1. düzenli olarak yapabilmenin pek mümkün olmadığını düşündüğüm aktivite. özellikle iş çıkışında açıkhavada yürüyüş yapmak veya direkt spor salonuna gitmek, evdeki imkanlarla spor yapmaktan daha verimli(*:evdeyken kaytarmaya daha müsait olunuyor çünkü ) geliyor bana. ama normal sporun yapılamadığı dönemlerde, biraz da vicdan rahatlatma amacıyla, evde de yapılabilir :) tabi doğru tekniği araştırmadan yaparak kendimizi sakatlamamak lazım :/

    bu arada, evde yapılacak spor hareketleri nispeten sınırlı olsa da bu konuda malzeme üretimi/satışı yapan mağazalar benim gibi o zaman renk diyen müşterilerinin zaafından faydalanıp bu doğrultuda ve evde çok yer kaplamayacak şeyler üretiyor. son gözdem pembe direnç lastiği örneğin :)
  2. sabahları aç karınla 8 dk lik karın egzersizleri çok faydalı oluyor.
  3. fakir adam işidir. parasını verip en kral salona yazılmak varken kim ne yapsın böyle ucuz işleri. geçiniz.
  4. spor salonuna gitmenin bir buçuk ila iki saat arası zaman kaybına yol açtığı düşünüldüğünde oldukça doğru bir eylemdir.
    bu iş için hazırlanmış özel programlarla spor salonun giden insanlardan daha çok ilerleme kaydetmemeniz için bir sebep yoktur. ayrıca spor salonuna muhtemelen her gün gitmeyeceksiniz, evde ise 6 gün boyunca yapabilirsiniz.

    kendinize hiç güvenmiyorsanız,
    (bkz: p90)

    hakiki bir sporcu olmak istiyorsanız,
    (bkz: p90x)

    ama o kadar vaktim yok diyorsanız,
    (bkz: p90x3)

    bahanem çok diyorsanız,
    (bkz: youserların aynadaki vücutlarına bakıp söyledikleri)
  5. en yakın erkek arkadaşım evde spor yapa yapa şuan salon beylerine taş çıkartan hale geldi. salondaki trainerlar bile onun gibi kaslı değil. adam gün geçtikçe büyüyor, hala evde sporunu yapıyor, parası olduğunda et olmadığında günde 3 litre süt içiyor.

    daha geçen evde çalışması için kettlebell aldı, bugün sporunu da yapmış onlarla. gerçekten imkansız değil ama salonlarda daha fazla ağırlığa girebilirsiniz. evde bu mümkün olmuyor.
  6. bir parkta yapılan spor değildir , tinercisiyle , suriyelisiyle , kekosuyla apacisiyle , ağaçlık alanda yiyisen ergeniyle evden çok daha canlıdır.
  7. "home office" ile evde spor çok benzeşiyor bence. nasıl mı? karşılaştırmalı olarak izah etmeye çalışayım.

    efendim; evden çalışanlar için artılar eksiler vardır. mesela, pijamayla bilgisayarın karşısına geçebilirsiniz. karnınız kazındığında mutfaktan ekmek arası yapabilirsiniz. kafanızı dağıtmak gerektiğinde şöyle bir dışarı çıkıp turlayabilirsiniz. dezavantajlarından birkaçı da; istenmeyen misafirleri ağırlamak durumunda kalabilirsiniz. * hava almak için dışarı çıkıp bi daha gelmeyebilirsiniz. pijamayı hiç çıkarmayabilirsiniz. yani artılar bir süre sonra alışkanlık haline geliyor ve ofis ofislikten çıkıyor. performans kaybı yaşayabilirsiniz. bu yüzden mümkünse bir ofis edinin. ya da gidin wi-fi olan bir kafede felan kurun laptop'ı. ya da bir arkadaşınızın ofisinin bir köşesine sinin. ses de çıkarmayın. çıkın evden açıkçası.

    evde spor yaparken durum farklı. yukarıda dediğim gibi yaptıklarınız bir süre sonra alışkanlık haline geliyor ve spora alışmış olmanız kötü bir şey değil. hata iyi bile. her sabah bir miktar mekik, koşu bandında yarım saat, birkaç şınav. yeter zaten. haa, sıkıldınız mı? çıkın şehirde koşun. bir yeşillik bulun, şınav, mekik yapın. ya da sadece oturun, hatta uzanın ve göğü izleyin. derin derin nefes alın.

    spor salonuna karşı olduğumu sanmayın; fakat açık havada spor yapmayı yeğlerim. yağmurda bile sporu dışarıda yapmayı tercih ederim.

    yine de salona giden gitsin, yeter ki spor yapılsın.