• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (9.00)
deli kadın hikayeleri - mine söğüt
beş sevim apartmanı - rüya tabirli cinperi yalanları, kırmızı zaman, şahbaz'ın harikulâde yılı 1979, madam arthur bey ve hayatındaki her şey gibi romanları ve çeşitli biyografi, monografi, söyleşi kitaplarıyla okurların yakından tanıdığı mine söğüt bu defa hikâyeleriyle karşımızda.

"…kendini öldürme fikrini bu kadar çok seven biri kendini de çok seviyor demektir... kendini ve deliliğini" diyen yazar, deli kadın hikâyeleri kitabında, aklın kıyısında gezinen, kadınlıklarını bir lanet gibi sırtlarında taşıyan, hepsi "kaybetmeye" yazgılı, içe işleyen yalnızlıklarıyla kalp burkan hayatları, varoluş kâbuslarını anlatıyor. kitapta ayrıca, bahadır baruter'in bu hikâyelerin izlenimleriyle yaptığı on resmi de yer alıyor.

kalemini zehire, kana, cinnete, ölüme ve hayata aynı lezzetle batıran mine söğüt'ten unutulmayacak yirmi bir delilik hikâyesi...
  1. “hani derler ya insan ölürken hayatı bir film şeridi gibi gözlerinin önünden geçermiş, yok çocuuğum, yalan. ben ölüyorum ve hayatım bir film şeridi gibi gözlerimin önünden falan geçmeyecek. hissediyorum. ben unutmak istiyorum doktorcuğum. eskiden olan her şeyi unutmak. insan ölürken geçmişi hatırlarsa çok üzülür değil mi ? insan ölürken kendi kendini niye üzsün ki ? je veux seulement oublier… ah doktorcuğum o şarkıyı alırken içimden dikkat et çok güzel bir cümle vardır, o düşmesin: vie qui veut me tuer, beni öldürmek isteyen hayat, c’est magnifique, muhteşemdir. çocuğum hayat gerçekten muhteşemdir. şarkılar da muhteşemdir ama hayat onlardan daha muhteşemdir. hayat bu kadar muhteşem olmasaydı çocuğum, o şarkıları söyleyecek, o şarkıları melodi melodi ezberleyecek şevki nasıl bulabilirdik, değil mi ya ?”