• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (7.40)
coherence - james ward byrkit
bir kuyrukluyıldızın dünyanın yakınından geçtiği o gece, yakın dostlar keyifli bir akşam yemeği için toplanmış. ancak, gerçekliğin ve ilişkilerin yavaş yavaş kırılmaya başlayacağını az sonra anlayacaklar. mahallede elektrik kesilince, yemekleri yarım kalıyor. sadece az ilerideki tuhaf evde elektrik var. ardı ardına gizemli olaylara tanık olan bu konuklar aslında hiçbir gücün çözemeyeceği bir muammanın içine düştüklerinin er geç farkına varacak. alacakaranlık kuşağı’ndan esinlenen parelel evren insanı saran, düşük bütçeli, doğaçlamaya dayanan, senaryosuz bir bilimkurgu.
  1. the man from earth tadında ancak onun kadar derin bir felsefe içermeyen, düşük bütçeli, deneysel, doğaçlama, bilim kurgu filmi. tüm bunları sıralayınca sert eleştiri yapmaya çekiniyor insan. yer yer aksiyonuna kendinizi kaptırdığınız, uzun muhabbetlerin ardında derin fikirler ararken, altın günü sohbetlerinin ötesine geçemediğiniz bir film olmuş. belli bir bilinç düzeyinde nenem de wikipedia'dan kuyruklu yıldızlar hakkında temel bilgiler edinebilir, kitaptan okuduğu kuantum fiziği ve paralel evren teorileriyle ilgili birkaç şey söyleyebilir, basit mantıklar güdebilir.

    aylardır enerjisiz kalan küçük philae, ana gemisi rosetta eşliğinde komet 67p'nin soğuk ve karanlık yüzeyinde yalnız ve savunmasız uyanmayı bekliyor. keşke komet 67p yakınımızdan geçerken philae bize bir göz kırpsa. ben paralele felan düşmeye razıyım. çok üzülüyorum küçük philae'ye.

    bu tarz filmlere değer verenlere, yine düşük bir bütçeyle çekilmiş bilim kurgu filmi olan europa report'u öneririm. bir grup bilim adamının jupiter'in katı buz ile kaplı europa uydusu'na yolculuğunu anlatıyor.
  2. paralel evren temalı güzel bir gerilim filmidir. kuyrukluyıldızın geçişi sırasında diğer evrenlere geçişe olanak veren bir karanlık alan tesadüfen keşfedilir. az miktarda kuantum fiziği içerir, keşke daha fazla bahsedilseydi.

    bundan sonrası olaylarla ilgilidir, izlemeyenlere duyurulur.
    izlerken beni rahatsız eden şey paralel evrenin yaşanılan evrenle aynı işleyişe sahip olduğunun düşünülmesiydi. başka bir dünyada aynı tipte ve isimde insanlar var ne yaşarsak, ne yaparsak aynılarını tekrar ediyorlar izlenimi vardı. oysa teori der ki yaptığımız tercihlere göre o gerçeklik başka bir evrende yaşanmaya devam eder. bir grup eve uğrayıp kutuyu aldı diye diğerlerinin de alacağı anlamına gelmez. sonunda em'in bulduğu evrende ışıklar gitmemişti mesela, filmin ortasında bahsettiğim anlayış vardı. mike ben bütün olası evrenlerde senin karını aldatmış olacağım diyordu, eleştirim o kısımlara.

    diğer yandan paralel evren detayları çok anlamlı olmuş. eşlerin farklı davranışları, her evrende zarın farklı gelmesi gibi. zar olayı da " tanrı zar atmaz" lafına ithafen koyulmuş olabilir, çağrışım yaptı.

    genel olarak bu tarz filmlerin artmasını temenni ediyorum, yapay zeka konusunda son zamanlarda çok sayıda film yapıldı, bana kalırsa kuantum fiziği, paralel evren teorisi daha ilgi çekici. tarz olarak biraz farklı benzer içerikli bir film de ben tavsiye edeyim: (bkz: mr. nobody - jaco von dormael)