• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (9.00)
bıçkın ve ağlak yeni türkiye'nin hikayesi - can kozanoğlu, mirgün cabas
can kozanoğlu, cilalı imaj devri, pop çağı ateşi, internet dolunay cemaat ve yeni şehir notları’nda 1990’lar türkiye’sini anlattı. siyaset, toplum, ekonomi, şehir yaşamı, popüler kültür, medya, tüketim alışkanlıkları, eğlence, özetle bir ülke hakkında bahse değer her şey vardı bu kitaplarda. ince gözlemlerle insansız bankacılık, arabeskin dönüşümü, yuppie’ler, new age akımlar, fetullah gülen, internet, orta sınıfın avm’lerle sınavı, televizyon dizileri furyası, pop patlaması, özel güvenlik sektörünün yükselişi bu kitaplarda çıktı karşımıza...

can kozanoğlu 2000'lerde bu tür kitaplara ara verdi. oysa türkiye’nin son 15 yılda yaşadıkları ve geçirdiği dönüşüm malum... mirgün cabas’ın can kozanoğlu’yla yaptığı söyleşiler dizisi sonucunda ortaya çıkan bıçkın ve ağlak, aradaki yılları önceki dört kitaba bağlayan bir devam kitabı...

bu söyleşilerde siyasetin, toplumun, popüler kültürün geçirdiği dönüşüm, dijital hayat, sosyal medya, darbe girişimi gibi konular geçmişi bugüne bağlayan gözlem ve saptamalarla ele alınıyor. ancak bu renkli ve kıpır kıpır kitabın konuları bunlarla sınırlı değil. her sayfada seri katiller, pornografi, adana mutfağı, 1970’lerin tuhaf dergileri, 1980’lerin haber dergilerindeki çalışma ortamı, siyasi parti mitingleri, günümüzün popüler edebiyat dergiciliği gibi konular da karşımıza çıkıyor.

serinkanlılığını koruyan bir neşe, nezaketini yitirmeyen bir eleştiri, karmaşayı açıklayan bir basitlik, iyimser bir bakış açısı...

mirgün cabas soruyor, can kozanoğlu “yeni türkiye’nin hikâyesi”ni anlatıyor: bıçkın ve ağlak...
  1. can Kozanoğlu sosyolog, yazar ve gazeteci. Cilalı İmaj Devri, Pop Çağı Ateşi, İnternet Dolunay Cemaat ve Yeni Şehir Notları adlı dört kitabında 1990’lar Türkiye’sini anlattıktan sonra uzun bir süre ne yeni bir kitap yazıyor ne de bu kitaplarının tekrar basımına izin veriyor. belki biraz bu yüzden, belki benim eksiğim, can Kozanoğlu bildiğim bir isimdi ancak daha önce okuduğum bir yazar / sosyolog değildi. mirgün cabas'la birlikte ortaya çıkan bu söyleşi kitabını okurken fark ettim ki çok şey kaçırıyormuşum.

    sade, ciddi ama bir o kadar gırgır ve yine bir o kadar derinlikli bir söyleşiler dizisi. kitle kültürü, 70'ler, 80'ler, 90'lar, Türkiye'nin kentleşme süreci, akp'nin kültürel karşılığı...Demirel'den Çiller'e, mafyadan tayyip Erdoğan'a, ülkemizin ve tabii hepimizin hem hüzünlü hem de üzerine bolca düşünülmesi gereken yolculuğunun bir muhasebesini yapmışlar.

    daha detaylı anlatmak isterdim ama yapılmışı var :)... merak edenler kitap üzerine Ruşen Çakır'ın yapmış olduğu medyascope söyleşisini şuradan izleyebilir.

    bu söyleşi kitabın bir hayli zor bir işi daha başardığını da ekleyeyim. evdesiniz, belki gündemden, siyasetten, kişisel dertlerden, hayat gailesinden sıkılmışsınız...olur ya...açıp bir bölüm okuduğunuzda odada artık üç kişisiniz, iki abi rakı masasında (hadi çay kahve olsun) koyu ama sıkmayan bir muhabbete dalmış, siz de yanlarında pür dikkat dinlemedesiniz. okursanız yaşayacağınız deneyim tam olarak bu. sırf bunun için bile tavsiye ederim.
    mesut