1. tıbbın bir dalı olan adli tıp, hukuku da çok yakından ilgilendirmektedir. özellikle üst derecede teorik bilgi ve pratik beceri gerektiren tıp alanını ilgilendiren bir hukuki uyuşmazlığın çözümünde hakim, hekimin dolayısı ile hukuk, tıbbın bilgisine ihtiyaç duyar.

    tam bu noktada adli tıp, hukukun kesişim kümesidir. bu arada yaşam hakkının, vücut bütünlüğünün zedelenmesi, bozulması ile ilgili konularda görüş bildiren adli tıp, hiç kuşkusuz ki insan hakları ile ilgili bir çalışma alanıdır. özellikle adil yargılanma hakkının gerçekleşmesinde de adli tıp, bilimsel, tarafsız olmasının yanı sıra makul sürede bilirkişi raporlarının hazırlanması ile de insan haklarının amaca uygun gerçekleşmesinde önemli rol oynamaktadır. diğer yandan adli tıp suçun ve suçlunun ortaya çıkarılmasına katkıda bulunduğundan kriminalistik bir alandır.
  2. selcuk unv.'nde son sınıf dersi olarak verilmktedir.
    zamanla yesillendircem buraları.
  3. "ölümle hep başkasının başının başına gelen bi'şey olarak karşılaşıyoruz." *

    her şeyi duyabilme her türlü olayı izleyebilme yeteneğimizden mütebellit alıştıklarımızın haddi hesabı yok.

    belki de bu yüzden ağır ceza dosyalarında yer alan fotoğraflardan herhangi birinin altına soğukkanlılıkla* düşülen:" ayaklarının arasında dağılmış halde beyin parçaları mevcut" ya da "duvarda 1x2 m boyutlarında yayılmış halde kan ve et parçalarına rastlandı" gibi notları ; adlî tıp raporundaki "göğüs açıldı: sternal kapak kaldırıldı, her iki akciğer serbest olup, sağ akciğer 470 gr sol akciğer 210 gr tartıldı.akciğer yüzeylerinde özellik görülmedi. kesitleri soluk saptandı. kalp çıkarıldı 225 gr tartıldı...*" benzeri ifadeleri 'herhangi'ymişçesine -damarlarımızdan kan çekilmeden, dilimiz damağımız kurumadan, gözlerimizin feri solmadan- okuyup buna dayalı karşı savunmalar yazabiliyoruz.*