1. aslında askıda kahve den önce benzer örnekler osmanlı döneminde de var idi.

    osmanlı zamanında ramazan günlerinde tebdil-i kıyâfet ile pek çok zengin, hiç tanımadıkları mıntıkalardaki bakkal, manav dükkânlarına gider, onlardan veresiye defteri çıkarmalarını isterlerdi. bastan, sondan ve ortadan rastgele borçların toplamını yaptırıp, miktarını ödedikten sonra; "bu borçları silin! allah kabul etsin!" der, kendilerini tanıtmadan çeker giderlerdi.

    borcu ödenen, borcunu ödeyenin kim olduğunu; borcu sildiren, borçtan kimi kurtardığını bilmezdi.

    tabiki benzer dönemlerde dünyanın farklı yerlerinde buna benzer birçok örnek verilebilir.

    ayrıca (bkz: askıda ne var)
  2. yıllardır varolan çok güzel bir uygulamadır...

    bunu yapan fırınlara ayrıca giderim ki benim de katkım olsun...
  3. eski ve güzel bir uygulama. yalnız türkiye'de insanlar kendilerini fazla uyanık sandığı için çok da güvenemiyorum. acaba gerçekten o ekmekler ihtiyaç sahiplerine veriliyor mu diye düşünmeden edemiyorum.
  4. insanlara güvenim o kadar azaldı ki gerçekleşmesine ihtimal dahi vermem. ben gidip parasını versem o fırındaki adam sanki umursamayıp yine de ihtiyacı olana vermez ya da o verecek bile olsa aslında durumu kötü olmayan birisi çıkıp fakirim diye para vermeden alır diye düşünüyorum.
    wtf
  5. duyar dolu ince davranıştır. nezaket kuralları çerçevesinde ihtiyacı olan insanlara bağış yapanlar tarafından bedava ekmek verilmesi olayı. hala güzel şeyler oluyor dünyada..
  6. bu uygulama bizim evin yakınında uygulanıyor. yanında ucuz diye orta asyalı kaçak işçi çalıştıran bu iyi kalpli adam fırının duvarına bir tahta asmış ve askıda olan ekmek sayısınıda bu tahtaya yazmış. bir kaç kere ev arkadaşımla öğrenci olduğumuzu belirtip ekmek istedik. askıda ekmek olduğu halde olmadığını söyledi.