakın.

    edit: burada yazdığım başka şehir görmedim olayı, yaşadığım o dönemden bahsedilmiştir. görmediğim halde üzerime verdiği sıkıntı anlatılmıştır. yazar burada yazarken tabiki de başka sehirler de görüp yazmıştır efendim. saygılar.
  8. dünya'nın en eski ticaret merkezi kültepenin yer aldığı yer. şehrin tohumu bile paraymış.
  9. mantısı, pastırması, dışında adını her duyduğumda aklıma "köyden indim şehire" filmindeki şu sahneyi getiren şehir.
  10. öyle bir şehir ki içinde arkadaşlarınla oturup birkaç kadeh birşey içebileceğin mekan sayısı 2.
    biri hilton, son gittiğimde biraya 12 lira ödemiştik 2 sene önce, şuan ne kadar bilmiyorum. diğeri ise gidilebilir bir yer değil artık. ha diyeceksiniz "adamın tek derdi alkollü mekan olmuş" ama cidden arkadaşlarla bi kafede oturup çay içmekten ölmek üzereyiz.

    kayseri deyince benim aklıma malesef bu video geliyor. burada gerçekten mükemmel insanlarla tanışma fırsatım oldu ama otobüste tramvayda sık sık görebileceğiniz insanlar, videodakiler.

    meydana yapılan birkaç binanın altından eski yerleşim yeri çıktığı ancak kapatılıp üzerine bina dikildiği söyleniyor. ciddi anlamda, kazma vurulan yerden tarih çıkıyor. mö. 3000 döneminden itibaren yerleşim yeri olarak kullanılmış.

    ağırnas yeraltı şehri var kayseride. mimar sinan'ın doğduğu yer olarak kabul ediliyor. sebebi ise onun mimarisine çok benzediği ve normal bir mimarın standartları üzerinde bir mimarisi olması.

    kayseri kapuzbaşı şelaleleri. kesinlikle görülmesi gereken 3-5 güzelliğinden birisi.

    ölmeyi beklemek için fena bir şehir sayılmaz.