1. mhp'nin seçmenini, vatanını nasıl sattığını izleyeceğimiz görüşmelerdir. 7 haziran 2015 sonrası bunaklığı iyice artarak bizi bu zamana getiren sayın bahçel'ye selam olsun...
  2. büyük gün bugün.

    şu an tbmm'de kuvvetler ayrılığına bir bıçak darbesi vurarak adına "başkanlık" dedikleri tek adamlık sistemini getirme amacında olanlar tarafından geçirilememesini diliyorum.

    bugün eğer bu anayasa değişikliği teklifi kanunu geçerse parlamentonun işlevsizleşeceği ve sarayın tüm yetkileri üzerine almasına nazaran hiçbir sorumluluğu almadığı, yargının birilerinin kulu olacağı ve tüm temel hak ve hürriyetlerimizin bir faninin vicdanına bırakılacağı bir sisteme geçeceğiz. ha tabi bir de referandum var ki, bu anayasa değişikliği kanunu meclisten 330 evet oyu alırsa referandumdan hayır çıkacağına inanmıyorum ne yazık ki...

    demokratik bir hukuk devletinde insanların hayatlarını derinden etkileyecek büyük kararları verebilecek yetkilerin bir kişinin kanaatine, vicdanına ve inisiyatifine bırakılması felaketle sonuçlanacak neticeler doğması gayet olasıdır. böyle bir olasılığa dahi mahal vermek, demokrasiye, insan haklarına, hukukun üstünlüğüne, adalete, bizlere, gelecek nesillere, tarihe ihanettir!

    umarım, tbmm'nin vicdanlı ve namuslu vekilleri bu bahsi geçen değerlere sahip çıkmak adına, tarihe adlarını hain olarak değil, vatanperver olarak yazdırmak şiarıyla oy kullanırlar.

    dipnot: akp'den ve siyasal islam'dan nefret etmekle beraber, bu anayasa değişikliği teklifi kanununu siyasi saiklerle değil, salt hukukçu kimliğimle ele alıyor ve hiçbir şey değiştirmeyeceğini bilmekle birlikte, tarihten utanmamak adına değişiklik teklifi kanunu referanduma gittiği ihtimalde oyumun "hayır" olduğu açıklamaktan asla ve kata çekinmiyorum.

    tbmm'de canlı görüşmeler
  3. eğer bir hinlik yapar da açık oylama yaparsalar geçecek olan tekliftir. ama kapalı sayım olursa sayıyı bulamazlar. bunun sonucunda ileride mhp'nin ikiye bölünme ihtimali daha da güçlenmiş olur.
  4. oylama sırasında yalnızca mhp den değil akp den de çaylak seslerin çıkacağını düşünüyorum. bildiğimiz üzere feto meselesiyle ilgili olarak akp içerisinde bir temizlik yapılmadı. sözüm ona temizliğin en fazla gerektiği pislik yuvası neden temizlenmedi peki? anayasa değişikliği ve takiben gelecek başkanlık sisteminin zorluk yaşanmadan uygulamaya konulması için. parti içerisindeki fetoculere (aslında hepsi aynı bok ya neyse) eğer bu bahsettiğimiz sistem değişikliği konusunda destekte bulunurlarsa, fetocu geçmişlerini görmezden gelinecegi konuşuluyor bence. yani aslında çoktan ayıklanip parmaklıklarin arkasını boyaması gerekenler akp ye destek verirlerse şimdiye kadar yaptıkları görmezden gelicek.
    işte bu noktada rte nin yanlış hesap yaptığını düşünüyorum ben. (umuyorum) eğer bu isimler gerekli desteği vermezlerse akp içerisinde oluşan çatlak sebebiyle ne bu diktatoryal anayasa ne de arkasindan başkanlık sistemi gelebilir. (en azından yakın zamanda gelemez) ben kapalı oylama şeklinde yapılacak bir değişiklik denemesinin akp nin elinde patlayacagini düşünüyorum.
    böylece şimdiye kadar olandan çok daha kaotik ve zor zamanlar bizi bekliyor olacak. herkes istediğini elde etmek için her şeyi yapıyor ama biz muhalifler anca eleştiriyoruz işte. konusturmuyolar bizi diyoruz, şu yobaz, örümcek kafalı, sakallarının hacmi beyninden daha fazla olan topluluğa teslim oluyoruz. aferin bize.
  5. eğer referanduma giderse çevremdeki evet oyu verenlerle ciddi olarak münasebeti keserim. bu değişiklik kesinlikle sıradan, günlük bir politik mesele değil gözümde. ülke tarihini etkileyecek, geri dönüşü olmayan bir karanlığa sürükleyecek bir rejim değişikliği bu tartışılan.
    sari
  6. arkadaşlar ben normalde böyle konularda pek yazmayı sevmeyen tarafım, siyasetten olabildiğince uzak durmaya çalıştım bu yaşıma kadar, ama bu, bakın, hepinizin bir aklı var, yasamayı, yargıyı, yürütmeyi tek bir adama toplamaya çalışan, egemenliği, bağımsızlığı, milletten alan ve tek bir kişiye veren bir yasa bu, hepinizin bir vicdanı var, allah'tan korkuyorsanız allah için, aklınızı kullanın, o kadar zor şartlar altında kurulmuş bu cennet vatanı tekrar tek adamcılığa götürmeye çalışanlardan olmayın, lütfen, çocuklarınız için, doğmamış çocuklarınız için, ülkenin bekası için anayasa değişikliğine evet oyu vermeyin, bu köprüden önceki son çıkış, lütfen diyorum, lütfen kardeşim, ülkeyi bir kişinin eline teslim etmeyin, kahroluyorum, içim acıyor.
  7. üçüncü oturumda deniz baykal'ın konuşması, canlı.
  8. demokrasinin son çivisinin çıktığı, ülkenin kaderini çizecek bir görüşme.

    canlı canlı oturup izliyorum ve o meclis başkanının halini tavrını görünce pekte bir ümidim yok.bitsede gitsek mantığında, süs bitkisi gibi duruyor, konuşmaların sonuna geldiğinde uyarı yapacağına sesleri kısmaktan çekinmeyen biri..

    ülkenin karanlığa doğru son sürat gittiği, para biriminin her geçen saniye eridiği, insanların bir saat sonra bir bomba ile patlayabileceği veya taranabileceği, iğrenç bir ülkeyiz.

    az önce haberleri izliyorum tükettiğimiz en basit ürün olan domates ve portakal gibi ürünlerin fiyatları ateş pahası olmuş. herşeyi iliklerimize kadar hissediyoruz artık.

    hala gelmiş ülkenin tek çıkar yolu başkanlık diye tuturuyorlar.. evet oyu geçeceğini düşünüyorum ne yazıkki ve ondan sonra demokrasiyi mezara tamamen gömebiliriz..