1. medya organlarının kimisi güçlenerek, sermaye evlilikleri veya genişlemesi vasıtasıyla, dikey, yatay ve çapraz tekelleşmelerle küresel medya pazarında tam bir hakimiyet kurmak için rekabet veya işbirliği içinde olur. ülke temelli ama ulus aşırı ticari medya devleri dünya üzerinde ana akım medyayı elinde tutar.
    medyanın yeni yeni yeşerdiği zamanlar sadece çevresel nüfuzu olan ve ait olduğu ülkenin vatandaşlarının ortak dil ve kültürü vasıtasıyla onları temsil etmek gibi daha masum bir yapısallık barındıran medya kuruluşlarının, bazıları sıyrılıp güçlenerek, bugün ulus ötesi küresel pazara hakim olma eğiliminde etkin bir role sahip olmaya başlamışlardır.

    ancak bunlardan çok azı, abd'nin medya merkezi new york yerine, atlanta'da ulusal/yerel bir tv kanalı olarak kablolu yayında başlayıp, 20 yıl gibi kısa bir süre içersinde uluslararası bir medya devi haline gelen cnn gibi bir şansa sahip olmuştur.
    cnn'in küresel bir boyut kazanması, çekirdeği olan cnn-usa dışında cnn international olarak tv yolunsda, time.asiaweek, america onlinne warner brothers ve time warner cable gibi dergi, internet film ve müzik endüstrisiyle kablolu yayın dağıtımcılığı gibi yan sektörlerde faaliyet göstermeye başlamasıyla olmuştur.

    küresel medya ortamına hakim olmaya çalışan cnn gibi devlerin önemli bir özelliği de, kurdukları yerel ve ulusal ortaklıklar veya doğrudan satın almalarla gerçekleşen yapılanmaları sonucu elde ettikleri sermaye,, ve dil içeriklerini ''yerelleştirmeleri''dir.ürünlerinin kapitalist pazarın mantığına uygun olarak yerel paketlendirmelerle uyarlayıp ''sanki onların kültürüne kucak açmış'' gibi görünmekle beraber esasında, kendi pazar hakimiyetini o topraklar üzerinde benzeşme yoluyla toplam cirosunu genişletmek amacıyla yayılma politikası izler.

    yani medya organları büyüdükçe yayılmak için dar alanları da kucaklar ki, böylelikleri kendi haber anlayışını, içerik dilini ve dolayısıyla kendi söylemini satarak ve satın alarak dünyada bunun hakim olmasını sağlar ve bunu da daha fazla zenginleşmek ve yine hakimiyetinin meşruyiyetini sorgulanamaz bir irtifaya çekmeye çalışmak için bu şekilde etkinlik kazanabilsin. dünya da önemli olay ve gelişmelerin sunulmasında kendi bakış açısını ''doğru ve en gerçek'' olan diye algılanmasını sağlasın.
  2. 80'li yıllar ile kapitalizmin vahşi çarkları ülkeyi ezmeye başlarken ana akım medya patronlarının yerini işadamları aldı. ana kazanç kapılarının yanında güce gerekli desteği vermek üzere ya da gündemi belirlemek adına yan sanayicilik yaptılar.

    90'lı yılların ortası ile birlikte türk ekonomisine yabancı yatırımcının penetre olması gibi medyaya da yabancı yatırımcılar girdi. globalleştik.....

    2000'li yıllar ise internetin çağı oldu. yarattığı sosyal medya elinde akıllı telefonu olan herkesi muhabir yaptı ve fırsatını bulduğunda ana akım medyaya sağlam bir yumruk çaktı. (bkz: gezi olayları)

    bakalım bir sonraki on yılda neler göreceğiz?