• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (6.00)
Yazar Stephen King
blaze - stephen king
blaze yüzyilin suçunu işledi... hem de ölü bir adamla!
blaze, küçük clayton blaisdell’in öyküsüdür... ona karşı işlenen ve onun işlediği suçların öyküsü… blaze’in kafası, çocukluğunda babası tarafından merdivenden atıldığından ve sonra bir daha atıldığından beri yavaş işliyordu. gençliğinde kötü muamele gördüğü ıslahevinden kaçtıktan sonra blaze, her şeyi bildiğini düşünen george adlı tecrübeli bir suçluyla takılmaya başladı. george onu yüzlerce numarayla ve büyük bir fikirle tanıştırdı: zengin bir ailenin çocuğunu kaçırma fikriyle. ama sonra george öldürülünce blaze, partnerinin hayaleti tarafından ziyaret edilse de artık tek başına kalmıştı. edebiyat tarihinin en sempatik suçlularından birine dönüşen blaze’in öyküsü şaşılacak kadar güçlü ve hüzünlü. stephen king’in tom gordon’a aşık olan kız kitabı kadar gerilimli ve büyüleyici.
  1. içimi yakan bir şekilde biten kitap. kitap bana çoğu duyguyu hissettirdi ama en önemlisi hüzündü. stephen king denince çoğu kişinin aklına korku yazarı gelir. okuyanlar bilir ki bu adam çoğu konuyu kusursuz bir şekilde yazabiliyor ve her türlü duyguyu had safhada işleyebiliyor. ancak blaze'i okurken emin oldum ki king sizi üzmek istiyorsa yüzeysel bir şekilde değil de kalbinize dokunarak üzebiliyor. büyücü ve cam küre'de roland'ın aşkıyla beni nasıl etkilediyse bu sefer de blaze'in masumluğuyla etkiledi
    çoğu kişiden daha iri, uzun ve güçlü biri blaze. küçüklüğünde babası tarafından merdivenden itiliyor ve artık aklı eskisi gibi çalışmamaya başlıyor. daha yavaş düşünüyor, bazen düşünemiyor, unutuyor bazı şeyleri. elinde olmayan bu durum yüzünden de defalarca küçümseniyor, küfürler ediliyor.
    kitap iki zaman diliminde geçiyor. birincisi blaze'in george adında biriyle yaptığı kaçırma planlarının olduğu zaman diğeri ise blaze'in ıslahevinde geçirdiği çocukluğu ve yetişkinliğe attığı adımlar.
    george ve blaze bir çocuk kaçırıp fidye isteyecekler ama george'un ölümü blaze'in bu plan ile yalnız kalmasına neden oluyor. george ölmesine rağmen blaze hala onu kafasında hissediyor. aslında burada king bize söylemeden bir fantastik kısım oluşturmuş diye düşünüyorum. çünkü blaze'in aklı tam olarak çalışmıyor ve kafasında ki george'un sesi bazen akıllıca şeyler söyleyebiliyor. tabii tamamen içgüdü de olabilir, tam emin değilim.
    benim kitapta en etkilendiğim kısımlar ıslahevinde geçen yerlerdi. aslında blaze'in ne kadar masum olduğunu, kimseyi incitmek istemediğini, tek isteğinin birazcık sevgi olduğunu anlıyorsunuz. ne yazık ki istediklerini elde edemiyor. blaze'in gelecekte işleyeceği suçların bütün sorumlusu ıslahevindekiler aslında. orada ki çocuklar gördükleri muameleler sonrasında normal bir insan olarak kalamaz zaten.
    kitap king favorilerim arasına girdi. olayların bağlanışı, blaze'in güldüren diyalogları ve daha birçok şeyi ile mükemmeldi. koca yürekli blaze'i hiçbir zaman unutmayacağım.