1. bifed (bozcaada uluslararası ekolojik belgesel festivali) bu yıl 12-16 ekim tarihleri arasında sanırım söylemeye gerek yok ama bozcaada'da gerçekleştirilecek.

    bozcaada belediye başkanı ve bifed başkanı dr. hakan can yılmaz festivali şöyle anlatmış: “bu yıl 12-16 ekim tarihleri arasında bozcaada’da 58 ülkenin yönetmenlerinden gelen 280 belgesel arasından seçilen en iyiler arasında içinde yaşadığımız gezegenin bütün ekolojik gerçekleriyle ilgili çok ciddi bir bilgi birikimini de izleyeceğiz, paylaşacağız. olağanüstü emekle oluşturulan bu eserler içinde seçme yapmak ön jürimiz için çok zor oldu. festivalde bu filmlere ek olarak yerel tohumlardan, çevreye saygılı mimariye uzanan geniş bir yelpazede konular tartışılacak. ekim ayı adamızın en güzel aylarından biri, tüm film severleri güzel, kırılgan ve küçük adamıza bekliyoruz.”

    festival yönetmeni petra holzer’in açıklamalarıysa şöyle: “çöp” başta olmak üzere, “kömür madenleri ve enerji santralleri”, “köye dönüş”, “küresel ısınma” ve “yerli halkların yok oluşu” bu seneki filmlerin başlıca önemli temalardan bazıları. buna ek olarak ekolojik sorunların, savaşların ve insan hakları ihlallerinin tetiklediği göçler ve mültecilik sorunu festivalimizde yer alacak diğer önemli konular. yunanistan, isviçre, meksika, fransa, abd gibi bir çok farklı ülkeden ve türkiye’den gelecek konuklarımızla, özellikle de sinema alanında eğitim gören öğrencilerle güzel bir festival süreci umuyorum.

    sürdürülebilir yaşam film festivali'nden sonra yeni bir belgesel film festivalimiz daha oluyor sanırım doğa-insan ilişkisine ekolojik perspektiften bakmayı amaçlayan. zamanı olanlar kaçırmasın derim.

    "barışamıyoruz. barışamadığımız gibi, aksine şiddetin ve sömürünün arttığına dair çok somut veriler var. tüm bunlardan, tüm bu adaletsizlik ve eşitsizlikten, tamamen semirmeye ve büyümeye terkedilmiş azgın bir tüketim kültüründen yeni bakışlar, alternatif yaşam biçimleri alternatif enerjiler bularak ve geliştirerek kurtulabiliriz.

    mağdurun sesi gittikçe daha kısılıyor, hiç duyulmaz oluyor, haklar sürekli ihlal ediliyor ve bu neredeyse normal bir durum haline geliyor. örgütlenmenin önünde, anadillerin önünde, cinsel seçimlerin önünde, çalışanın haklarının önünde ciddi engeller var. ve bütün bu eşitsizliği kanıksamaya başlayan bir toplum var. “dayanışma”, “paylaşma”, “örgütlenme” kelimeleri unutuldu. bifed’i bu unutulan kelimelerle oluşturulmuş empati, paylaşma, dayanışma öykülerini size ulaştırmak için yapıyoruz.

    bifed ekolojik denge ve çeşitliliğin, ötekinin haklarına duyulan içten saygının, barış ve uygarlığın temel koşulu olduğunu kabul eder. bu festivali bunu için yapıyoruz. bifed yerel olanı küçük olanı yavaş olanı; yani hakiki olanı önemsiyor."

    bifed