• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (8.00)
üç silahşörler - alexandre dumas
fransa kralı'nı devirmeye kalkışan kardinal richelieu.... ve onu durdurmaya çalışan üç kahraman savaşçı.... krallık muhafız birliği silahşörlerinden athos, porthos ve aramis'e gözükara d'artagnan'ın da katılmasıyla, kardinal'in adamları için zor günler başlar. silahşörler, kral ve kraliçe uğruna hiç çekinmeden hayatlarını ortaya koyarlar çünkü onlar gerçek birer şövalyedir. üç silahşörler'in unutulmaz sözü işte bu şartlarda doğar: "birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için!" fransız edebiyatının en popüler kahramanlarını yaratan alexandre dumas, hikâyesine ani sıçramalar, bir anda parlayan kılıç şakırtıları ve merak unsuru katarak okuyucuyu heyecanlı bir yolculuğa çıkarıyor. (kitap bilgileri idefix'den alınmıştır.)
  1. birden fazla olan şeylere ayrıca çoğul eki getirmek türkçe'de pek karşılaşmadığımız bir mevzu. sanırsam birden fazla olan şeylerin birbirine olan bağlılığını vurgulayıp onları portatif ve kompakt hale getirmek için nadir de olsa türkçe'de de böyle bir yöntem izlenebiliyor.

    1 - üç silahşör.
    2 - üç tane silahşör.
    3 - üç tane silahşör ama aynı zamanda birlikte hareket eden bir çete.

    4 - üç silahşörler.
  2. athos, porthos, aramis ve genç arkadaşları d' artagnan... öncelikle, kulak aşinalığından olsa gerek, hepimize doğru gelen ama aslında yanlış bir çevirinin ürünü olan üç silahşörler ismi, hasan ali yücel klasikler dizisi ile düzeltilmiş ve kitabın adı üç silahşör olmuştur. ingilizcedeki çoğul s takısı yüzünden böyle bir çeviri durumu oluşmuş ve yerleşmiş olsa gerek, neyse ki düzeltildi. hıncal uluç ya da mehmet yılmaz yazmıştı diye anımsıyorum: ''nasıl ki beş yumurtalar denmiyorsa üç silahşörler de denemez'' ilk okuduğumda travmatik bir etki yapmadı değil bu düzeltme bünyemde.

    defalarca kez dilimize çevrilen, sinemaya uyarlanan bir hikaye zaten. tabii bu çevirilerin çoğu hikayenin özeti bile olamayacak kadar kısaltılmış, sığ çeviriler. ben, ortaokuldan beri sanırım 4 5 farklı versiyonunu okumuşumdur bu hikayenin ve hemen hemen hepsinde farklıydı yaşanan olaylar. bazısı d' artagnan' in üç silahşör arasına nasıl katıldığına odaklanırken bazısı direkt dörtlü olarak başlatıyordu olaylar silsilesini. bazı büyük romanlarda var bu maalesef. mesela savaş ve barış' ı ben okumadım, bir 10 yıl daha da okumam. 2000 sayfa kitap okunur mu lan? ama 400 sayfalık versiyonunu okuyup savaş ve barış' ı okudum diyen insanlar görüyorum. ulan o kitap savaş başlamadan biter be! tercihtir, beni ilgilendirmez çok fazla, bana nasıl okumazsın ya demedikleri sürece ilgilendirmez yani. kitaba dönelim;

    kitabın açıklamalarında da görüleceği üzere 16. 17. yy. fransa' sına siyasi hayatına ışık tutan bir roman olduğu söylenmekle- dumas' nın diğer kitaplarıyla birlikte- beraber, dönemin olaylarını çok çarpıtarak anlattığı söylenmektedir. nitekim dumas da ''tarihe tecavüz ettiğimi söylediler ama çok güzel çocuklar doğdu''(kaynak vikipedia-ntv tarih-mayıs 2011) diyerek bu iddiaları kabul etmiştir. zaten adam roman yazıyor sonuçta, dilediği gibi kurgular kime ne! dört ana karakterimizin bir dolu macerasını okuyoruz kitap boyunca ancak kitabın asıl hikayesini athos' un geçmişi ile d' artagnan' ın geleceği oluşturuyor. cesur, zeki, maceraperest ve iyi kılıç kullanan d' artagnan ünlü bir silahşör olmak için şehre geliyor ve bambaşka karakterlere, hayallere sahip 3 kafadarın arasına katılıyor. olaylar da bundan sonra başlıyor. şu oluyor, bu oluyor demeyeceğim, pek çok şey oluyor ama asıl hikayeyi oluşturan olay tek.

    aşk, kavga, entrika, vatan sevgisi, ihanet ve şarap dolu bir hikaye...