• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (10.00)
Yazar oktay akbal
hiroşima'lar olmasın - oktay akbal
ii. dünya savaşı sırasında abd japonya'ya attığı atom bombalarıyla toplamda 360 binden fazla kişinin ölümüne neden olmuştu.

bundan 62 yıl önce bugün yerel saatle 08.15'te, abd hava kuvvetlerine ait "enola gay" adlı b-29 bombardıman uçağı, japonya'nın hiroşima kentine "little boy" (küçük çocuk) adı verilmiş bir atom bombası attı. insanlık tarihi boyunca ilk kez hiroşima'da kullanılan ve 15 bin tonluk tnt’nin patlayıcı gücüne eşdeğer bu atom bombası, resmi kaynaklara göre 140 bin kişinin ölümüne, onbinlerce insanın da radyasyondan ağır şekilde etkilenmesine neden oldu. kentin yüzde 60'ı haritadan silindi, kent üzerinde 13 kilometrekarelik bir radyasyon bulutu oluştu.

hiroşima'ya bomba atılmasından üç gün sonra, 9 ağustos 1945'te, bu kez nagazaki kentinin insanları atom bombası ile tanıştı. amerikan "bockscar" isimli b-29 superfortess uçağı, "fatman" (şişman adam) adlı ikinci nükleer bombayı nagazaki semalarından kentin üzerine bıraktı. patlama gücü 21 bin tonluk tnt’ye eşit olan "şişman adam", ilk anda 100 bin kişiyi öldürdü.

abd tarafından hiroşima ve nagazaki'ye atılan atom bombaları, 360 bin kişinin ölmesine, onbinlerce insanın da kalıcı yaralar edinmesine neden oldu. abd, atom bombalarını japonya’nın pearl harbor limanı'na yaptığı baskının intikamını almak ve ikinci dünya savaşı'na son vermek için kullandığını açıkladı. japonya, hiroşima ve nagazaki'ye atılan atom bombalarının ardından 14 ağustos 1945'te müttefik ülkelere teslim olduğunu açıkladı.

hiroşima, 6 ağustos 1945'ten sonra, bir "barış şehri" olarak yeniden inşa edildi. bombanın yıktığı alanda, ayakta kalan ilk bina "hiroşima barış anıtı" olarak seçildi. her yıl olduğu gibi bu yıl da, hiroşima'da yaşamını yitirenler için anma töreni düzenlendi. bombanın düştüğü yer yakınında kurulan barış parkı'nda binlerce insan biraraya gelerek, bombalamada yaşamını yitirenlerin anısına saygı duruşunda bulundu.

tam elli yıl önceydi. 1945 yılının 6 ağustos günü. sabahın sekiz on beşinde hiroşima göklerinde bir dev uçak belirdi. adı küçük oğlan' dı. bir adam bankanın önünde durup göklere baktı. bir an. kırk beş saniyelik bir zaman parçası birden yok oldu. gövdesi eridi. gölgesi vurdu bankanın kaldırımına. biri de geldi çekti resmini. adam yoktu, ama gölgesi çıkmıştı kaldırıma...

bir anda yüz bin insan öldü. yüz bin de yaralı. kuşaklar boyu sürüp gitti hastalıklar. o gün doğmamış çocuklar bile kurtaramadı kendini bu hastalıktan. kollarda, bacaklarda, yanaklarda derin izler kaldı atom yanıklarının... kansu' nun şiirinde dediği gibi yangından öte bir şey - bir milyon santigrat ısı - ve atom bombası - bir dev mantardı ölüm ormanı üzerinde - alıp götürmüştü yüzyılların getirdiği bir günü.

aradan tam elli yıl geçti. evet, yeryüzünün herhangi bir kentine bir daha atom bombası atılmadı. önce hiroşima, sonra nagazaki, hepsi bu. yıllar yılı demokles' in kılıcı gibi sallandı atom, hidrojen, kobalt bombaları insanlığın tepesinde. soğuk savaş bir türlü sıcak savaş olmadı. ama yeryüzünün dört bir köşesinde sonu gelmeyen acılar, kanlı olaylar, savaşlar sürdü, sürüyor da... sanıldı ki, insanlık bir ders alacak hiroşima' dan, savaştan... olmasın dendi, hiroşimalar olmasın. ama şimdilerde nice savaşlar, kıyımlar yaşanıyor yine de.

ben hiroşima’ ya 1970 yılında gitmiştim. şimdi bir kez daha, hiroşima’ dan yarım yüzyıl sonra dünyanın içine düşürüldüğü kanlı çıkmazlar, insanoğlunun acılardan, kanlı çarpışmalardan hiçbir ders almadığını göstermiyor mu boşuna mı bunca çaba, bunca kitap, bunca barış çığlığı...
  1. sözde savaşı bitirmek amacıyla kullanılan nükleer silahların insanların hayatlarını, umutlarını, hayallerini nasıl mahvettiğinin belgesi olan bir kitap.

    şahsi fikrime göre bu silahların asıl kullanım amacı savaşı bitirmek değil pearl harbor'a misillemedir.
  2. bilmiyorum ama hiroşimalar, nagasakiler olmasın istiyorsak olayları bir de münferiden değerlendirmeliyiz gibi geliyor. evet, bu insanlık suçunu devletler bazında abd işlemiştir. peki (bkz: enola gay) den (bkz: little boy) u atan (bkz: paul tibbets) hakkında hiç düşündük mü? ya da (bkz: fat man) i on binlerce insanın üzerine gonderen ve hayatı boyunca hiç pişman olmadığını söyleyen pilotu? bizim gibi etten ve kemikten, duygulari hisleri ve aileleri olan bu insanların nasıl bu hâle geldiklerini? ironiye bakar mısınız, rezil herif tarihin en büyük toplu katliamına gidecek, bindiği uçağa annesinin ismini veriyor... aklım, havsalam, idrakim almıyor!!!
    pirus