• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.00)
bab el hadid - yusuf şahin
kahire'deki tren istasyonunda gazete satan kinawi, aynı istasyonda içecek satan hannouma adlı çekici genç kadına aşıktır ve ikisinin arasında yakın bir ilişki vardır. ancak hanouma, genç adamın aşkına şaka yollu imalarda bulunsa da aslında aynı istasyonda çalışan ve son derece saygı duyulan bir sima olan abu sri adında bir görevliye aşıktır...
  1. 1958 yapımı film, mısır sinemasının babası yusuf şahin’in en önemli filmi.

    filmin kendisinin hazin bir hikayesi var. ilk gösteriminde genel olarak yusuf şahin filmlerinde gördüğümüz yoksulluk, mülksüzlük, kirli yırtık kostümler, sakat ve arızalı karakterler, ülkenin karanlık yüzü, o güne kadar eğlenceli filmler izlemeye alışık halkı şok etmiş. hatta bir izleyici ‘’sen mısır’ı nasıl böyle kötü ve kasvetli gösterirsin’’ diyerek şahin’in yüzüne tükürmüş. sonrasında da tam 20 yıl yasaklanmış. 1978 yılında yeniden keşfedilmiş ve hak ettiği şekilde bir başyapıt olarak tüm dünyada selamlanmış.

    yusuf şahin filmde dünyaları kadrajına sığdırmış. yazmakla bitmez.

    italyan yeni gerçekçiliği dokusunda belgesellerden daha gerçek bir kahire manzarasını bir tren garının günlük temposunda sunan film, örgütlenme, sendika, kadın hakları, obsesif karakteriyle arzu ve takıntıyı derinlemesine işliyor.

    yusuf şahin aynı zamanda başrolde de gayet başarılı oyun çıkarmış.

    filmde yer alan ‘’umutsuzluk insanı takıntıya sürükler’’ sözü de beni epey düşündürdü.

    zamanının ve o zamanın sinemasının çok ötesinde bir film.