1. şuan trt belgeseldeki az sayıdaki güzel programdan birini izliyorum. program şehirden köye göçen insanların hikayesini ve köydeki yaşantılarını anlatıyor. ne varsa karadeniz, doğa, inekler, fındık ağaçları hepsi çok güzel.
    bunun ne alakası var popülariteyle diyeceksiniz. şöyle var ederim, şimdi bu doğal güzelliğin içindeki insanların kıyafetlerine baktığımda birinin kıyafetinde alcatraz yazıyordu.
    alcatraz. neden alcatraz? neden rize değil? neden ayder değil, neden trabzon değil? alcatraz karadeniz'den daha mı güzel? tabi ki değil. peki amerikadaki insanlar da üstünde izmir, istanbul, rize, antalya yazan kıyafetler giyiyorlardı mı? cevap hayır. neden peki?
    çünkü biz kendimizi övemiyoruz da ondan. belki de övmeyi seviyoruz. ama övmeliyiz. amerika bunu çok iyi yapıyor, bütün dünyada yayınlanan hollywood filmleri bütün dünyaya taşıyor amerikayı.
    ama aslında öyle değil. bize izlettikleri hollywood filmlerinde incecik dünya güzeli kadınları, karizmatik yakışıklı erkekleri olan, istedikleri zaman özel uçaklarıyla istedikleri yere giden insanlar gösteriliyor, amerika'nın ordusu mükemmel istihbarat ve savaş gücüyle bütün kötüleri dize getiriyor.
    ama en başta amerikanın çoğu obez. yani şişman ve tembel insanlar. bu insanlar ne yapıyor?
    kendilerini güzel göstermek güçlü göstermek ve tanıtmak için filmler çekiyor, bunların posterlerini t-shirt lere, bardaklara ve daha sayamayacağım bilimum şeye basıyorlar. hatta amerikan bayraklı boxerlar bile var ve oldukça yaygın.
    işte bunların hepsi popülerlik için, neden? çünkü artık popülerlik güç demek, kendini övmek, sahte de olsa sizi diğerleri karşısında yüceltiyor. ve amerika bunu çok iyi başarıyor.
    yani kendilerini yayıyorlar. iğrenç kültürlerini, fast foodlarını, dandik malzemelerini tüm dünyaya yayıyorlar.
    işte amerikanın dünyanın en güçlü devleti olmasının arkasında yatan neden. popülarite.
  2. ne yaparsanız yapın, hiç bir şey popüler olmadan, kimsenin ilgilenmek isteyeceği bir durum haline gelmez.

    bknz: nikola tesla yüzyılın mucidi olarak yakıştırmalar yapılır ama " prestij" filmi ile gerek dünya' da ve gerekse de ülkemizde tanınır hale gelmiştir.
    1990' larda veya 1980' lerde kaç kişi bilirdi bu adamı? bir elin beş parmağını geçmez...
    yazık.