• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (9.06)
the lord of the rings; the fellowship of the ring - peter jackson
çok eski çağlarda elf demircileri, güç yüzüklerini sihirli ustalıklarıyla yapmış ve karanlıkların efendisi sauron, bu yüzükleri işleyip kendi gücüyle doldurmuştur. daha sonra kendisinden çalınan, diğer tüm yüzüklere hükmeden, tek yüzüğü bütün gücüyle tüm orta dünya'da aramasına rağmen bulamamıştır.
yüzük, shire bölgesi'nde yaşayan frodo baggins adlı bir hobbitte bulunmaktadır. ancak çok büyük bir güce sahip bu yüzüğü yok etmek gerekmektedir. frodo ve arkadaşları, diğer ırklardan gelen arkadaşlarıyla birlikte yüzük kardeşliğini oluşturur ve hepsi bu yolculukta büyücü gri gandalf'ı izler.
  1. serinin bence en iyi filmi. gandalf'ın balrog'la savaşı, galadriel'in yüzüğü reddetme sahnesi ya da elrond'un divanı bunlar sadece bir kaç örnek. tom bombadil'i göstermemesi ise filmin ayıbı. her şeye rağmen hobbiton da olmak ya da orada olduğunu hayal etmek bile tarif edilmez bir mutluluk.
  2. orta dünyanın kurgusal atmosferini en iyi yansıtan serinin ilk filmi. ayrıca antik cüce şehri moria'yı, ve büyük elf şehri olan lothlórien'ında seyirci ile buluşturuyor. serinin diğer filimlerine kıyasla daha durağan ilerleyen bir senaryo hakim ama diğer filmlere nazaran macera hissiyatını sonuna kadar hissettiriyor.

    ayrıca: (bkz: hobbit an unexpected journey - peter jackson)
  3. kaç kere izlediğimi hatırlamadığım, savaş içeriğinin konusu gereği diğer iki filmden daha az olması; beğenme durumumu 3 film içinde en sonda tutmuştur. tabi bu durum tüm filmlerin mükemmel olduğu gerçeğini değiştirmeyecektir.
  4. çıktığı dönem lisedeydim. arkadaşla dershaneden çıkmış, sinema önünde afişini görmüş ve izlemeye karar vermiştik. o güne dek hiç duymadığım tolkien ve orta dünya alemiyle tanışmama vesile olmuştur bu film. ve ötesine de taşınmıştır ilgim. filmi soluksuz izlerken ben, arkadaşım yanımda uyuyormuş. yüzük tayflarının bree girişindeki kapıyı yıkmalarının gürültüsüyle koltuğundan öyle bir zıpladı ki, kahkaha attım. bu film bende fantastik edebiyat ve film sevgisini uyandırdı. zaten severdim fantastik dünyayı, mitolojiyi ama filmden çıktıktan sonra tam anlamıyla tutkunu olmuştum türün. hemen kitabın üç cildini aldım ve okumaya başladım. lisede 1 saatlik servis yolculukları, benim için orta dünya seyahatiydi aslında. kitapları bitirip, yeni filmi beklemek ise en sancılı dönemdi. o beklenen aralık ayı hiç gelmezdi. gelince de ne çabuk geçerdi... şimdi bir yıl daha mı bekleyeceğiz son film için? düşünceleriyle ikinci filmden çıkışlar ve ustanın diğer kitapları elbette... çok severim filmi, o dünyayı, karakterleri, mesajını, öncesini, sonrasını çok severim. en sevdiğim filmdir devam filmleriyle birlikte.
  5. serinin diğer filmlerine giriş yapılan bir film. savaş sahnesi az, hikaye çok. yolculuk güzel keyifli. kötü olanlar yüzüğü istiyor, iyi olanlarsa verilse de reddediyor. buradan şu anlam çıkıyor; kötü olanların kötü olmaktan yana bir şüphesi yok, ya yüzüğü alıp iyi biri olursam diye endişe etmiyorlar ama iyi olanlar kötüye dönüşmekten korkuyor. demek ki insanın özünde kötülük var ve iyilik mücadele ile korunuyor elde tutuluyor.
    abi
  6. kötü olanların kötü olmaktan yana bir şüphesi yok, ama "ya yüzüğü alıp iyi biri olursam" diye endişe etmeleri de pek mümkün değil. çünkü lotr evreninde yüzük sadece kötülük için kullanılabilir. iyilik için kullanmaya çalışsan dahi işe yaramaz, sadece kötülük getirir.

    bence tolkien burada "tek yüzüğü" güç (iktidar) kavramı ile özdeştiriyor ve yozlaşmanın kaynağı olarak açıklıyor. zaten kitapta diğer yüzükler de "güç yüzükleri" olarak adlandırılıyor ve hediye edildikleri tüm krallar lanetleniyor.

    gücün (iktidarın) tüm insan -ve diğer ırkların- krallarını iyilik/kötülük gözetmeksizin yozlaştırması söz konusu. tam da burada ingiliz kuramcı lord acton'ın sözü akla geliyor; "iktidar yozlaştırır. mutlak iktidar, mutlak yozlaştırır."
    ulgan