1. dilimize nereden gelmiş merak ederdim hep, öğrenmiş oldum nihayet.* şöyle ki; eski istanbul zamanlarında, tranvayların atla gidip geldiği o dönemde atlar, şişhane yokuşunu çıkarken çok zorlanırmış. dingo adındaki rum ise ahır işletiyormuş hemen oracıkta. yorulan atların dinlenmeleri, bakımları dingo' nun ahırında olurmuş. lakin bizim dingo, içkiye pek düşkünmüş ve biraz da rahat bir adammış. gündüz ahırı öylece bırakır, meyhaneye gider demlenirmiş. sahipsiz olan ahıra da bu sayede giren çıkan belli olmaz, atlar bazen hiç dinlenmeden yola çıkarlarmış .

    işte günümüzde de bir yere kimin gelip, kimin gittiğinin bilinmediği ortamlarda bu deyim kullanılır. şimdilerde ise dingo'nun ahırından eser yok tabi..