1. farklı yorumlanabilir bir soru.

    ergenken insan demiştim.

    şimdi ise tam tersini savunuyorum.
    (bkz: insan değişir mi)

    ibn-i haldun'a göre iklim yani doğa daha güçlü. bunu mukaddime'sinde açıklar.
    (bkz: mukaddime)
    (bkz: coğrafya kaderdir)

    ali şeriati o sözü eleştirirken artık o kaderin çok geçmişte kaldığını teknoloji ile çok rahat aşılacağını söylüyordu.

    hep bir tartışma konusu olmuştur ya insanı insan yapan çevre mi yoksa genler mi diye.

    bu da aynı minvalde.

    bende neden doğa dediğimi açıklamaya çalışayım;

    doğa her ne kadar sessiz ve derinden düzenini devam ettirmeye çalışsa da arada öfkelenir.
    (kasırga, tsunami, volkan, deprem, sel, asit yağmurları vs.) bu öfke karşısında insan istese de istemese de boyun eğmek zorunda kalıyor.

    misal;

    dünyanın en gelişmiş ülkelerinden bir tanesi olan japonya'nın tsunamiye nasıl yenik düştügünü hepimiz gördük 2011 de.

    süper güç abd, kasırgalara halen bir çözüm bulabilmiş değil.

    izlanda'da patlayan volkan'ın avrupa ve dünyada uçak seferlerinin nasıl aksattığını hepimiz şahit olduk.

    iskandinav ve benelüx ülkelerinin gelecekte sular altında kalacağı ve yok olacağı herkesçe biliniyor artık.
    (bkz: küresel iklim değişikliği)

    sera gazlarının etkisi ile gelecekte lenf kanserinin yani deri hastalıklarının artacağı bilim ınsanlarınca dile getiriliyor. sebebi ozon tabakasının incelmesi sonucu güneşten gelen ultraviyole, kızılötesi zararlı ışınlar.
    kyoto protokolü gibi oluşumlara daha fazla gereksinim duyulmakta. geri dönülemez bir yola çoktan girdik. doğayı hafife aldık.

    her şeyi geçtim, uzay kapsamında ele aldığımızda dünya mili mikronluk yer bile kaplamıyor. insan ise bir hiç.

    nobody=human
  2. insanlık doğanın bir parçası olarak var olup, zaman içinde doğayı yok edebilecek güce erişti. doğa yine de daha güçlü çünkü insanlik doğayı yok edince kendini de yok etmek zorundadır. ama doğa insan olmadan da yaşar. bu yüzden insan hep doğayla anlaşma imzalar, doğa kayıtsız kalır. doğayı sev, ayıyı öp.
    abi
  3. doğa güçlüdür insan güçsüz. doğa dengelidir insan dengesiz. doğa üretir insan yok eder. insanlık olarak girdiğimiz yolun sonunda da insanlık olarak yok olacağız ama doğa kendi dengesini yeniden inşa edecek, insanlığı dışlayarak.

    amma ve lakin; kyoto protokolü gibi oluşumlar gerçekten de asıl gereksinim duyduklarımız mıdır acaba? ben öyle olduğunu sanmıyorum, yıllar öncesinden ufuk açıcı bir ropörtaj; meraklısına
    mesut
  4. bu soruyu cevaplamak için önce gücü tanımlamak gerek.

    tdk sözlüğünde güç kelimesinin tanımı şu şekilde;
    güç (i) -cü
    isim
    1. isim fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya bir etkiye direnebilme yeteneği, kuvvet, efor
    "zihin gücü. yaşama gücü."
    2. bir olaya yol açan her türlü hareket, kuvvet, takat
    3. sınırsız, mutlak nitelik
    "tanrı'nın gücü."
    4. büyük etkinliği ve önemi olan nitelik
    "paranın gücü."
    5. bir cihazın, bir mekanizmanın iş yapabilme niteliği
    "motorun gücü."
    6. siyasi, ekonomik, askerî vb. bakımlardan etki ve önemi büyük olan devlet, devletler topluluğu
    "güçler dengesi."
    7. bir ulus, bir ordu vb.nin ekonomik, endüstriyel ve askerî potansiyeli
    "insan gücü."
    8. bir toprağın verimlilik yeteneği
    9. yeterliliğini ve güvenilirliğini kanıtlamış kimse
    10. coğrafya bir akarsuyun aşındırma ve taşıma yeteneği
    11. fizik birim zamanda yapılan iş

    güç, bir şey yapabilme üzerinden mi yoksa yıkabilme üzerinden mi tanımlanmalı?

    bizim algımızda nedense güç genelde yıkıcılıkla bağdaştırılmıştır. doğanın güçlü olma durumu ise yapıcı etkisinde yıkıcı etkisini milyonlara katlayabilir. çünkü doğanın yıkıcı etkileri gene de kendi düzeni ve dengesi içinde kalır ve hep dengeye akar.oysa insanın yapıcı gücü (doğa ölçeğinde bakarsak) sıfıra yakın,yıkıcı gücü ise kendi başına düzeltemeyeceği belalara bulaşabilme boyutundadır (örneğin atom bombası). ancak insan doğanın çok minik ve sevimli bir parçasıdır. kendini de paralasa doğaya ölümcül zarar veremez.ateş olsa curmu kadar yer yakar.zaten doğayı yenemeden ya da tamamen zarar veremeden kendi bu diyarlardan göçmüş olur. bakmayın siz " küresel ısınma bizim suçumuz! dünyayı mahvettik! yaşam sona erdi! ozon tabakasını deldik! " propagandalarına.bunlar tabi ki doğru ancak olan insana olur evren içine çöküp yok olacak değil ya. insanlık dünya yüzünden silinse de yaşam devam edecektir.
    yani doğa yener aga :)
  5. yağmur ben yokken de yağar. güneş ben yokken de doğar. ben yokken de çiçeğe durur, meyve verir ağaçlar. ama ben onlara muhtacım. doğanın gücü karşısında insanın âcizliği gün gibi ortada.

    insan ve doğa çatışması edebî metinlerde ve diğer sanat eserlerinde her daim kendini gösterir. insan doğayı alt etme gayretindedir her zaman.

    insan gemiler yapar, okyanusları aşar. ama titanik bile batar. uçak yapar, kuş misali uçar. uçak bir hava boşluğuna denk gelir, ne yapacağını şaşırır. gök gürler, şimşek çakar, korkusundan ve zayıflığından bildiği bütün duaları okur.

    doğa o kadar güçlü ki ekersin biçersin, karnını doyurur. güzel bir manzaraya dalar gidersin ruhunu doyurur. ne güzel söylemiş âşık veysel:

    "karnın yardım kazmayınan, belinen
    yüzün yırttım tırnağınan, elinen
    yine beni karşıladı gülünen
    benim sadık yârim kara topraktır. "

    insanın bütün hoyratlığına, acımasızlığına rağmen doğanın ona sundukları gücünün göstergesi.
  6. insan döver ama doğa yener.

    insan istediği kadar yumruklasın doğayı, doğa komaya girer ama yine çıkar, insansa attığı yumruktan ellerini acıttığıyla kalır.