1. günümüzde büyük çoğunluğun tek doğru cinsel ilişki türü olarak gördüğü hissiyat biçimi :))

    olaylar farklı gelişmiş olsaydı, şurada önerdiğim filmdeki gibi olacaktı (bkz: #122095)
    heterofobik insanların hüküm sürdüğü gezegende yaşanacaktı.

    insanları cinsel yaşantılarına göre sınıflandırmayın.

    cinselliğe değil iyiliğe bakın, cinsellik sadece sonuç, aşk her şeydir gençler.... ;))
  2. bir oberyn martell olamamış insanların cinsel yönelimi.

    'when it comes to love, i dont take any side'
  3. cinsel yasaklar sonucu gelişmiş ilişki biçimidir. insanlar ile ortak atalara sahip maymunların cinsel yaşam biçimleri aksine, insanlık "toplum yaratığı" olduğundan dolayı daha gelişmiş duyguları sebebiyle cinsel yasaklar ortaya çıktı. bunlardan birincisi hayvanlarla ilişkinin yasaklanışı idi. ikincisi birinci dereceden akrabalarla birlikte olmanın yasaklanması oldu. son olarak çok eşliliğin yasaklanması ve monogami ortaya çıktı(ve bununla birlikte heteroseksüellik). yani insanlık sınıflı toplum ilişkileri içinde yaşanan sorunları aşmak için sürekli olarak cinsel yasaklar koydu. bu yasakların bir başkası da eşcinselliğin reddi idi.

    peki bu halk içinden çıkan din adamları, sadece "homofobik(?)" ya da üreyememekten korktukları için mi eşcinselliğe karşı çıktılar?

    işte buranın ardı çok ilginç bir şekilde karanlık bırakılıyor ve ortalık heteroseksüellik karşıtı, herkesi biseksüel olarak kabul eden bir anlayışa kapı açıyor. bugün tabulaşmış (örf ve adet adı altında) bu yasağın sebebi, sınıflı toplum ilişkilerinin biçiminde gizli.

    hep bir söz var, "antika toplumlarda eşcinselliğe karşı önyargı yoktu, hoşgörü ile bakılıyordu" kim bakıyordu acaba? "demokratik" yunanistan'da köle olarak hiçbir hakkı olmayana soruldu mu bu? ya da bu "medeniyet" beşiklerine esir olarak alınan ilkel sosyalist gelenekli kişilere soruldu mu? dikkat ederseniz, din üzerinden bu yasakları koyanlar ya köle, ya da barbar. ama biz ısrarla bunların üstünden emekgücü sömürüsü gerçekleştirenlerin tarihlerini okuyor, onların "hoşgörüsünü" dikkate alıyoruz.

    çok uzağa gitmeyelim, osmanlı'daki "hoşgörü"den bahsedelim. doğu roma'ya karşı cihat ilan eden ertuğrul, osman ve orhan'ın kurduğu yapıda sizce böyle bir hoşgörü var mıdır? yoktur, çünkü kendi örf ve adetlerine bağlı ve dinin getirdiği cinsel yasağı delmekten, ölümden daha çok korkan bir anlayış vardı bu yapıda. ancak ne zaman imparatorluğa geçildi, doğu roma'nın neredeyse tüm gelenekleri de "devlet-i aliye"de uygulanmaya başladı. işte o "hoşgörü" denilen budur. ortada hoşgörü değil, antika toplumlardaki sınıflı yapıya geçiş ve bunların tüm yasakları, örf ve adetleri aşındırması mevcut.

    dolayısıyla sınıflı toplumun egemenleri tarafından osmanlı tebaası, çocuklarının "oğlan" olması korkusu ile yaşamıştır. çünkü bu onların geleneklerine, cinsel yasak anlayışına terstir. anadolu topraklarına akın etmek zorunda kalan alevi topluluklarda, bugün de dahil olmak üzere, konu hakkında bu derece cinsel yasakçı bir tavrın bulunması bundan dolayıdır. artık ondan önceki roma imparatorluğundaki ilkel sosyalist gelenekli kişilerin "ne kadar hoşgörü sahibi olduğunu" siz düşünün.

    post-modern tarihçiler, kendi tarihlerini yazıyorlar. bunu yazarken de en genel, en yaygın ilişki türlerini hedef alıyorlar. boğaziçi sosyolojinin ezberciliği ile yaklaşan tipler, burada caka satabilirdi ancak gerçekler öyle değil. evet, eşcinsel haksızlıklara uğramamalı. ama bunu heteroseksüelliği hedef alarak yapmak, tarih uydurmaya iter. ancak tarih, egemen medeniyet tarihini değil, gerçekleri ele almak zorundadır.
  4. toplumun çoğunluğunu oluşturan yönelim. heteroseksist bakış açışıyla diğer yönelimleri "anormal" ifade etmek, çoğunluğun sahip olduğu yönelimi varsayıp diğerlerini yok görmek ben merkezcilikten başka bir şey değildir.