1. bilimsel olsa da felsefi boyutu da var bu seçimin.

    temeli, güçlü olan kazanır, güçsüz ise kaybeder durumu. doğa' nın kanunu yani.

    elektrik akımı, bir yol üzerinde ilerliyor ve yol bir noktada ikiye ayrılıyor. hiç bir şey olmamış gibi sağdaki daha kısa olan yoldan ilerliyor. ilerlemesi değilde, önünü görmeden sağdaki yolun olması gereken yol olduğunu (haritası yoksa) nasıl biliyor?

    bu sorunun sebebini, elektrik, elektronik mühendisi, fizikçi abiler ablalar veya elektriğe meraklı bir çok kişi bilir.
    mesele, uzun yolun dirençli olması ve yolun ikiye ayrıldığı anda kısa ve uzun yolun dirençlerinin henüz yolun başındayken tespit edilebiliyor olması. ölçüme dayalı matematiksel bir durum yani.

    direnç, akıma karşı bir külfet. elektrik (yani elektronların/yüklülerin oluşturduğu sistem), tıpkı bizim gibi zorlanacağı şeyleri seçmiyor. "amaaan. şimdi e5' ten gidersek, herkes oradadır. atomaltının hepsi orada cümbüş yapıyordur. kalabalıktır. o uzun yolda kesin kaza da, çalışma da vardır. biz en iyisi şuradan yardıralım! " yardıralım? (bu örneği istanbul için düşünmeyin)

    aslında akımı oluşturan şey, + ' nın -' yi çekmesi ile oluşur. mıknatıs gibi. bu çekimin büyüklüğü, yüklerin değeri ile ilgilidir. uzun yolda, yüklerin birbirini çekebileceği ortam daha streslidir. trafiğin yoğun olması gibi. bu stres, direnç olarak algılanıyor. yani, 'burada çok yakarsın hacı!!' diyor birileri.
    bayram dönüşü yolu hatırlayın. dolu yolda hem ilerleyemezsiniz, hem de enerjinizi orada tüketirsiniz. ya da yinede oradan devam etmek için gücünüzü artıracak şeyler yaparsınız.

    biz haritalarımızla, yoğunluğu ölçen sistemlerimizle; yoğun (yani dirençli) yolu seçmememiz gerektiğini düşünür ve alternatif olup olmadığına bakarız. peki elektrik? elektrik biliyor ki, gücü artmazsa, bu yol onu yok eder. eğer alternatifi yoksa evden adımını atmıyor.
  2. elektronlar(-) yük boşluğu(+) olan yere doğru hareket ederler. bizim daha az akımın geçtiği yerdeki yük harcayan parçacıga direnç dememizin sebebi de bu. yani bizim otoyollarımız elektron için sadece bir yük boşluğu kadardır. bakar boş, atlar. yani yere düsen bir yıdirimla minnak bi ledin yanması aynı prensiple oluşur. zıtların çekim kuvveti. felsefi tarafı burdan da incelenebilir
  3. bence felsefi bir tarafı yok. altı üstü elektrik be.
    her kolaycı pezevenk gibi elektrik de kolay olanı seçiyor. yok olmamaya çalışıyor. amma, velakin her şey biter gülüm. elektriğin de helvasını yerler.
  4. insan beyni bir şeye bakar ve gördüğü şeyi düşünmeden yargılamadan en kısa yoldan inanır. ilizyon ya da sihirbazlık gösterileri beyne oynanan basit oyunlardır. size bir şey belli açıdan gösterilir beyin bunu farklı kabul eder yani en kısa yolu. bunun nedeni nedir. beynin sinir hücreleriyle dolu olduğu ve elektriksel iletimin sürekli olduğunu biliyoruz.

    yani çok üstünüz düşünen hayvanız falan diyorsunuz ya yok elektrik direğinden farkımız.
  5. herkes bir yerden bir yere giderken en kısa yolu seçer, ha insan, ha akım, farketmez.
  6. kısa yollar zaman kaybettirir.
    jrr tolkien
  7. " henüz yolun başındayken tespit edilebiliyor olması. ölçüme dayalı matematiksel bir durum yani. "
    böyle bir şey yok.sadece size anında oluyormuş gibi geliyor.

    elektrik akımı su gibidir. su nasıl kendine en dirençsiz yolu seçiyorsa elektronlar da aynısını yapıyor. tek farkları hızları.