• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (9.50)
cinselliğin tarihi - michel foucault
foucault'ya göre cinsellik, baskıcı bir iktidarın biçimini işleyişinde merkezi konumda bulunan bir tertibattır. bu tertibat, kendimizi birer "özne" olarak kurmamızda vazgeçilmez işlevler yüklenir; seks etkinliğimizin bizdeki en "doğal", en "temel", dolayısıyla da en "öznel" boyut olduğunu tekrar tekrar anımsatır. bu tertibata göre bir "özne" olarak kendimizi tanımak istiyorsak, cinsellik denen şey üzerine kafa yormalı, onun alabildiğine anlaşılır kılmalı, söyleme dökmeli ve ne olduğumuzu ona sormalıyızdır. ancak, der foucalt, söz konusu tertibat, içimizdeki o meçhul "otantik benliği" açığa çıkardığına inandığımız ölçüde bizimle bütünleşir, görünmez hale gelir ve elimizden kaçar.bu noktada, elinizdeki çalışmanın başta siyaset felsefesi olmak üzere sosyal bilimlerin tüm alanlarında çığır açan özelliği ortaya çıkar: cinsellik sorunuyla birlikte ortaya atılan, her şeyden önce bir iktidar sorunudur. ancak bu sorunu doğru anlayabilmek için de, batı'daki klasik siyaset düşüncesinin yüzyıllardır kabul ettiği "baskıcı iktidar" düşüncesini bir kenara bırakmak, yepyeni bir iktidar kuramı geliştirmek; özgürleşmeye alternatif olarak kendini yaratmayı, arzunun özgürleşmesi yerine zevki yoğunlaştırmayı öne çıkarmak gerekir. bu kitap, bu yeni iktidar kuramının ortaya atıldığı en metinlerden biridir. bütün ilişkilerde içkin olarak mevcut olan, yukarıdan değil aşağıdan gelen, sadece yok etmeyip aynı zamanda da üreten ve yeni direniş olanaklarını da beraberinde getiren bu yeni iktidar biçimi, en parlak ifadesini bu metinde bulur.
  1. özgün adı: histoire de la sexualité i: la volonté de savoir
    cinselliğin tarihi, kariyeri boyunca akıl hastalığının, tıbbın ve hapishanenin tarihi üzerine kafa yoran foucault'nun son çalışması. yazık ki tamamlanmamış bu çalışmanın, sadece olağanüstü bir tarih çalışması değil, aynı zamanda sosyal bilimleri derinden sarsan bir felsefe metni olduğunu unutmamak gerekir.
  2. "eğer cinsellik bastırılıyor, yani yasak, yok sayılma ve suskunluğa itiliyorsa, salt onun ve bastırılmasının sözünü etmek bile kararlı bir karşı çıkma havası taşır. bu dili konuşan kişi belli bir noktaya kadar iktidar dışı kalır, yasayı sarsar, mütevazi bir biçimde de olsa gelecekteki özgürlüğün koşullarını hazırlar."
  3. 20. yüzyıl felsefesindeki yeriyle felsefe tarihinde yaşanan anti-metafizik kırılmayı gözler önüne seren düşünürün belki de en önemli kitabıdır. zira üzerine eğildiğiniz vakit bedenin ruha tutsak olduğu 20. yüzyıl akımına fazlasıyla aşinalık kazanacaksınız.